Arşiv Şubat, 2008

HP iPAQ rw6815 Personal Messenger Testimiz -1

Perşembe, Şubat 28th, 2008

Merhaba arkadaşlar geçenlerde sizlere bahsetmiştim. Elimde bir HP iPAQ rw6815 Personal Messenger var Şimdi sizlere bu Canavar dan bahsedeceğim. Öncelikle sizlere Tablet PC mizin özelliklerinden kısaca bahsedeyim.

Teknik Özellikler :

Yüklü işletim sistemi : Pocket PC için Microsoft Windows Mobile 5.0, Phone Edition
İşlemci türü :Intel® PXA272
İşlemci hızı :416 MHz
Ekran türü :TFT
Ekran boyutu :2.7”
Piksel aralığı : 0,24 mm
Görüntü çözünürlüklerinin açıklaması :240 x 320 (G x Y), 64K renkli (65536 renk) 16 bit
Klavye : Seçenekler: Katlanabilir Klavye
Standart bellek : 192 MB toplam ROM bellek (128 MB ROM sürekli depolama için kullanılabilir 64 MB SDRAM), 1 GB’a kadar sertifikalı
Kablosuz teknolojileri :Entegre WLAN 802.11b, Bluetooth® 1,2, IrDA
Taşınabilir telefon :Entegre üç bant GSM/GPRS/EDGE telefon
Tümleşik kamera : LED ışıklı tümleşik 2 Megapiksel HP Photosmart Fotoğraf Makinesi, 1600 x 1200 çözünürlük, JPEG ve 3 GP formatı : Ürünle gelen yazılım
Özel HP uygulamaları: Today Panel Lite, Java Virtual Machine, Auto Configurator , Microsoft Voice Command , Wi-Fi Utility aracı, MMS Composer, Modem Link

Aleti 1 hafta boyunca test ettim. Test sırasındaki görüşlerimi sizlerle paylaşmak istiyorum. Hoşuma gitti tatlı bir alet…

ipaq-rw6815_190x170.jpg Active SYN programı ile PC nize bağlayabilmektesiniz. Ekran büyüklüğü ve dokunmatik hassasiyeti kullanım kolaylığını sağlıyor. Program menülerine rahatlıkla ulaşabilmektesiniz. Bir kalemi var ve kalem olmadan emin olun kullanmak epeyli zor :) Gerçi kalemi kaybetmezsiniz heralde :)

E-mail alışverişi Wlan desteği GPRS desteği entegre kamerası en çok kullandığım özelliklerinden birkaçı. Outlook ‘u ise normal bir PC dekinden farksız. Görüntü kalitesi gerçektende harika hemen internetten bir DivX Video indirdim ve kendi üzerinde bulunan Media Player’ile izlemeye koyuldum. Şahane bir görüntü kalitesi ve şahane bir ses kalitesi diyebilirim. Ayarlarına denetim masasından çok rahatlıkla ulaşabilmektesiniz.

Eğer ki mobile yaşayan biriyseniz tam size göre diyebilirim. Kendi Cep telefonum 3250 telefonumla zaten birkaç resim aldım. Piyasadaki PDA lara bakınca çok geniş bir ekran ve görüntü kalitesi sunmuşlar. Hem cep telefonu hemde bir PC olarak kullanabileceğiniz bu makinaya hasta olacağınıza eminim.

Yalnız dikatimi çeken bir husus da şu Wireless aktif olduğu zaman internette gezinirken 2 saat sonunda pilizin neredeyse yarısını yemiş oluyorsunuz. Bendeki model üzeride 1GB hafıza kartı var ve sanırım ortalama bir kullanıcıya yeterli bir hafıza diyebiliriz.

Çektiğim görüntülerden bir tanesini aşağıya ekliyorum. 2MP bir kameraya göre iyi bir görüntü kalitesi diyebilirim.

hpim0082.jpg

Ergonomik bir dizaynı var kolonlarıda HP firması çok tatlı bir şekilde telefon açma kapama tuşlarının ortasına yerleştirmişler. Tablet PC nizin bir koruma ekranı var bu koruma kapağını kaldırarak ekrana ulaşabilmektesiniz. Yalnız hasta olduğum bir noktadan bahsetmeden geçemeyeceğim.

Sim kartımı heyecanla taktım ve Pocket PC mi açtım birden ekranda yüzlerce mesaj sürekli ard ard geliyor. Odane dedim kendi kendime söylenmeye başladım ki birden Hücre mesajları olduğunu gördüm nedendir bilmiyorum ama bu hücre mesajları patır patır her saniye ard arda gelmeye başladı. Hücre mesajları arasında ayarları bul konu dizinini kapat diyene kadar yuhhhh dedim.

Hücre mesajlarını kapatmak için Ana ekranda Kablosuz bağlantı ve bluetooth gösteren kısma tıklayıp açılan pencereden sağ alt köşedeki menü sekmesine girip telefon ayarları bölümüne gelip Diğer sekmesini açıyoruz ve karşımıza Kanallar açık kutucuğunu kaldırıyoruz. Tabi bunu yapana kadar ki göbeğiniz çatlayacaktır ve 200 ün üzerindeki mesajı tek tek tamam demeniz gerekmekte…

Tuş kilidi olayı insanı gerçektende sinir eden bir menü diyebilirim. Tuş kilidini bulmak aslında size kolay gelebilir ama ben bulana kadar çok kurcaladım. Tuş kilidini aktif etmek isterseniz Ana menüde Telefonu kapat tuşuna uzun süre basılı tutun ve otomatik tuş kilidine geçecektir.

Sonuç olarak E-mail, MMS, SMS, Video, Kamera sistemin vazgeçilmez unsurlarından … Sim kartınızı takıp telefon olarak kullanabilmeniz ayrıcada Word menüleri ile XLS, DOC ve PPT formatları için ek bir yazılıma ihtiyacınız yok. Fakat PPT lerde düzenleme yapamamaktasınız.

Bekleme menüsü ile pil tasarrufu sağlayabileceksiniz. Zaten kapatmaya uğraşmayın kapanmaz sadece kendini beklemeye alır ama olaki telefonu kapatayım bana ulaşamasınlar istiyorsanız. Kablosuz menüsünden telefonu ulaşılamaz hale getirebilmektesiniz. :)

Daha sonra diğer bir bölüm olarak tekrardan sizlerle paylaşacağım.

HP iPAQ rw6815 Personal Messenger ve Nokia 6500 testi geliyor. Bir süre uzak kaldım.

Salı, Şubat 26th, 2008

Akrep sorunumu çok şükür çözdüm arkadaşlar Proser Firmasından arkadaş geldi evimi bir güzel ilaçladı. Hatta bahçeyide ilaçladı. Apartman merdivenleri kapılar balkon duvarlarına kadar her yer.. Sonunda diğer akrep için rahatlayabildim. Gerçi etkileri hala üzerimde arada bir huylanıp yorganı bir anda kaldırıp atabiliyorum. Sanırım bu durumda zamanla geçecektir. Bu mübarek hayvan neymişde bilmezmişiz…

Proser ekibine ve Ali bey’e teşekkür ediyorum. Ayrıca bu aralar pek yazamıyorum ama bu yoğunluğumdan kaynaklanıyor arkadaşlar bir süre bayağı yoğundum. Bu hafta da biraz yoğun geçecek gibi gözüküyor ama çok yakında sizlerin karşısına bir HP Pocket PC + Telefon testi ile karşınızda olacağım.

Şuan elimde bir HP iPAQ rw6815 Personal Messenger var bir haftadır kurcalıyorum. Tabiki tam olarak test etmeden yayınlamayacağım. Öncelikle kısaca birkaç noktaya değinip 2 - 3 makale yapacağıma tek kalemde ele almayı düşündüm. Alet hoşuma gitti fakat biraz kullanımı zor diye düşünmeye başladım özelliklede kalemsiz hiç kullanılmıyor. Ne bileyim alışmışım parmakla idare etmeye ama gördüm ki köşeleri tam olarak kontrol edemiyorum.

Bu testi makaleye döktüktek sonra birde sizlerle Nokia 6500 dan bahsedeceğim. Evet yanlış duymadınız bu aletide elime geçirdim. Hoşuma gitmeye başladı özellikle bu aletin fonksiyonları gerçektende cazip. Yalnız bendeki orjinal değil çakma çin malı 6500 :) Nerden buldun diye sormayın 6500 ‘ı da gümrük pasaportuma işleteyim ondan sonra sizlerle bu alet hakkındaki yorumlarımı paylaşacağım. 6500 0da gördüğüm kadarıyla biraz kalın bir telefon olmuş ama kullanımı hoş özelliklede ekranın altındaki kısayollar çok kullanışlı. Alete Sim kartımı takar takmaz karşınızda olacağım…

Hadi şimdilik görüşmek üzere… yakında HP iPAQ rw6815 Personal Messenger ve Çakma Nokia 6500 ile karşınızda olacağım..

Windows XP Service Pack 3

Pazartesi, Şubat 25th, 2008

Merhaba arkadaşlar bugün Microsoft’un Web sayfasında dolaşırken gördüm. XP servis paketi 3 sonunda çıktı. Bir süre önce torent de kopyaları dolaşan XP Service Pack 3 şimdi Microsoft tarafından indirilebilir hale geldi. Sonunda … Ayrıca birkaç ay önce test edilmesi için beta sürüm olarak da piyasaya sunulmuştu. XP de o kadar çok güvenlik güncellemesi oluştu ki Service Pack 2 li olan CD den windows kursanız dahi onlarca ek yama paketini microsoft update sitesinden sisteminizi güncelleyerek sağlayabilmekteydik. Epey zaman ve uğraş istiyordu. Sonunda 336MB büyüklüğünde Sp2 den sonra Sp3 olarak tüm güncellemeleri tek bir paket haline getirdiler.

Sisteminiz ister SP1 olsun istersede Sp2 fark etmiyor. Tüm güvenlik güncellemelerini tek bir pakette sisteminize yükleyebiliyorsunuz. Yalnız henüz İngilizce yayımında bu yüzden TR sisteme kurarken hata alacağınıza eminim. :)

Yakında TR ’side çıkar Türkçe sistemimizi bir anda güncelleriz. Bende 2048 varken formattan sonra o kadar güncellemeyi almak için sıkılıyordum. Şimdi en azından bir kere indiririz elimizin altında olur çatır çatır da kurarız ve tek bir restart ile sistem güncel olarak internete bağlanabiliriz.

İndirmek için : Service Pack 3 ( Sp3 )

Desteklenen sistemler :

Windows XP
Windows XP Home Edition
Windows XP Media Center Edition
Windows XP Professional Edition
Windows XP Service Pack 1
Windows XP Service Pack 2
Windows XP Tablet PC Edition


Hadi kolay gelsin …

Evimde Akrep Çıktı.. Akreple mücadele bölüm -2

Çarşamba, Şubat 20th, 2008

Merhaba arkadaşlar evimde akrep bulduğumu önceki yazımda sizlerle paylaşmıştım. Hani derseniz ki bu sitede Akrep ne alaka arada bir havadan sudan takılırım, bilirsiniz. Neyse sonunda Proser ilaçlama firması ile sorunumu çözeceğim…

Olayı biraz daha ayrıntılı olarak sizlere anlatmak istedim.

Yeni evlendim daha doğrusu eskimeye başladık. Henüz 3 aydır evliyiz ve 3 aydır oturduğumuz dairede örümcek de dahil hiçbir haşereye rastlamadım açıkcası. Benim hatunda biraz temizlik hastasıdır. 2 kişiyiz ve gelip gidenimizde pek fazla yok. Yinede hatun her akşam evi siler süpürür. Özelliklede kullanmadığımız salonu ne hikmettirse anlamam yinede temizlik her zaman iyidir tabiki… Yine bir akşam eve geldik ve bu sefer hatun salondaki halı ile mutfaktaki halıyı değiştirmek istedi. Ben yine keyfime baktım çayımı yudumlarken bi çığlık sesi tabi hemen fırladım ne oldu diye… Bir akrep ölmüş bir akrep..

akrep.jpg Normal şartlar altında (N.Ş.A kimyadan bilirsiniz) salonu kullanmıyoruz. Salon biraz büyükçe 3 tane koskoca cam birde balkon var. 250 ytl doğalgaz faturası gelince bende SALONU zaten kullanmıyoruz diye petekleri kapatmıştım. Ki yararınıda gördüm 160 YTL indi fatura neyse konuyu fazla dağıtmadan devam edeyim. Salonu misafir gelmedikçe kullanmıyoruz. Zaten tam bir buzhane oldu. Misafir gelmeden 1 saat önce petekleri açarız ve ısıtırız…. Salonu anlatıyorum ki Akrep Salondan gelmiştir olasılığı üzerine duruyorum… Hatun halıyı mutfağa götürdü ve aradan 15 dakika geçmeden ayağının dibinde akrebi fark etmiş.

Allah’tan ki evde terlikle dolaşırız.. Terliğinin kenarındaki akrebi görünce direkt olarak sağolsun hatun bir güzel ezmiş. Çığlık sesini duyunca fırladım akrebi görünce bir de ben üzerinde zıpladım. Velhasılkelam akrep sizlere ömür. Büyük bir zevle üzerine tepinirken daha sonra olabilecekleri açıkcası hiç düşünmedim.

Hemen bir markete gidip şöyle okkalı olan haşere ilaçlarından birini aldım. Eve gelir gelmez Mutfak dolaplarının arasını, buzdolabının altını, dibi köşeyi bir güzel ilaçladım. Sonra bu akrep nerden gelmiştir diye düşünmeye başladım doğal olarak. Halı ve salon bir anda kafamda şimşekler çaktı. Salonun halısını mutfağa getirmiştik. Akrep salondan gelmiş olabilir diye hemen dikkatlice salonun dibini, köşesini, özelliklede kanepelerin ve eşyaların altını ilaçladım. Tabi o gece gözümden uyku akarken gözüme uyku girmedi…

Düşünsenize evinide yatağınızdasınız ve gözünüzden uyku akıyor ama her an yatağın içinden oradan buradan tavandan bir akrep düşecek diye sabahı ettim…

Tabi ertesi gün internetten bir araştırma yaptım bu akrepler nedir ne değildir ne yerler ne içerler ….

…. Akrep ilaçlama internet sayfasında birkaç tür akrep’in resimlerine baktım bizim öldürdüğümüz hayvan oğlu hayvan zehirli bir türmüş. İçim bir anda ürperdi.. Mesobuthus eupeus (C.L. Koch, 1838) - Doğu Sarı Akrebi tabi insan ister istemez ürperiyor. Araştırmaya devam ettim…

Sonuçta gördüm ki bu akrepler eşleri ile beraber dolaşırlarmış özelliklede aynı bölgede bir dişi bir erkek akrep muhakkak ki bulunurmuş. Yani bizim evde bir akrep daha var.. Bırakın ikincisi birincisinin ölüsü bile bana yetti bir ikincisi de mi var ne yapacağım ne ederiz ? Nasıl öldürebilirim ?

Hemen PROFESYONEL HAŞERE KONTROL SERVİSİ yani PROSER firması ile iletişime geçtim. Akrep’i anlattım durumu izah ettim… Tabi tırsması bir yana evde uyuması bir yana…

Zaten o gün evden çıkana kadar paltonu silkele, ayakkabılarına bak, ceketi silkele …. Heran bir akreple karşı karşıya kalma olasılığı inanın bana hiçde güzel birşey değil…

İnternette okuduğum kadarıyla bu Akrep denilen hayvanoğlu hayvan öyle her sinek ilacı ile ölmüyormuş. Yani kendini koruyabilen bir hayvan hatta sızıntı dergisinde söyle bir yazı okudum.

Radyasyona Karşı Akrep
Tolga CAN
Kaynak : http://sizinti.com.tr/konular.php?KONUID=3626

Tarih 13 Şubat 1960. Cezayir’in Reggane bölgesinde. Sahra Çölü’nün sessizliğini gök gürültüsüne benzer korkunç bir patlama bozar. Sahranın üzerinde bir ateş topu belirir ve bunun üzerinde mantar şeklinde koskocaman bir toz duman bulutu…

Fransa, ilk atom bombası denemesini gerçekleştirmiştir. Ertesi gün Fransız ordusuna bağlı özel elbiselerle donanmış bir tim, bombanın atıldığı yerin çevresini inceler. İlk gözlemler ürkütücü patlamanın olduğu geniş bir çevrede etrafa yayılan radyasyonun etkisiyle de herşey ölüme mahkûm edilmiş. Binlerce çöl hayvanı ve böcek cesedinden meydana gelen minik tepeler, yanmış ve tamamen kömürleşmiş bir bitki yapısı, açılmamış dev çukurlar.

Bu sırada bombanın düştüğü çevreyi araştıran askerlerden birinin ayağı bir taş parçasına takılır ve birden, cehennem anından sapasağlam kurtulmuş bir akrep, taşın altından ortaya çıkar… Nasıl oldu da bu hayvan, bütün canlıları yok eden radyasyon yağmurundan sağ çıkabildi. Bugün zırhlı ve zehirli iğnesi olan bu yaratık hakkında 32 sene öncesine göre çok daha fazla bilgi elde edilmesine rağmen bilim adamları bu suale henüz tatmin edici cevap bulmuş değildir.

Akrepler üzerinde sürdürülen laboratuar çalışmalarından elde edilen neticeler şöyle:

— Akrepler çelik zırhla kaplı korunmuş gerçek bir tanktan farksız.
— İki gün hiç hava almadan su altında kalabiliyorlar.
— İnsanı en çok şaşırtan da tam üç yıl boyunca hiç birşey yemeden hayatta kalabilme özellikleri…
— O kadar dayanıklı yaratılmışlar ki derin dondurucuda 24 saat kaldıktan sonra bile canlılık faaliyetlerini sürdürebiliyorlar. Mesela, Himalaya dağlarında yaşayan “Chaerlius insignis” tipi akrepler 4.000 metre yükseklikte ve iki metre karın altında varlıklarını sürdürebiliyorlar.

Hastalık mı? Akreplere tamamen yabancı bir kelime. Her türlü hastalığa karşı Yüce Yaratıcı tarafından bahşedilen müthiş bir bağışıklık sistemine sahip. Hatta insanlarda patojen olan mikroplara karşı hayret verici bir savunma var.

eee ne hat edeceğiz ? Bu mübarek hayvan her türlü koşulda ayakta kalabiliyor hatta ve hatta nükleer bir patlamadan sonra bilmem kaç radyasyon etkisine bile maruz kalsa hayatını devam edebilecek nitekilte…

  • Radyasyona dayanıklı
  • 24 Saat hava almadan yaşayabiliyor.
  • 1 yıl boyunca hatta bazı türler 2 yıla kadar hiçbirşey yemeden yaşayabiliyor.
  • Küçük böcekleri yiyerek yaşayabiliyorlar ve ayrıca bazı türleri bitki özü ilede besleniyor.
  • Yavrularını bir süre üzerinde taşıyor.
  • Eşi ile beraber dolaşıyor.
  • Öyle her tür ilaç bu hayvanı öldürmüyor.
  • Kendisine zarar verileceğini düşünmedi sürece saldırmıyor. ( Yanlışlıkla beni düşman olarak alğılayamaz mı yani ? )
  • Fareler gibi bazı hayvanlar onları yiyebiliyor ama öyle kolay kolay yem olmuyor.


Eeee diye diye düşünürken bir anda benim hatunun aklına bir fikir geldi..

Madem ki bu hayvan öyle her ilaçla ölmüyor mademki bu hayvan örümcek, hamam böceği gibi küçük hayvanları yiyerek besleniyor o zaman bizde küçük küçük böcekleri yakalayalım onlara şiringa ile zehir, ilaç enjekte edelim. Sonrada ortalığa koyalım bu böcekleri… Gelip bu böcekleri yediği zaman ölür

İlk başta güzel bir fikir olarak akla gelsede bu işi uzmanlarına bırakmak bence en güzeli…

İnternette kısa bir araştırma yaptıktan sonra PROSER firması ile iletişime geçtim. Sağolsun Ali Turgut bey bana hemen cevap gönderdi…

Şöyle bir açıklama yaptı..

Merhaba

Sayın TEAkolik yani çaykolik arkadaşım. Öncelikle akrep sorununuzdan daha çok yazdığınız mesaj çok ilgimizi çekti. Zira evinizde gördüğünüz akrep türü belirttiğiniz bölgede göz önünde bulundurulursa zararsız bir türdür. şayet ilginizi çekerse henüz hazırlık aşamasıda olan www.akrepilaclama.com sitemizden araştırabilirsiniz sizin gördüğünüz tür mutemelen Euscorpius italius -italyan akrebi , Euscorpius mingrelicus - siyah akrep yada Euscorpius tergestinus dur. ve her üç türde zararsız akreplerdir. Siz yinede linklerde gördüğünüz resimlerle kıyaslayıp farklı bir tür olup olmadığını inceleyin.

Mesajınızda ilgimi çeken konu ise akreplerin tek gezmeyeceği eşiyle birlikte olabileceği konusu. Bu görüş bilimsel bir veriye dayanmamaktadır. o konuda rahat olabilirsiniz.

Esas konumuza gelince okuduğumda benide heyacanlandıran bir konu oldu gerçekten akrepler evlere insanlara zarar vermek için değil ışığa gelen böcekleri avlamak amacıyla girerler. Sadece kendilerine zarar verilmesi ihtimaline karşı insanları sokarlar. Dolayısıyla küçük böcekler yakalayıp içine zehir enjekte etme fikrinizi çok dahice buldum :) ne derce faydalı olur bilemem ama akrep mücadelesinde kullanılan insektisitleri böceklere enjekte ederseniz faydalı olacağı kanısındayım. (bu işi yapanlar olarak biz neden düşünemedik bunu sizi kıskandık doğrusu)

Bu arada akrep sorunu ile yaptığınız araştırma ve paylaşımınız için sizi tebrik ediyorum.

İlaçlama konusuna gelince evinizde balkon kapısını zaman zaman açık bırakmanızdan dolayı başka akreplerin olma ihtimali elbette var. Zaten bina çevrenizde anlattığınız kadarıyla buna müsait.

Ali Turgut

Mail tabi içimi biraz rahatlattı doğrusu yinede kesinlikle ilaçlama yaptırmam gerektiği için Ali Bey’den Cumartesi gününe randevu talebinde bulundum. Yalnız tekrar girme olasılıkları olduğu için ve kökten bir özü için evimzin etrafınıda ilaçlamaları gerektiğini belirttiler.

Aslında güzel bir noktaya temas etti Ali bey çünkü yuvası evin dışında büyük ihtimal ve yine özlelliklede yazın tekrar evimize bir akrebin girme olasılığı yüksek… Bina çevreside sanki mübarek hayvan için özel tasarlanmış. Evin yani apartmanın 1. katında oturuyoruz alt katımız boş ve penceresi dahil yok zemine yakınız zeminde ise binanın etrafı bakımsız bir bahçe moloz yığınları vs… Bir akrep için ideal bir ortam olduğunu söylediler…

Cumartesi evi ve apartmanı bir güzel ilaçlayacaklar. İlgi ve alakalarından dolayı Ali Bey ‘e çok çok teşekkürlerimi sunarım.

Eğer ki bir haşere sorununuz varsa özelliklede akreplerle ilgili bir sorununuz varsa muhakkak ki bir uzmana danışın.

Proser firmasına bana gösterdikleri ilgi için teşekkür ederek yazımı sonlandırıyorum. Zaten klavyemin pili bitiyor artık yazamıyorum :)

Profesyonel bir uzmana her zaman danışın… Ayrıca Proser ‘in diğer bir internet sitesi olan Akrep İlaçlama web sayfasından da birçok haşere hakkında bilgi bulabilirsiniz. Buyrun benden size bir uzmanın adresi…

http://www.akrepilaclama.com

http://www.haserekontrol.com

LEVENT Merkez :
Nispetiye Cad. Peker Sok. No 16/1 Levent/İstanbul
Tel 0212 2812141

AVCILAR Şubesi :
Taner Kışlalı Cad. Fatih Sok 5/1 Avcılar/İstanbul
Tel: 0212 6941743

YEŞİLKÖY Şubesi :
Kale Sok No 15/A Yeşilköy/İST
Tel: 0212 6942315

KUMBURGAZ Şubesi :
Yeni Mahalle Londra Bulvarı No:151 Kumburgaz -B.Çekmece/İSTANBUL
Tel: 0212 8854530

Messenger ile Müzik dinleme

Salı, Şubat 19th, 2008

Merhaba arkadaşlar MSN Messenger ile müzik dinlediniz mi ? Bugün bir e-mail geldi. Bir MSN botu yapmışlar sağolsunlar dinlemek istediğiniz parçayı msn den bota konuşma penceresi açıp yazıyorsunuz ve size dinleme linkini gönderiyor. İsterseniz parça ismini isterseniz sanatçı adını yazabilmektesiniz.

Tarkan, Sezen Aksu, Ceza gibi birçok Türkçe müziği ve Türk sanatçılarınıda bulabilmektesiniz.

NOT : Encarta gibi konuşamıyor. Yani konuşma özürlü bir bot. Bilmiyorum encarta kullananlarınız var mı ? Eğer daha önceden encarta kullananlarınız varsa direkt bot ile geyik yapmaya kalkışmasınlar boşuna…

Messenger listenize ekleyeceğiniz bot : music@messengerplayer.com

İnternet sayfası : http://messengerplayer.com/

Evimde Akrep çıktı…( Evde akrep çıkması )

Pazartesi, Şubat 18th, 2008

Bu yazımı okuyunca muhakkak ki tüyleriniz ürperecektir. Evet yanlış duymadınız evimde bir akrep buldum. İnanımlaz bir hayvan anında üzerine terlikle bastım ve ezdim.

Evimdeki salonu misafir gelmediği sürece kullanmıyordum. Arada bir salona girip temizlik felan yapıyoruz. Arada bir de misafir gelirse salonun kaloriferlerini 1 saat öncesinden açıp salonu ısıtıyoruz. Normalde peteklerini kapalı tutuyorum ki büyük bir salon bana maliyetide büyük oluyordu. Neyse doğalgaz maliyetini geçelimde konuyu size biraz daha açık aksedeyim.

Salondaki halılardan bir tanesini alıp mutfağa serdik. Aradan 30 dakika geçmedi mutfakta halının kenarında beyaz birazda krem rengi bir akrep gördük. Tabiki evde terlikle geziyoruz. Aman siz siz olun evde muhakkak ki terlikle gezin terliğinizin kenarında bir akrep’e felan denk gelirseniz anında üzerine basın ama dikkatli olun sizi sokmasın… Evde terlik giymenin en önemli tarafıda bu diyebilirim.

Hemen bir araştırmaya giriştim evde akrebin işi ne ?

Ekşi sözlük yazarları yazmışlar Evde akrep çıkması okuyunca şaşırdım diyebilirim. Neye uğradığımı şaşırdım çünkü akreplerin yalnız dolaşmadıklarını okudum. Eğer ki bir eşi varsa yandık demektir. Bu gecede bana uyku yok malesef. Diyorlar ki eşi ölse bile onu bulurmuş hatta öldürdüğünüz eşini bir kaba koyun ve bekleyin muhakkak ki yanına gelecektir. Ulen bunu ben öldürdükten sonra attım gitti nerden bilebilirdim ki… Bunu okuduktan sonra ve internette biraz araştırma yaptıktan sonra gördümki öyle her ilaç Akrep’e etki etmiyormuş. Akrep’i öldürmenin en güzel yöntemi ise benim hatun buldu.

Madem ilaç sıkmayla ölmüyor ve küçük böceklerle besleniyor o zaman küçük böceklere zehir enjekte edip ortalığa dağıtsak akrep gelip bu böcekleri yedikten sonra ölebilir mi ? Öyle sinek ilacı felan sıkarak mücadele edemez mişiz.. Gerçi bunun için profesyonel bir firma ile görüşsem iyidir diye düşündüm ben beceremem herkez kendi alanında bugün Proser firmasına bir mail attm bakalım.
Ulen dedim yandık.. Ne halt edeceğiz. Zaten sabaha kadar gözüme uyku girmedi. Sabah ayakkabımı silkelemekten pantolonumu silkmekten birde montumu incelemekten işe geç kaldım zaten…

Uzun lafın kısası bu hayvan kolay kolay öldürülecek cinsten değil ve kesin bir eşi daha var.. Terliğimin altında ezerken büyük bir zevk alıyordum ve pencereden dışarı atarkende ohh bee diyordum.. Şimdi diğer eşini nereden bulacağım ?

Akreple mücadelenin püf noktalarıda şunlarmış.

  • En belirgin zehirli türleri yurdumuzda Güneydoğu Anadoluda yaşarmış
  • Genelde ölümle sonuçlanmazmış.
  • Isırık kabarır ve 2 ila 24 saat süren bir ağrı yaparmış.
  • Isırılan bölgeyi emme, kesme gibi işlemler işe yaramaz mış.
  • Evde kesinlikle terlikle dolaşmalı
  • Nem ve rutubetin olduğu yerlere dikkat edilmeli.
  • Geceleri avlanmaya çıktıkları için dikkat edilmeli.
  • Gündüzleri bir delik bulup saklandıkları için bulmak zormuş.
  • Çıplak elle akrebe kesinlikle dokunmamalı.

Doç. Dr. Ahmet Karataş ‘ın bir açıklaması var

“İstanbul Bölgesi’nden en çok “Euscorpius Tergestinus” ihbarları geliyor. Çok zehirli bir tür değildir. Bazıları bir arı zehri kadar zehre sahiptir. Sokması halinde ateş ve mide bulantısı yapar. Ama gene de dikkat edilmesi gerekir. Bunun önüne geçmenin yolu yoktur aslında. Kışın toprak altında saklanır, yazın faaliyete geçer. En zehirli türler Güney ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ndedir. Türkiye panzehir açısından yeterli bir ülkedir. İstanbul’da ise İstanbullular’ın korkacağı bir durum yok.”

Biraz araştırdıktan sonrada Youtube deki şu video çok ilgimi çekti.Fare ile akrep in kavgası…

Sonunda fare kazanıyor ama dövüşe girerken 2 fare birden saldırıyorlar. Akrepte sonuna kadar mücadele ediyor.

Yorumlarınızı bekliyorum arkadaşlar …

Ayrıca Proser ilaçlama firmasından da profesyonel yardım alabilirsiniz.

Mc Harabe & ZeKatliaM Son Şans Bu gençleri dinlediniz mi ?

Pazar, Şubat 17th, 2008

Youtube’de birkaç tane daha videoları var. İlginç bir çalışma olmuş bir o kadarda güzel. Özelliklede kendi tarzlarında birkaç video klipleri var. Herkesdinlesin ‘de bir sayfa açmışlar buradan yorumda yazabilirsiniz. Parçalarını MP3 olarakda indirebilmektesiniz. Birkaç tanesini aşağıda yazdım bakalım hoşunuza gidecek mi ?

Mc Harabe & ZeKatliaM Son Şans

Mc Harabe gitme

Mc Harabe

Arabesk Rap bakalım hoşunuza gidecek mi ?

Şirket içi mesajlaşma Ücretsiz -2 Wildfire Ayarları

Perşembe, Şubat 14th, 2008

Merhaba arkadaşlar Şirket içi mesajlaşma Ücretsiz Wildfire kurulumu -1 makalemin devamı olarak sizlere bu gece Wildfire programının SERVER AYARLARI bölümünden bahsedeceğim. Geldik ayarlara önceki makalemde en son olarak admin girişini yapmıştık. Admin olarak sisteme girdikte sonra tüm ayarlar karşımıza geliyor. Öncelikle sizlere kendime özel birkaç ayar yaptım onlardan bahsedeyim.

SERVER MANAGER:

Bu bölümde

Server information :

Sekmesinde server durumunu göstermektedir. Server’imizin aktif olma süresini, serverde programın java konsolunun ne kadar ram harcadığını ve port bilgilerini görebilmekteyiz. Aşağıdaki resimde de görebilirsiniz.

wildfire-22.JPG

Bunun dışında bu menü altında laglar, E-mail ayarları ve diğer bölümlerin ayarlarını kendinize göre yapabilmektesiniz.

Sistem özellikleri, dil ve tarih ayarları, Database ve log ayarlarını görebilmekteyiz.

SERVER SETTINGS :

Profile settings kısmında herhangi bir ayar yapmanıza gerek yok. Fakat Active Directory sisteminizde kurulu ise o zaman bu bölümde Active directory LDAP ayarlarını yapabilmektesiniz.

wildfire-23.JPG

Şimdi diğer bir bölüm olan Server to server ayarına gelelim. Bu kısımdaki ayarlamalar dan Service Enabled kısmındaki seçenek aslında sisteminizi uzak bir server ile bağlamak için kullanılıyor. Bu sayede eğerki uzak bir server ile bağlantı kurmak isterseniz bu ayarı Enable etmeniz gerekiyor. Biz sadece tek bir şirket için sistem kuruyoruz. Bunun için Disable olarak bırakıyorum.

Idle Connections Settings kısmında kullanıcıların time out dediğimiz süreyi ayarlayabilmekteyiz. Standart 10 dakika ben değiştirmiyorum.

Allowed to Connect kısmındaki Anyone seçeneğini seçerseniz herkez bağlanabilir. Eğer ki şirket içerisinde sadece belirli kişilere bağlantı izni verecekseniz bir White List oluşturarak sadece o kullanıcıların bağlanmasını sağlayabilmektesiniz.

 

Mesela iki şirketimiz olsaydı ve iki şirketi tek bir serverde bağlamak ve iki şirket çalışanlarını birleştirmek isterseniz. O zaman Domain ve port bölümlerini birleştirerek sisteminize başka bir serveri internet üzerinden aktif edebilirsiniz.

 

Ayrıca hemen altındaki Blok Servers kısmınada server ipsi yada domain ismi ekleyerek sisteminize bağlanmasını bloke edebilirsiniz.

 

 

Connection Manager :

 

Bu bölümü ben Disabled olarak bıraktım. Eğer ki aktif ederseniz Client trafiğini yönetebilmektesiniz. Servere bağlanan tüm Clientleri yönetici olarak yönlendirebilmektesiniz. Aktif ettiğinizde Client manager ayarlarını yapmak zorundasınız. Ama ben bu kısmı tam bilmiyorum. Bilmediğim içinde girmiyorum arkadaşlar :)

 

 

HTTP Bind Settings :

 

Bu bölümde port ayarlarını görmektesiniz. Kişisel olarak portları değiştirebilirsiniz . Script Syntax kısmında ise Clientlere limitler ekleyebilmektesiniz. Bu bölümü Disable olarak bırakıyorum.

 

 

Manage Updates :

 

Bu kısımda da programın güncelleme ayarlarını görebilmekteyiz. Service Enabled bölümü Enable olarak kalırsa güncellemeleri otomatik olarak çekebilmektedir. Admin Notifications kısmınıda Enable olarak ayarlarsanız size güncellemeleri not olarak belirtecektir. Connection metod ise bağlantı şekli internete nasıl bağlanıyorsanız onu ayarlayın. Eğer bir proxy ile internete çıkıyorsanız bu bölüme proksi ayarlarınızı girerek sistemin internete çıkışını ayarlamış oluyoruz.

 

Registration & Login :

 

Inband Account Registration :

Aslında en önemli bölümlerinden birisi diyebilirim. Bu bölümde aşağıdaki resimde de ayarlamaları görebilmektesiniz . Bu bölümde eğer ki Enabled ayarlarsanız kullanıcılar sisteme kayıt yaptırabilir. Fakat ben bunu disable olarak ayarlıyorum. Benden başka hiçkimse kayıt yaptıramasın. Zaten herkeze bir hesap açacağım ve kimse yeni birhesap açamayacak ne o sonra zırt pırt hesap açsınlar hesap kapatsınlar.. :)

Change Password :

Bu bölümde eğer ki kullanıcıların şifrelerini değiştirmelerini isterseniz enable yapabilirsiniz. Disable yaptığınızda kullanıcılar sizin verdiğiniz şifreyi değiştiremezler. Herkezin şifresi kendine özeldir diyorum ben Enable yaptım..

Anonymous login :

İsimsiz hesapların login olmasını yada sistemde kaydı olmayanların sisteme giriş yapmasını ister misiniz bilmem ama ben istemiyorum. Benden habersizde kimse sisteme dahil olmasın diyorum ve Disable olarak bırakıyorum.

Restirict login :

Bu bölüme belirli ip adresleri vererek sadece bu ip adreslerin sisteme login olmalarını sağlayabilirsiniz. Mesela şirket içerisindeki ip leriniz

10.0.0.2 den başlayıp 10.0.0.254 e kadar gidiyorsa buraya ipleri tek tek yazarak istediğiniz kişilerin sisteme girmesine izin verebilirsiniz.

Evet arkadaşlar bugünlük bu kadar gelecek makalem Şirket içi mesajlaşma Ücretsiz -3 de devamından bahsedeceğim.

Sonraki makale : Wildfire Ayarları -3

Şirket içi mesajlaşma Ücretsiz Wildfire kurulumu -1

Cumartesi, Şubat 9th, 2008

Merhaba arkadaşlar sizlere bugün Şirket içi mesajlaşma sistemine ücretsiz alternatif sunacağım. Genelde piyasada birçok şirket içi mesajlaşma programları var. Fakat büyük çoğunluğu ücretli ücretsiz olanlarda yetersiz kalmakta malesef.

Sizlere bugün Openfire Server programı ve Pandion Client programı ile sisteminize nasıl ücretsiz bir şirket içi mesajlaşma sistemi kurabileceğinizden bahsedeceğim. Özellikleride ise ücretlilerden az kalır bir yanı yok.

Giriş :

Öncelikle şirketlerde messenger, icq, mirc, yahoo, Aim gibi birçok programlar kullanılmakta. Patronlar ise bunun elemanı işten ayırdığını ve işlerini savsaklattığını bilirler. Zaten istatistiklerde ortada millet msn ‘e bir daldımı zaten kalkmak istemiyor. Zamanla birçok işveren bilgisayarcılarına MSN, YAHOO, AIM gibi programları yasaklatmaya başladı. Bugün için ise hemen hemen her şirkette yasaklanır hale geldi de diyebiliriz.

Ör : Geçenlerde patronum bütün PC lerdeki messenger leri kaldırmamı istedi. Bende yasakladım.

Yasaklama ve sorunlar :

İyi güzel ettik yasakladık ta … Şimdi de telefon trafiğimiz artmaya başladı birde bağırışmalar özelliklede patronumun sesi iyicene arttı…

_ Sibel hanım 2 çaaaaayyyyyyy…..

_ Aysel hanım Extreleri faxladınız mı ?…

_ Anlamadım ?

_ Extreler hesap extreleri ne oldu diyorum….

_ Bir saniye telefondayım.

vs. vs. vs..

Birde ortada müşteriler yada patronun misafirleri varsa…

_ Dırrrrrrrr

_ Dırrrrrrrrrrrrr Drrrrrrrrrrrr

_ Alo

_ Sibel hanım 3 çay gönderir misiniz ?

_ Tamam

_ Telefonu niye geç açıyorsunuz ..?

_ ?!?? !!!!

_ Dolar bugün ne kadar oldu ?

_ 1.20

_ 1,20 mi 1,2134 mü _?

gibi………

Neyse konuyu abartmadan devam edeyim :)

Patronum bu konuya el atmamı şirket içi bir mesajlaşma sistemi bulmamı istedi. Fakat dışarıdan kimse bağlanamasın. Dedi…

ÇÖZÜM :

Gelelim nasıl bir çözüm bulduğumuza…

İnternette biraz araştırma yaptım. Pandion programının ücretsiz ve basit bir kullanımından bahsetmişler. İndirdim ve sistemime kurdum. Program bağlantı şekli gayet rahat ve farklı serverlere bağlanabiliyor. Dosya transferi ve özel bağlantı ayarlarında şifreleme sistemleride mevcut. Ayrıca Log da tutabildiğini gördüm. Tabi Pandion ‘u messenger gibi kullanıyorsunuz. Yani serverlerine bağlanarak internet üzerinden insanlarla konuşabiliyorsunuz. Peki bunu kendi özel server’imize yani şirketteki 2003 servere bağlamanın bir imkanı var mı diye düşündüm. Evet var… Bu sırada işte Wildfire programı devreye giriyor. Wildfire ile sistemimize bir server kuracağız ve Pandion ile bu servere bağlanıp şirket içerisindeki kullanıcıların birbirleri ile mesajlaşmasını sağlayacağız. Server’i şirket Ana Makinasına kurduğumuz için bizim yetkimizin dışında hiçkimse bu konuşmalara dahil olamayacak ayrıca şirket içinde server üzerinden Dosya paylaşmıda sağlayacağız.

Nasıl ama ?

Tam aradığınız şey olduğuna eminim. Şimdi sizlere sistemin kurulumunu sağlayalım..

GEREKLİ PROGRAMLAR :

Pandion :

Şirket içerisindeki bilgisayarlara kurmak için gerekecek. Türkçe arayüzü var. Bu yüzden kullanıcılarınız sıkıntı çekmeden adapte olabilecekler ayrıca Pandion da simile ve diğer gülücükler var. Extre olarak bedavadan internet üzerinden smile yükleyebilme imkanınızda var. Üstelik ücretsiz. . . Linux desteğide mevcut.

Programı indir : Download

Openfire Server :

Openfire 3.4.5 programı ile server yani ana makinanıza bir protokol oluşturacağız. Bu sayede Pandion programları şirket içerisindeki server’e bağlanarak online olabilecekler. Bu sayede sistem dışarıya ve internete kapalı olduğu için şirket içerisindeki arkadaşların dışarı ile geyik çevirmelerini engellemiş olacaksınız. Linux ve Mac desteğide mevcut. Benim çalıştığım şirkette 2003 server var. Kurulumu 2003 server üzerinde yapacağız. Ana makinamız açık olduğu sürece pandion programı ile sistem üzerinde clientler birbirleri ile mesajlaşma ve dosya transferi yapabilecekler.

Programı indir : Download

KURULUM :

Openfire 3.4.5 programını indirdikten sonra 2003 serverimize kurmaya başlıyoruz. Kurulum sırasında karşımıza gelen ekranları aşağıdaki resimlerde de görebilirsiniz.

Wildfire kurulum ekranları :

2003 serverimize indirdiğimiz setup dosyasını çift tıklıyoruz ve programın kurulumuna başlıyoruz. Kurulum ekranlarına ileri ileri diyerek ( NEXT ) programın kurulumunu bitiriyoruz. Kurulum bittikten sonra Wildfire Servisi aktif oluyor ve aşağıda sağ altta ikonu aktif hale geliyor. Karşımıza aşağıdaki resimde gördüğünüz gibi ekran geliyor. Burada servisin çalıştığını ve aktif olduğunu görebiliyoruz.

wildfire7-1.jpg

Resimde de gördüğünüz gibi Wildfire serverimizde aktif oldu şimdi programın birkaç tane ayarlaması var beraberce bunları yapacağız.

Serverimizde 9090 numaralı port ve 9091 numaralı port bağlantı için hazır duruma geldi. Öncelikle yukarıdaki resimde gördüğünüz gibi LAUNCH Admin butonuna basarak yönetim paneline giriş yapıyoruz. Burada not olarak belirteyim. Serverde istediğiniz zaman sistemi STOP / START yapabileceksiniz. Saatin orada küçük ampul simgesi bu paneli göstermektedir.

Ampul :) başka bir simge bulamadınız mı yahu :)

wildfire7.jpg

Yukarıdaki resimde de gördüğünüz gibi bizden Domain ismi ve port numaraları istiyor. Domain ismi olarak ben şirketadı.com ayarladım. Tabi üzerini resimde kırmızı ile kapattım isterseniz size bir domain ismi yazabilirsiniz. Yani sirketismi.com gibi TR karakter lütfen kullanmayalım. Alt tarafta da Admin giriş portlarını görebilirsiniz. Bunları değiştirmeden Contiune yani DEVAM butonuna basıyoruz.

wildfire7-11.jpg

Database Setting sayfasına geldik. Yukarıdaki resimde de gördüğünüz gibi bize 2 seçenek sundu. Standart Database Settings ve Embedded Database ayarları. Ben Embedded tercih ediyorum. Standart database ayarlarını beceremedim açıkcası :) 2. Seçeneğimizi seçtikten sonra Contiune yani Devam yapıyoruz.

wildfire9.jpg

Evet admin şifreleri ekranımıza geldi. Yukarıdaki resimde de gördüğünüz gibi admin e-mailimizi ayarlıyoruz admin @ teakolik.com gibi istediğiniz e-Mail adresini girebilirsiniz. Hemen altındaki New ve Confirm pasword bölümlerine bir şifre belirleyerek yazıyoruz. Daha sonra yine devam tuşuna basarak devam ediyoruz.

wildfire9-2.jpg

Kurulum tamamlandı. Yukarıdaki resimde gördüğünüz gibi admin konsoluna gidiyoruz.

wildfire9-3.jpg

Sisteme login oluyoruz. Yukarıdaki resimde de giriş ekranını görebilmektesiniz. User ve Password girerek sisteme giriş yaptıktan sonra karşımıza gelen 127.0.0.1 internet sayfası ekranından ayarlar yapacağız.

Evet…. devamını bir sonraki makalemde anlatacağım.

Sonraki makale : Wildfire Server Ayarları 

N.Design Studio theme de ufak tefek değişiklikler.

Perşembe, Şubat 7th, 2008

N.Design Studio thememizde birkaç ufak tefek hatalar gördüm. Uzun zamandır I.E ile bakmıyordum malumunuz Mozilla firefox kullanıcısıyım yıllardırda kullanıyorum. Mozilla ile siteyi yapmıştım I.E için birkaç sıkıntısı vardı üşengeçlikten bakmıyordum. Bugün uyuz oldum görüntü çok çirkinmiş meğer konu başlığı I.E ile bakıldığında tarihle arasında büyük bir boşluk kalıyormuş önceleri pek önemsemiyordum ama bugün çok uyuzuma gidince Theme de birkaç ufak tefek değişiklik yaptım. Bunlardan bisi ise

index.php içerisindeki boşluğu kaldırmak için Div kodlarındaki yer değişikliği. Eski hali aşağıdaki gibiydi.

< ? p h p i f ( h a v e _ p o s t s () ) : ? >

< ? p h p w h i l e (h a v e _ p o s t s ( ) ) : t h e _ p o s t ( ) ; ? >

< d i v c l a s s = " p o s t " i d = " p o s t - < ? p h p t h e _ I D ( ) ; ? > “>
< d i v class = " post - date " > < s p a n class =" post - month " > < ? p h p t h e _ t i m e ( ' M ' ) ? > < / s pa n > < s p a n c l a s s = " p o s t - d a y " > < ? ph p t h e _ t i m e ( ' d ' ) ? > < / s p a n>
< / d i v >

< d i v c l a s s = " p o s t -t i t l e " >

Bu şekildeydi I.E 6 ve 7 de boşluk bırakıyordu. Bende tarih bölümünü alttaki Div in içine attım.

< ? p h p g e t _ h e a d e r ( ) ; ? >
< d i v i d = " c o n t e n t " >

< d i v c l a s s = " n a v i g a t i o n " >
< s p a n c l a s s = " p r e v i o u s - e n t r i e s " > < ? p h p n e x t _ p o s t s _ l in k ( ' Ö n c e k i y a z ı l a r . ' ) ? > < / s p a n > < s p a n c l a s s = " n e x t - e n t r ie s" > < ? p hp p r ev i o u s _ p o s t s _ l i nk ( ' S o n r a k i y a z ı l a r . ' ) ? >< / s p a n >
< / d i v >

< ? p h p i f ( ha v e _ p o s t s ( ) ) : ? >

< ? p h p w h i l e ( h a v e _ p o s t s ( ) ) : t h e _ p o s t ( ) ; ? >

< d i v c l a s s = " p o s t - t i tl e " >
< ! - - d e ğ i ş i k l i k i e 6 v e i e 7 i ç i n- - >
< d i v c l a s s = " p o s t " i d = " p o s t -< ?p h p t h e _ I D ( ) ; ? > ” >
< d i v c l a s s = " po s t - d a t e " > < s p a n c l a s s = " p o s t - m o n t h "> < ? p h p t h e _ t i me( ' M ' ) ? > < / s p a n > < sp a n c l a s s= " p o s t - d a y "> < ? p h p t h e _ t i m e ( ' d ' ) ?> < / s p a n >
< / d i v >
< ! - - d e ği ş i k l i k i e 6 v e i e 7 i ç i n s o n u - ->

Sonuç olarak I.E 6 ve 7 ye uyumlu oldu tarihin hemen yanında konu başlığı yer aldı. Mozilla da sıkın tı çıkartmadı. Gayet güzel… Birde ek olarak Önceki konular ve sonraki konular bölümünü aşağıdan yukarıya kaldırdım. Site navigasyonunu en altta az kullanıldığı için yukarıya taşıdım.

Yani yine index.php nin içerisine en üst bölüme aşağıdaki kodları ekledim.

Velhasıl kelam güzel oldu. Birde konuların tekilyazı olarak görüntülendiği kısmı düzenlemek gerekiyor. index.php yani ana sayfa şablonu tamamlandı ama tekil yazı bölümünde de aynı sorun var aynı şekli tekil yazıya da uyguladım işlem bitti…

Artık I.E 6 ve 7 de güzel bir görüntü haline geldi.

Siz siz olun kullanıcılarınız için en iyisini ayarlayın… Unutmayın ki ne kadar Firefox kullansakta site ziyaretçi potansiyelimizin %90 ‘ı hala i.e kullanıyor.

En son olarak kalan bir sıkıntı var. Mozilla Firefox’da sayfayı ortalıyor fakat internet explorer de sayfayı ortalamıyor. Bir ara canımı çok sıkarsa onuda düzelteceğim. Eğer bilen birisi varsa görüş ve önerilerinize açığım.

Theme : N.Design Studio Türkçe : TEAkolik V.2.7 Altyapı : Wordpress
RSS Yorumlar RSS Giriş


RSS Abonesi olabilirsiniz.