Etiketler ‘madde’

CERN’de bilimadamları ne yapıyor ?

Pazar, Eylül 14th, 2008

CERN sadece yaptığı deneyde değil bunun yansıra fizik, matematik,  ayrıca bilgisaar teknolojileri. İnsanlık tarihinin en büyük deneyi başladı ve malesef ki biz sadece izleyici konumundayız. Mesela internetin çıkış noktası CERN dir.

Nasıl mı ? Aslında WWW dediğimiz Word Wide Web Cern de bilim adamlarının birbirleri ile iletişimi için Tim Berners Lee tarafından 20  yıl önce bir hypertext programı geliştirerek oluşturulmuştur.

Büyük Hadron Çarpıştırıcısı

CERN yetkilileri, “Büyük Hadron Çarpıştırıcısı” denilen ve maddenin nasıl oluştuğuna ilişkin bir çok sırrın anlaşılmasını sağlayacak olan bu büyük deneyde bir hesap hatası sonucu, makinenin odaklama mıknatıslarında çıkan bir arıza yüzünden bir patlama yaşanmıştı ve 24 mıknatısın hepsinin bakıma alınmıştı.

İsviçre-Fransa sınırında, 27 kilometrelik genişliğinde bir tünele kurulan sistemde, atom altı parçacıklar, karşıt yönlerde yani ilk olarak bırakılan elektronlar saat yönünde diğerleri ise tam ters yönde birbirlerine doğru ışık hızına yakın hızlarda yol aldırılarak belirli yoğunluk ve ölçütlere ulaştırıldığında çarpıştırılacak ve çarpışma sırasında  detektörlerle yapılacak gözlemler sayesinde, maddenin oluşumuna ilişkin sırlar gözlemlenebilecek. Bu çarpışma sonrası büyük gözlemci makinalarıyla izlenecek ve kayda alınacak.

Deney başladıktan sonra, tünel çevresinde bulunan 4 büyük algılayıcıdan ikisi Atlas ve CMS, “Higgs bozonunun” izini sürecek. Bu parçacığın diğer bazı parçacıklara kütle kazandırdığı düşünülüyor.  Bu parçacıkl çarpışmadan sonra ortaya çıkacak. Bu deneyde Higgs bozonu tespit edilemezse teorik fizik  yalanlanacak. Belkide ortaya yepyeni bir fizik çıkacak. Bilim adamlarına göre evrenin %4 ü bildiğimiz maddeden, %23 ü karanlık maddeden %73 ü ise karanlık enerjiden oluşuyor. Bizim görebildiğimiz ise sadece ve sadece %4 ‘ü

Yapısı bilinmeyen bu  karanlık madde ve karanlık enerji şeklinde nitelendirilen madde ve enerjilerin ne olduğunu bulmak.  Deneyin asıl amaçlarından birisi Deney minik parçacık fiziğinin yıllardır  düşündüğü bazı sorulara cevap verecektir.

KORKULAN DURUMLAR :

Ortaya çıkacak olan parçacığın dünyayı yutması büyük bir kütleyi göz önüne alalım mesela bir karpuz büyüklüğündeki maddenin hacmini eğer tirilyona birine kadar küçük bir hacime küçültürseniz o zamam karpuz büyüklüğündeki maddenin çekim kuvveti o kadar artacaktır. Yani çekim gücü trilyonlar kadar artan bir madde etrafındaki herşeyi kendine çekecektir. Sürekli kütlesi artacaktır. İşte buna kara delikler diyoruz. Tamam CERN deki bilim adamlarıda mikroskobik büyüklüklerde kara delikler oluşacağını söylüyorlar ama bu kara deliklerin hemen yok olacağını söylüyorlar. Fakat bazı matematikçi bilim adamları bu kara deliklerin birleşerek çok daha büyük kara delikler oluşturacağı ve dünyayı yutacağını idda etmekteler.

Gerçi CERN ‘e göre bu durum olasılık dışı…

Deneyin yapacağı etki ile dünyanın manyetik ekseni tarafından belirlenen manyetik kutup noktalarının hızlı bir değişim doğurması

Ne demek şimdi bu ?  Bu olay dünyanın merkezinde yer alan ve bir magma denizinde yüzen demir çekirdeğin zaman içinde yer değiştirmesi ve kutupların polaritesini kaydırması sonucu oluşuyor. Bilim adamlarına göre bu durum binlerce yıl önce gerçekleşti ve dünyadaki herşey yok oldu…

ORTAYA ÇIKACAĞI SÖYLENİLEN MADDELER :

  • Higgs Bozonu : İstikrarsız karaktere sahip bu parçacığa adeta “ilahi parçacık”  yada bazılarına göre “tanrının zerrecikleri” Maddenin ana yapısı gözüyle bakılıyor, zira birçok araştırmacı bu parçacığı teorik olarak inceledi, ama şimdiye kadar hiç kimse onu göremedi. Bu maddeyi ortaya çıkacan İngiliz fizikçisi Peter Higgs Bozonun varlığını deneyle kanıtlamak, parçacık fiziğinde bilinenleri özetleyen “standart modelin” eksik halkasını bulmak anlamına gelecek. Higgs bozonu, kütlenin nasıl kazanıldığının anlaşılmasını sağlayacak. Bazı parçacıkların niçin kütleden mahrum olduğu da böylelikle anlaşılabilecek.

  • Süpersimetre : Bu durum zamanların en fazla araştırılan ve bilnmeyen bir keşif bilinen madde evrenin sadece yüzde 4’ünü oluşturuyor. Kainatın yüzde 23’ü karanlık madde, kalan yüzde 73’ü de karanlık enerjiden oluşturuyor. Bu konunun aydınlatılması; karanlık maddenin, “nötralino” adı verilen süpersimetrik parçacıklardan oluştuğunu gösterebilecek. Tabi şuan sadece teori…

  • Madde ve Antimaddenin Esrarı : Enerji maddeye dönüşürken, bir parçacık ve zıt kutuplu elektrik yüküne sahip bir yansıması, bir başka deyişle antiparçacığı oluşuyor. Parçacık ve antiparçacık bir araya gelecek olursa birbirlerini yok ediyor  Ne demek şimdi bu ? Bilim adamlarına göre bir madde varsa birde bunun anti maddesi olması gerekmekte. Fakat bugüne kadr bu anti maddeyi ne bilen ne gören var…
  • Büyük Patlama  : Büyük patlama sırasınd ne oldu ne bitti hiçkimse bilmiyor.  Bu patama sırasında madde, kuark ve glüonlardan oluşan bir çeşit yoğun sıvı olarak ortaya çıktı. Bu sıvı soğurken ve yoğunlaşırken, kuarklar; protonlar, nötronlar ve diğer parçacıkları oluşturdu. LHC, ağır iyonları birbirleriyle çarpıştırarak bir anlık da olsa, Güneş çekirdeğindekinden 100 bin kat daha yüksek sıcaklık elde etmeye çalışacak. Bu çarpışmalar sırasında kuarklar ortaya çıkacak.  Bilim adamları ve araştırmacılar, serbest kalan kuarkların maddeyi oluşturmak için ne şekilde ve nasıl birleştiklerini gözlemleyebilecek. Yani madde ‘nin nasıl oluştuğu gözlemlenecek. Fakat bazı bilimadamlarıda diyor ki bu sıvı dünyayı eritecek…!

Mavi Duman AEROJEL

Cumartesi, Eylül 8th, 2007

Bugün sizlere Wikipedia TR internet sayfasında rastladığım mucize madde Aerojel ‘den bahsetmek istiyorum. Mucize madde diyorum çünkü bu maddenin özelliklerini duyunca şaşıracaksınız.

Aerojel içerisindeki sıvı komponenti hava ile değiştirilmiş olan silikon tabanlı katı maddelerdir.Aerojel ilk defa Stefan Kistler tarafından 1931 yılında Charles Learned ile tutuştuğu iddia sonucu meydana getirilmiştir. İlk oluşturulan silica gel idi. Karbon aerojeller 1990′lı yılların başlarında ilk defa oluşturuldu. Aerojeller son yıllarda çok önem kazanmış ve birçok alanda kullanıma girmiştir. Aerojeller çok iyi yalıtkandırlar. Ayrıca çok dayanıklı bir yapısı vardır. Duman gibi görüntü verdikleri için “Donmuş duman” veya “Mavi duman” diye de adlandırılırlar. ( Wikipedia TR )

Konuyu biraz daha açalım isterseniz…

Aerojel :

  • Dünyada en geliştirilmiş ısı yalıtım malzemesi olan fiber-glas tan tam 39 kat daha iyi yalıtım sağlayabiliyor.
  • Işığı geçirgen bir yapısı vardır.

aerojel.JPG

  • Delikli bir maddedir bu delikler 1mm nin milyarda biri kadar küçüktür.

aerojel2.jpg

  • 1300 dereceye kadar ateşe dayanabilmekte ve ısıyı yalıtabilmektedir.
  • -120 dereceye kadar soğuya dayanabilmekte ve soğuğu yalıtabilmektedir.
  • Kurşun geçirmez. Kinetik enerjiyi emiyor.
  • Doğaya zarar vermez. Aerojel in tek kalıntısı KUM’ dur evet bildiğiniz KUM…

Aerogel bir tür sıvı jelin yüksek basınç altında kritik bir noktaya kadar kurutulması ile elde ediliyor. Şuan NASA tarafından geliştirilen ve ABD hükümetinin desteği ile birçok üniversitede deneyleri yapılmakta..

NASA tarafından bir süre önce Rafinile edildi ve

Dünyanın en hafif katkı maddesi olarak onaylandı. Guiness rekorlar kitabınada en hafif özkütleye sahip madde olarak tarihe geçti diyebilirim.

Aerogel ‘in özkütlesi : 0.00011

Hava’nın özkütlesi : 0.0004

ABD hükümetinin de desteği ile Berkeley Laboratuarları’nda devam eden bu projede Aerojel ‘in günlük hayatımızda kullanımı için çalışmalar yapılmakta.

Nasa uzay gemilerinde ve uzay teknolojilerinde geniş bir kullanım alanı olarak gördüğü aerojel i kullanmakta ve geliştirmekte.

Günlük hayatta ise kurşun geçirmez yapısı ile Çelik yeleklerden tutunda itfayeci elbiselerine kadar birçok alanda kullanılabilir. Düşünsenize …

http://stardust.jpl.nasa.gov/tech/aerogel.html

http://stardust.jpl.nasa.gov/aerogel_factsheet.pdf

The primary objective of the Stardust mission is to capture both cometary samples and interstellar dust. Main challenges to accomplishing this successfully involve slowing down the particles from their high velocity with minimal heating or other effects that would cause their physical alteration. When the Stardust Spacecraft encounters the Comet Wild 2, the impact velocity of the particles will be up to 6 times the speed of a rifle bullet. Although the captured particles will each be smaller than a grain of sand, high-speed capture could alter their shape and chemical composition - or even vaporize them entirely.

To collect particles without damaging them, Stardust uses an extraordinary substance called aerogel. This is a silicon-based solid with a porous, sponge-like structure in which 99.8 percent of the volume is empty space. By comparison, aerogel is 1,000 times less dense than glass, which is another silicon-based solid. When a particle hits the aerogel, it buries itself in the material, creating a carrot-shaped track up to 200 times its own length. This slows it down and brings the sample to a relatively gradual stop. Since aerogel is mostly transparent - with a distinctive smoky blue cast - scientists will use these tracks to find the tiny particles.

Theme : N.Design Studio Türkçe : TEAkolik V.2.8 Altyapı : Wordpress
RSS Yorumlar RSS Giriş