Sultan Papağanları ve Türleri

Sultan papağanları ve türleri hakkında edindiğim tecrübeleri sizlerle paylaşmak istedim. Bugüne kadar muhabbetten, güvercine hatta kargaya kadar birçok kuş türü besledim. Hepsinden de büyük keyif aldığımı söyleyebilirim. Ancak sultanların yeri bir başkaymış!

Sultan papağanları ile üç yıl önce arkadaşım Eyüp Çelik sayesinde tanıştım. Aldığı bir çifti arabasının arka koltuğunda taşıyordu. Karanlıktı pek göremedim ama, arabanın arkasında dolaşmalarına kıyamadım ve bir gece yarısı el koymuştum. O zaman 1,5 yaşlarında iki genç çiftti. Şimdi ise 4 yaşlarına gelerek sıkı bir çift oldular.

Sultanlar ilk olarak 1770 yılında Avustralya’da keşfedilmiş bir papağan türüdür. Boyutlarına baktığımız zaman papağan ailesinin en küçük kuşlarıdır. Muhabbetlere ve diğer papağanlara göre bence hem çok da sevimli hemde akıllı hayvanlar. Diğer bir yandan oldukça sosyal ve kalabalıktan hoşlanan bir tür oldukları rahatlıkla söyleyebiliriz.

Evcilleştirdiğiniz takdirde bir kedi misali omuzunuzda takılıp saçlarınızla oynamayı, elinizde veya kolunuzdayken kafasını kaşıtmayı severler. Hele ki gagalarını gıcırdatmaya başladıklarında keyiflerinin yerinde olduğunu anlayabilirsiniz. İlgiyi çok severler, hatta ilginizi keserseniz strese girip tüylerini yolma davranışlarına başlayabilir veya sonu ölümle biten küsmelere kadar gidebilir. Bu sebeple bol bol ilgi gösterilmesi gereken (hele ki tek besliyorsanız) bir kuş türüdür.

Sultan papağanları görünüş olarak çok tatlı hayvanlar ve sempatik olmaları sürekli ilgi istemeleri, kafalarını bol bol kaşıtmaları bakıcılarına gerçekten de müthiş bir keyif veriyor. Sultanlar cinslerine göre (renk, yaş, eğitim…) 100 – 300 TL gibi fiyatlara bulunabilir. Açıkçası ben hayvanların alım-satımına karşı bir adamım. Mümkünse sahiplenin derim…

Sultan Papağanları ve Özellikleri

Sultan papağanı (İngilizce; Cockatiel – Latince; Nymphicus Hollandicus), kakadu papağanlarının alt bir ailesidir. Kakadu (İngilizce; Cacatuidae) genelde büyük ve Avustralya’da yaşayan bir ailedir. Kırmızı, sarı, beyaz ve gri renklere sahip bu aile dünyaya Avustralya’dan ticaret veya benzeri yollarla dağıtılmıştır.

Kakadugiller sağlam bir yapıda büyük gagalara sahiptirler. Özellikle de kabuklu yemişleri kırmak ve kökleri bularak çıkarmak veya ağaç kabuklarındaki böcek larvaları avlamak için gelişmiştir. Kakadular ağaç tepelerinde yaşar ve ağaç kovuklarında yuva yaparlar.

Bu ailenin en önemli özelliklerinden birisi çeşitli sesler çıkarması ve taklit yetenekleridir. İnsan seslerini taklit edebildikleri gibi ıslık çalabilir veya bir telefon sesini çıkartabilirler. Bazı türleri 50 yıl kadar yaşayabiliyor. Ancak sultan papağanları 20 yıl kadar yaşamaktadır.

Avustralya kökenli olan Sultan Papağanları 1770 yılında ilk olarak keşfedilmiştir. Önceleri Amerika’ya sonraları Avrupa’ya getirilerek evcilleştirilmiştir. Dirençli olması ve zahmet gerektirmeyen bakımı sayesinde hem ev ortamına hem de aile üyelerine kolay bir şekilde uyum sağlar. Çocuklarla da araları gayet iyidir.

Sutan papağanları sorguçlu, yanakları benekli ve yaklaşık olarak kumru büyüklüğünde bir kuş türüdür. İnsanlara çok yakındır, hatta çoğu kuşta göremeyeceğiniz şekilde insanlarla samimi olmak isterler. Yakın temasta olmaya bayılırlar ve çok severler. Hani kedi veya köpek gibi hayvanları beslemekten korkanlar için insana en yakın evcil hayvan alternatifi olarak düşünülebilir.

Sultanların erkekleri rahatlıkla konuşturulabilir. Dal darı veya çekirdek gibi yiyecekler vererek alıştırmak gerçekten de kolaydır. Çünkü bu yiyecekleri çok severler. Ödül olarak vermek eğitim için önemli bir adım olacaktır. Yukarıda da bahsettiğim gibi kalabalık ortamları seven bir türdür. Kafeste kapalı kalmayı pek sevmezler ve sizinle sosyalleşmek isterler. Yalnız baştan uyarmak isterim gagaları çok kuvvetli olduğu için yabani türleri sinirlendiklerinde veya korktuklarında yakalamaya çalışırsanız parmağınızda veya elinizde bayağı büyük yaralar açabilirler.

Meraklı bir türdür. Öyle bıraktığınız yerde saatlerce durmazlar. Yanınıza gelir, onunla oynamanızı isterler. Elbette ki insanlara karşı meraklı olmaları ve ilgi beklemeleri onların eğitilmesini de kolaylaştırmaktadır.  Ortalama olarak 15 – 20 yıl kadar yaşarlar.  Hani bir hastalık geçirmez ve iyi bakılırlarsa size uzun yıllar eşlik edeceklerdir.

Sultan papağanları ülkemizde yaygın bir şekilde beslenmektedir. Hatta amatör veya profesyonel olarak sultan papağanı yetiştiricilerinin olduğunu da söyleyebilirim. (Sultan Papağanı İstanbul Facebook Grubu) Bu sebeple pet shoplarda ülkemizde yetiştirilen veya mutasyon yapılanlar ile yurt dışından gelenler olarak iki farklı tür ayrımı yapılır. Elbette ki tavsiyem ülkemizde yetiştirilenleri seçmenizdir. Yurt dışından gelenlerin mevsimlerimize veya sıcaklık değerlerine alışmaları biraz sorun olabilir.

Yalnız altını çizmek gerekiyor. Sultan papağanları dumana karşı ciddi bir hassasiyete sahiptirler. Sigara dumanı ve hatta bir yemek tenceresinin buharı bile onların solunum sistemini etkileyebilir. Bu yüzden ferah bir ortamda beslemeniz mantıklı olacaktır. Diğer bir hassas yönleri ise aynen muhabbet kuşlarında olduğu gibi ceryana veya rüzgara karşı dirençsiz olmalarıdır. Birkaç saat cereyanda kalırlarsa maalesef ki ölme ihtimalleri var. Hatta klimanın önünde veya yakınında durmaları çok sakıncalıdır.

Kafeslerini rüzgar alan, cereyana müsait veya klima olan ortamlardan uzak tutmanız gerekmektedir. Mümkünse hava akımı olmayan bir yerde kalmaları en doğru seçenek olacaktır.

Erkek sultanlar yüksek bir ses tonuna sahiptir ve melodik sesler çıkarabilir. Dişiler ise daha az ses tonuna sahip ve tek tip ses çıkarırlar. Bu sayede erkek – dişi ayrımı yapmak kolaylaşır. Ancak yetişkin olana kadar erkek – dişi ayrımı yapmanız zordur. Çünkü erkekler yetişkinliğe eriştiklerinde dişilere kur yapmak için melodik ötüş sergilerler. Aksi takdirde erkeklerden de düz sesler duyabilirsiniz. Dişilerin tam tersi hafif sesleri vardır ve çok farklı sesler çıkartmazlar. Bu sebeple tek bir kuş besleyecekseniz erkek beslemenizi tavsiye ederim. Dişiyi konuşturamazsınız, ancak erkek rahatlıkla konuşacak veya ıslık çalmayı öğrenecektir. Diğer bir yandan cinsiyet tespiti için kanat renkleri, kuyruk renkleri, göz renkleri, yanaklardaki benekler gibi renk ayrımları da kullanılabiliyor.

Bazı kişiler sultan alıp beslemek istediklerinde memnun kalmayabiliyorlar. Bunun en büyük sebebi bilmedikleri için dişi almış olmalarıdır. Hani yakındı? Hani konuşacaktı? Aksine dişiler biraz ters ve saldırgan olabilir. Hele ki yabani olanların sizi bayağı bir zorlayacağını söyleyebilirim. Bazen öyle yüksek sesle ve sürekli olarak öterler ki, üst komşu yeter artık diyebilir. Seçim yaparken bunları göz önünde bulundurmanızı tavsiye ederim.

Sultan papağanlarının en önemli savunmaları gagalarıdır. Dişilerin kendilerini korumak için yılan gibi tısladıklarını da görebilirsiniz. Evet, bildiğiniz tıslıyorlar… Yumurta üzerinde yatıyorlarsa dişilere hiç yanaşmayın derim. Bazı durumlarda eşleriyle bile sert kavgalar yapabilirler. Benimkilerin birçok defa kavga ettiklerine şahit oldum. Elbette ki her seferinde araya giriyorum. Ancak bazı kavgalarda beni umursamadan fena bir şekilde gagaları ile uzun bir süre kavga etmeye devam edebiliyorlar ve kafesin içine elimi sokarak müdehale etmek zorunda kalabiliyorum.

Kısacası ilgi gösterecek saatleriniz (bakınız dakika demiyorum saatleriniz) yoksa, vakit ayıramazsanız mutlaka çift olarak besleyin!

Kafes ortamında beslenenler gagalarını pek fazla kullanamadıkları için, sürekli olarak bir yerleri kemirme eğilimi gösterir. Onlara gaga taşı veya kalamar kemiği alarak gagaları için sağlıklı bir kullanım sağlayabilirsiniz. Aynı zamanda plastik tünek kullanmamanızı öneririm. Tahta tünek veya doğal ağaç dalı kullanırsanız, gagalarının gelişimi için faydalı olacaktır. Eğer gagalarını kullanamazlarsa gagalarının uç kısmı sürekli ve ince bir şekilde uzamaya devam eder. En sonunda gagaları o kadar uzar ki yemleri yiyemez ve tohumları parçalayamaz bir hale gelir. Bu gibi durumlarda kesilmezse (tavsiyem veterinerlerin kesmesidir) aç kalarak ölebilirler.

Sultan Papağanı Kafesi

Diğer bir yandan tünek seçimi de çok çok önemlidir. Çok ince bir tünek kullanırsanız (muhabbet tünekleri gibi) tırnakları ile tüneği tutarken ayaklarını yaralayabilirler. Kafes içerisindeki dışkılar sebebi ile de bu yaralar mikrop kapar ve ölümle sonuçlanabilir. Mümkün olduğunca kalın tünek kullanmanızı tavsiye ederim. Tırnakları ile tüneği tam olarak kavramaları en doğru seçim olacaktır.

Bu özel kuşlar için satın alacağınız sultan papağanı kafesi için dikkatli olmanız gerekir. Özellikle küçük ve dar kafesleri tercih etmemenizi öneririm. Diğer bir yandan büyük papağanlar için yapılan yuvarlak kafesleri de tercih etmemelisiniz. Yuvarlak kafeslerde yön sıkıntısı yaşamaktadırlar. Küçük kafeslerde ise kanat açamamaları onları epeyli zorlayacaktır. Her zaman için daha geniş ve derinliği olan kafesleri kullanmalısınız. Çift olarak besliyorsanız kare ve yüksek kafesler uygun olacaktır.

Sultan papağanı kafesi kuşun ihtiyaçları gözetilerek satın alınmalıdır. Kafesin boyu, eni ve derinliği asla 50 santimden küçük olmamalıdır ama daha büyük olması tavsiye edilir. Sultanlar kafese tırmanmayı sevdiği için kafesin yatay telleri olanları tercih edilmelidir. Dikey tel kullanılan kafeslerde tırmanmak onları çok zorlayacaktır. Ancak unutmayın sultanlar tırmanmayı severler!

Paslanmaz çelikten kafesler önerilir. Paslı kafesler onları zehirleyebilir ve hasta edebilir. Mümkünse pirinç kafesleri tercih edebilirsiniz.

Kafeslerini sık sık temizlemeniz gerekir. Kafes tabanında ise pislikleri yememeleri ve dışkılarına basmamaları için ızgara kullanmanız gereklidir. Eğer ızgara kullanmazsanız kafesin tabanına inip, pis yemleri yiyebilir veya dışkılarına basabilirler. Sultanların sık sık ayakları ile kafalarını veya gagalarını temizlediklerini gözlemleyebilirsiniz. Ayakları temiz kalmazsa maalesef ki mikrop kaparak hasta olabiliyorlar. Bu sebeple kafes dibinde ızgara kullanmak hayati önem taşır.

Kafes seçiminde de muhakkak ki dikkatli olmanız gerekiyor. Kafesin geniş ve büyük olması faydalı olacaktır. Kafesinizin 40X40X50 ölçülerde veya daha geniş bir boyutlarda olması gerekir. Sık sık kanatlarını gerdirir ve açarak esneme hareketleri yaparlar. Eğer kafes küçükse hareketleri zorlaşacaktır. Geniş bir kafes almayacaksanız hiç beslemeye kalkmayın derim. Muhabbet kafası ile düşünmeyin lütfen…

Kafeste salıncak, birkaç ağaç tünek (fazla değil), kraker, yemlik, geniş ağızlı suluk (muhabbet sulukları değil), gaga taşı, kalamar kemiği, kumluk, bir oyuncak ve kemirmeleri için birşeyler olması yerinde tercih olacaktır. Hatta yeriniz genişse bir banyoluk da koymanızı tavsiye ederim.

Eğer uzun süre yalnız bırakılırlarsa tüylerini yolma, yem yememe, saldırganlaşma, strese girme, kafeste sürekli olarak aynı hareketi yapmak ve kafasını kafesin içinde sağa sola vurmak gibi agresif davranışlar gösterebilirler. Bu gibi bir durumda hemen bir eş almanız gereklidir. Bazı dönemlerde ise iç güdüsel olarak çiftleşmek isterler. Çiftleşme eğitimlerinde de agresif tavırlar veya tuhaf hareketler görmeniz mümkündür.

Çiftleşme dönemleri geldiğinde dişiler kuyruğunu havaya kaldırıp, poposunu sürtünmeye çalışırlar. Bu bir çiftleşme hareketidir. Tek olarak besliyorsanız bu hareketi gördüğünüzde bir eş almanız yerinde olacaktır. Erkek ise çiftleşmek için melodik bir şekilde öter, genelde kanatlarını kabadayıların kollarını hafifçe indirmesi gibi hafifçe havaya kaldırıp, sağa sola doğru hızlı hareketlerle belli eder.

Kökeni Avustralya olmasına rağmen Türkiye’ye, Hollanda üzerinden ilk olarak getirilmiştir. Ah şu Hollandalılar, her şeyi sahiplenmişler arkadaş!

Kafesi pek sevmezler ve kanat gerdirmeye başladıklarında kafesi açıp birazcık sağla sola egzersiz hareketleri yapmaları için izin vermeniz gerekir. Uçmak yerine genelde yürümeyi zıplamayı tercih ediyorlar. Peşinizden gelirken de tembellik edip yürüdüklerine şahit olabilirsiniz. Doğası gereği özgür hayvanlar ve sıkça kafesi açıp, kafes üstünde dolaşmalarına izin vermeniz yerinde olacaktır. Hatta kafes dışında beslemek için 1 metre kadar yükseklikte bir tünek onlar için çok faydalı olacaktır. Kafesi de mümkünse yere koymayın yüksek bir yerde konumlandırmanız mantıklı olacaktır. Çiftleşme dönemleri dışında hemen hemen her akşam kafesi açık tutarım ve kafesin üstünde saatlerce takılırlar. Yalnızca yem yemek veya uyumak için kafese girerler. Çiftleşme dönemlerinde ise kafesi (yuvayı) kolay kolay terk etmezler.

Sultan Papağanları Çiftleşme ve Ayrımları

En azından bir yaşına girmiş olmaları ve çiftleşmek için öncelikle eş tutmaları gerekir. Eş tutmak için ise uzun bir dönem beklemek zorunda kalabilirsiniz. Öyle üç beş gün veya bir iki haftada eş tutmayabiliyorlar. Eş tuttuklarında ise bir yuva takarak onlar için ideal bir ortam hazırlamalısınız. Yuvalık ise yine kafes gibi geniş olmak zorundadır. Yaklaşık olarak 30x30x20 gibi boyutlarda yuva kullanmanız gerekebilir. Yuvaya tek girdikleri gibi çift olarak da giriyorlar. Küçük yuva kullanırsanız maalesef ki çiftleşmeyebilir, hatta içerisine hiç girmeyebilirler.

Çiftleşme gerçekleştiği zaman yuvaya kafesin dibine koyduğunuz kağıt havluları veya gazete kağıtlarını parçalayarak taşımak isteyebiliyorlar. Yuvalığın içerisine kum veya talaş koyabilirsiniz. Mümkünse kemirgen talaşı koyun derim, pet shoplarda bulabilirsiniz, ilaçlıdır ve bit gibi parazitlere karşı temizdir. Diğer bir yandan kum da tercih edilebilir. Temiz hayvanlardır, yuvalığa kolay kolay dışkılarını yapmazlar. Hatta biriktirir, mecbur kalınca yuvalıktan çıkar kafese pislerler. Bazı durumlarda o kadar tutarlar ki, kafese pislediklerinde sulu, pis kokulu ve büyük bir dışkı bırakabilirler. Bazen çiftleşme dönemindeki tek bir dışkı ile kafesin altını üstünü boydan boya pislettiklerine şahit olabilirsiniz. Rahatsız etmemeniz gerekir. Hele ki yumurtladıysa dişi hiç yanına yaklaştırmaz. Birkaç gün önceki sevecen, ilgi bekleyen kuş, bir anda tıslamaya, saldırmaya ve yaklaştığınızda size karşı agresif hareketlere başalayacaktır.

Yanak kısımlarında ve kulak bölgesinde genelde turuncu benekleri vardır. Bu tüyler sayesinde ayırt edilmesi kolaydır. Kanat altı, kuyruk tüylerine bakılarak belirli bir yaştan sonra cinsiyet ayrımı yapılabilir. Bazı mutasyon türlerinde ise cinsiyet ayrımı yapmak zordur ve erkeğin melodik ötüşü duyularak karar verilir. Hatta DNA testi yaptırmak zorunda bile kalabilirsiniz.

Bu papağanlar genellikle soluk renkte olduklarında dişi, koyu bir renkte olduklarında da erkek olarak nitelendirilirler. Ancak kesin bir cinsiyet tayini yapmak için, daha farklı yöntemleri tercih etmelisiniz. Genellikle erkek olan sultan papağanlarında, gözlerinin çevresi sarı tüylerle kaplı iken, dişi olanlarında ise beyaz ve gri gibi renkli tüylerle kaplıdır. Erkeklerde konuşma özelliği vardır. Dişiler konuşmadığı ve tek tip öttüğü için erişkinliğe ulaştıklarında rahatlıkla ayrılabilir.

Sultan Papağanları ve Davranışları

Sultan papağanları sürüler halinde yaşayan ve sosyal bir kuş türü olduğu için ek davranışlar sergiler. Diğer kuşlara göre daha fazla davranışla karşımıza gelirler. Büyük bir kısmı yaptığı davranışlarla size bazı şeyleri anlatmak isterler. Birbirlerine bakarak çok sayıda şey öğrenirler ve rahatça iletişim kurabilirler.

Normal Davranışlar

Gaga gıcırdatma: Sultanlar alt gagalarını sağ ve sol tarafa hareket ettirerek ses çıkarırlar. İlk duyduğumda ne oluyor diye şaşırmıştım. Bu hareketi sadece sultan papağanları yaparlar. Bunun anlamı her şeyin yolunda olduğu ve keyiflerinin yerinde olduğunu anlatmaktır. Mutluk hareketi olarak yaparlar ve bu davranışı genellikle uykudan önce gösterirler. Bu sesi çıkartmaya başladıklarında rahatsız etmemeniz yerinde olacaktır. Bırakın mutluluklarının keyfini çıkarsınlar.

Aynı kelimeyi ve hareketleri tekrarlamak: Sultan papağanlarının erkekleri az da olsa birkaç kelime öğrenebilirler. Bunların içinde ilk olarak kendi isimlerini gelir. Hatta isimlerini sürekli olarak tekrar ederler. Bunun anlamı ilgi istemesi, sevilmesi, onunla konuşulmasını istediğidir. Kafeste sağa sola koşturarak ötüş sergilemeye başlarlarsa veya sallanma hareketini tekrarlıyorlarsa dışarı çıkmak istiyorlardır.

Yüksek ve çığlık gibi bağırmalar: Sultan papağanları sahiplerine bir şeyler anlatmayı severler. Rahatsız olduklarında ise gıcık bir sesle yüksekçe bağırırlar. Bu gibi durumda bir şikayetleri olduklarını anlayabilirsiniz. Dışarı çıkmak istiyor olabilirler veya farklı bir şeyden rahatsız olmuşlardır. Sebebini araştırın ve mutlaka rahat etmelerini sağlayın. Kafesin yerinin değiştirilmesinden de hiç hoşlanmazlar. Böyle bir durumda da şikayetçi olarak bu tarz bir tepki verebilirler.

Tıslama ve sallanarak savunma: Dişiler tehdit hissettiklerinde veya korktuklarında kanatlarını hafifçe açarak tıslama sesi çıkarırılar. Erkeklerden de benzer hareketi görebilirsiniz. Tıslama sesi yaklaşma demektir ve kendini koruma iç güdüsü ile yapılır. Yumurtaları varsa yaklaştığınız zaman yumurtaların üstüne çıkarak kanatlarını hafifçe kaldırıp, sağa sola sallanarak tıslama sesi çıkardıklarını sıkça görebilirsiniz. Korkmuştur ve kendini / varsa yumurtalarını korumak için bu hareketi yapıyordur. Üstüne giderseniz parmağınızı kaptırmanız mümkün…

Kafesin içerisinde kanat çırpmak: Sultan papağanları diğer kuşlar gibi özgürdürler. Mutlaka uçmak isterler ve kanatlarını sıkça gerdirmeye çalışırlar. Ancak kafesin içerisinde kanatları uyuşur ve kan birikerek ağrı verebilir. Bu durumda kanatlarını açıp baş aşağıya eğildiklerinde, kanatlarını kafes içerisinde çırpmaya çalıştıklarında veya kanatlarını sürekli olarak gerdirmeye çalıştıklarında anlayabilirsiniz. Elbette ki kafesi açıp birkaç dakika uçurmanız yerinde olacaktır.

Kafesteki eşyaları çıkarmak: Bazen dışarı çıkmak istediklerini veya ilgiye ihtiyaç duyduklarını kafesteki eşyaları sökmeye çalışarak, yemlikleri kurcalayıp çıkarmak isteyerek anlatmaya çalışırlar. Mutlaka bu gibi davranışlarda onlara ilgi gösterin.

Ayaklarından birini kaldırarak gövdesine saklamak: Normal şartlar altında ortam sıcaklığının 25 derece olması gerekir. Sıcaklık 25 derecenin altına düştüğünde ise sultan papağanları üşümeye başlarlar. İlk olarak da ayakları üşür. Bu durumda ayaklarından birini sıcak tutmak için yukarı kaldırıp tüylerinin arasına saklarlar. Muhabbetlerde sıkça bu davranışı görebilirsiniz. Ancak sultanlarda bu davranış üşüdüklerine işarettir ve ayaklarındaki kan dolaşımı için yapılır. Ayak damarları kan dolaşımında etkili olduğundan, ayaklarını altına alarak ısıtmaya çalışırlar. Bunu sık yapmadıklarında normal kabul edilebilir. Fakat ortamın ısısı mutlaka kontrol edilmelidir.

Kaşınmak: Uykudan önce düzenli olarak yapılan doğal bir davranıştır. Bunu yaptığında sulatan papağanın rahatsız etmemelisiniz. Keyfi yerindedir ve tüylerini temizleyerek kaşınmak istiyordur.

Bolca tüy ve kepek dökmek: Bazı dönemlerde sultan papağanları çok fazla tüy dökerler. Tüy değişim dönemleridir ve sürekli olarak kaşındıklarını görebilirsiniz. Kafesin dibinde ise bolca kepek birikir. Bu dönemlerde bırakın rahatça tüy döksünler ve kaşınsınlar. Rahatsız etmemek yerinde olacaktır.

Çiftleşme Davranışları

Gagalarını sağa sola vurmaları: Çiftleşme isteğidir ve genelde erkek sultan papağanları bu hareketi yaparlar. Gagalarını kafesin tellerine, yuvalığın duvarlarına sıkça vurarak dişiye çiftleşmek istediklerini gösterirler.

Kuyruğunu havaya kaldırıp popo sürtmek: Çiftleşme isteğidir ve dişi sultan papağanları bu hareketi yaparlar. Kanatlarını hafifçe düşürerek aralar, ardından kuyruğunu havaya kaldırarak popolarını sürtünmeye başlarlar. Tipik bir dişinin tipik bir çiftleşme davranışıdır. Erkeğin üstüne çıkmasını ister ve çiftleşmek için kızışmış durumdadır. Eğer erkeği yoksa bu hareketi avucunuzun içinde yaptığına bile şahit olabilirsiniz. Erkek yerine size aynı hareketi yaparak çiftleşmeye çalışıyordur. En kısa sürede bir erkek almalısınız.

Melodik ve yükselerek ötüş: Bu erkek sultanların kur davranışıdır. Dişiye bu şekilde kur yaparlar ve dişiyi etkilemeye çalışırlar. Açıkça dişi kuşa erkek kuş çiftleşmek istediğini gösterir. Bu durum sıkça tekrarlanıyorsa bir dişi alarak çiftleşmelerini sağlamalısınız.

Erkeğin ayağını ısırmak: Bu da tipik bir dişi kuşun çiftleşme isteğini gösterir. Yanındaki erkeğin ayağını ısırır ve kafasını aşağıya indirerek üstüne çıkmasını ister. Eğer tek dişi besliyorsanız kafasını aşağıya indirip kuyruğunu kaldırarak sürtünmeye çalıştığını görebilirsiniz. Ancak erkek olursa yanında mutlaka erkeğin ayağını hafifçe ısırmaya çalışır ve üstüne çıkmaya zorlar.

Sultan Papağanı Türleri

ALBINO – Akşın

Akşınlar tüm vücudu beyaz, gözleri kırmızı renkte bir türdür. Vücudu tamamiyle beyaz renklidir ve diğer renk olmamasının sebebi hücrelerinde “melanin” pigmentinin eksik olmasından dolayıdır. Albino kelimesi de buradan gelmektedir. Renk ayrımı yapamadığınız için cinsiyetini kolay kolay öğrenemezsiniz. Cinsiyet için kur ötüşü veya benzer cinsiyet davranışlarını beklemek zorundasınız. Lutino ile White Face çiftleşmesinin ikinci mutasyonudur. En nadir görülen Sultan Papağanı çeşidi olduğunu söyleyebiliriz. Nadir görülmesi, kırmızı gözleri ve bembeyaz rengi, diğer türlere göre çok daha değerli hale getirir.

CINNAMON – Tarçın

Tarçınlar Gri sultanlara çok benzemekle birlikte renk olarak birazcık daha kahverengiye doğru kayarlar. Sadece gri kısımlar daha açık renkte, kahverengiye doğru çalar ve ayak ile gagada ki siyahlık çok az olur ya da hiç olmaz. Bunun nedeni bir geninde melanin üretimi azalmasıdır. Bu gen melanin üretimini baskılayarak tüylerin koyu bir renk almasını engeller. Bu aynı zamanda Tarçın geni taşıyan çapraz mutasyonlarda renklerin daha açık olmasını da ortaya çıkarır.

Kanatlarının kenar kısımları beyaz ve ortalama iki cm kalınlığında beyaz şeritlerden meydana gelir. Yüz kısımlarında turuncu benekler vardır. Bu türün cinsiyetleri yüzlerinin rengine göre değişiklik gösterir. Ayak, gaga ve parmaklar normal gri sultan papağanlarına göre daha açık ve pembeye dönüktür. Erkekler yüzlerinde sarı bir maske üzerinde turuncu bir benek taşırken, dişiler daha gri bir alan üzerinde mat turuncu benekler halindedirler. Erkeğin suratı Gri de olduğu gibidir ve ilk tüy değişimde sarıya döner. Dişilerde ise gri olarak kalır.

LUTINO – Limon

Limonlar sultanların beğenilen türlerinden birisidir. Vücutlarında sarı ve beyaz renklerden oluşur. Tamamen sarı ya da tamamen beyaz olabilecekleri gibi yarı yarıya da olabilirler. Yanaklarında turuncu benekleri vardır ve dişi ile erkeği birbirinden ayırtmak zordur. Sadece yüz kısımları sarı olabileceği gibi kanatlarında da bazen sarılık görülebilir. Dişilerin kanatlarının altındaki tüylerde açık renk barlar vardır ancak bazı çok açık renk tüylere sahip Limonlarda bu barların görülememesi sebebiyle cinsiyet tahmininde hatalar yapılır. Bazı Limonlar kırmızı gözlere sahiptir. Dış görüntüsü beyaz renkli olup, yanağında turuncu benek olan bir cinsi olarak sıklıkla görülürler. Hücrelerinde sarı pigmentleri de bulunur.

GREY – Gri

Sultan türünün doğal yaşamda en çok karşılaşılan ve doğal rengi olarak bilinenler Grilerdir. Griler Normal Grey olarak adlandırılırlar ve vücutlarının tamamı koyu gri tüylerle kaplıdır. Kanatlarda simetrik şekilde beyaz barlar vardır ayrıca alt kısmından, kuyruk sonuna kadar sarı yatay çizgiler bulunur. Gaga ve ayaklarının bir bölümünde siyah lekeler görülebilir. Yanakları pembe beneklidir. İlk tüy değişimine kadar tamamının yüzleri vücutları ile aynı renktir. İlk tüy değişimden sonra erkeklerin yüzü sarıya döner, dişilerin ise gri olarak kalır. Dişi ile erkeğini yüzlerinde bulunan renklerden ayırmak mümkündür. Yavru iken hem dişi hem erkek dişi gibi gözükür. Erkeğin yüz rengi olgunlaştığı zaman açılma gösterir. Doğal olarak küçükken cinsiyet ayrımı yapmak zorlaşır. Diğer tüm melezlemelerin içerisinde bu tür ata olarak görülür.

PEARL – İnci

İnci cinsi sultanların bir tüyünde iki renk bulunur.Tüylerin köklere doğru olan kısımları ile uç kısımları farklı renklerde olmaktadır. Bu renk farkı tüylere kontür çekilmiş görüntüsü verir. Anne ve babasının hangi mutasyondan olduğuna göre tüylerindeki renklerin – sarı,beyaz ve gri- nasıl olacağı belli olur. İnci türünün de turuncu benekleri vardır. Bu sultan türü diğer hiç bir türde olmayan bir gene sahiptir. Bu gen sayesinde bir tüyde iki renk oluşumu gözlenir.

Özellikle değişik mutasyonlardan değişik göğüs renkleri ortaya çıkabilir. Ancak ortak nokta sırt ve kanatlarda ki kırçıllı tüylerdir. Bu tüyler ilk tüy değişiminde erkeklerde kaybolur. Erkek İnci sultanları genelde Tarçın veya Normal Gri ile karıştırılırlar, ancak bu kuşlara dikkatli bakılırsa bütün kırçıllı tüylerini kaybetmedikleri görülür. Özellikle kuyruk altında ve ensede İnci tüyler kalır. Dişi İnciler ise hayatlarının tamamını kırçıllı olarak sürdürürler.

PIED –  Alaca

Bu tür aslında Tarçın ile Limon cinslerinden oluşan bir melezidir. Alacalar çok sık rastlandığı için artık bir tür olarak kabul edilir. Limonlar gibi sarıdan beyaza değişik tonlar taşımasının yanı sıra kanatlarında simetrik şekilde gri tüyler vardır. Gri tüylerin miktarı ve şekli değişiklik gösterebilir. Dışarıdan gözle cinsiyet tahmini çok zordur. Vücutlarında sarı, beyaz ve gri renkler bulunan Sultan Papağanı olarak karşımıza çıkarlar. Yüz ve kanatları açık renklidir. Kanat üstlerinde ise gri renkler bulunur. Renklerin dağılımı kuştan kuşa baskın genlere göre değişir. Bu türlerin suratında turuncu benekler de vardır. Genellikle kanatları ve yüzleri açık renktir, ayrıca kanatlarının üstünde gri lekeler bulunur. Cinsiyet ayrımı için erkeklerde kur ötüşü beklenmesi gerekebilir.  Melezlerinde Açık Alaca, Koyu Alaca ve Temiz Alaca gibi renk dağılımlarına göre isimler kullanılır. Temiz Alaca (Clear Pied) türü çok karıştırılır ve ayaklarındaki koyu renklerden Alaca türü olduğu anlaşılabilir.

SILVER – Gümüş 

Gümüş sultan türü, Normal Griden türemiş bir alt türdür. Gümüş sultanların tamamında kafa sarı vücut en acık tondan gri renklidir. Ayaklar ve gaga pembedir ve siyah leke barındırmaz. Bu türün en belirgin özelliğidir. Dişilerinin kanat tüylerinin altında sarı barlar vardır. Silver White Face (Gümüş beyaz yüz) alt türü çok nadir görülür. Albino ile Silver mutasyonlarının oluşumudur. Baskın genler sebebi ile her yavrunun bu şekilde olma garantisi de yoktur. Yüzlerindeki beneklerinin turunculuğu ve sarılık da diğer türlere göre daha soluk bir renktedir. Oldukça az rastlanır ve renkten cinsiyet tahmini maalesef ki yapılamaz.

WHITE FACE – Beyaz Yüz

Beyaz Yüz sultanlar Albino (Akşın) haricinde yüzünde turuncu benekleri olmayan diğer sultan papağanı türüdür. White Face ancak Akşınlardan farklı olarak gri ve beyaz renkleri üzerinde taşımaktadırlar. Bu renklerin nasıl dağılacağı kuşun anne ve babasının türüne göre belli olur. Beneksiz gri ve beyaz bir Tarçınlar gibi veya beneksiz bir İnci gibi de görülebilir. Beyaz Yüz türünün bütün vücudu gri tüyler ile kaplıdır. Erkeklerinde ilk tüy dökümünden sonra beyaz bir surat belirir. Dişilerinde ise sura tamamen gridir. Ancak hiç bir şekilde turuncu yanakları olmaz. Cinsiyet ayrımı da bu şekilde belirlenir.

Sultan papağanı için zararlı olan besinler

Sulatanlara aşırı yağlı, şekerli ve tuzlu besinler kesinlikle verilmemelidir. Bunun dışında çikolata, alkollü içecekler, kahve, gazlı içecekler, soğan, kuru meyveler, elma çekirdeği ve mantar gibi yiyecekler sultan papağanları için zararlıdır. Tereyağı, margarin, patates cipsi, kek, dondurma, konserve türü besinler, kurabiyeler tavsiye edilmez. Bu tarz besinler kuşlarınıza zarar verir ve sonuçları çok kötü olabilir.

Gelelim Sultan Papağanı Özelliklerine

  • Erkekleri konuşabilir, ıslık çalabilir ve evcilleşmeye meyilli hayvanlardır.
  • Sosyaldirler sizinle oyun oynamayı isterler.
  • Çok sakin hayvanlardır, davranışları ile sizinle iletişim kurarlar.
  • Oyun oynamayı çok severler. Evcil olanları sürekli oyun oynamak isterler.
  • İnsanlarda kısa zamanda alışırlar. Kalabalık ortamları severler.
  • Zeki hayvanlardır ve farklı karakter yapısına sahip olabilirler.
  • Yetişkin Sultan Papağanları çok zor eğitilir. Yabani olanlar sizi epeyli zorlayabilir.
  • Genç sultan papağanları kolay eğitilirler ve çabuk öğrenirler.
  • Gençler ilk üç aydan sonra konuşmaya veya tekrar etmeye başlarlar.
  • Erkekler en fazla birkaç kelime konuşabilirler.
  • Dişi olanlar tek sıra olan sabit ve gıcık bir ses çıkarırlar.
  • Erkek olanlar korna ya da kapı zili benzeri ses çıkarırlar.
  • Erkekler melodik bir ötüş sergilerler ve cinsiyet ayrımında önemlidir.
  • Hareketleri ile sahibine bir şeyler anlatabilirler. Davranışları ile iletişim kurarlar
  • Çok uzun süre uçabilme özelliğine sahiptirler.
  • Bulunduğu ortamdan rahatsız oldukları zaman çığlık atarlar ve kafeste ortaya buraya koştururlar.

Sonuç olarak kedi veya köpekten hoşlanmayan ancak insanlarla iletişim kurabilen, çabuk alışan bir hayvan arıyorsanız sultan papağanlarını tercih edebilirsiniz. Son 2,5 yıldır bir çift besliyorum. Dişi olan Pearl (inci) ve erkek olan Grey (gri). İlk çiftleşme için 3 ay beklemek zorunda kaldım. İlk başlarda dişi pek yaklaşmıyor erkek ise sürekli melodik kur ötüşü sergiliyordu.

Çiftleşme de zor bir iş! İlk çiftleşmede amatörlüklerinden olsa gerek, iki yumurta yaptılar ve ikisi de boş çıktı. Gerçi dişilerin ilk yumurtaları genelde boş olur. İkinci çiftleşmede ise bir tanesi dolu, diğeri boş iki yumurta daha yaptılar. Maalesef ki yumurtaların üzerlerine pek fazla oturmadıkları için dolu yumurtada yavru oluşmadı. Üçüncü çiftleşmede yine iki yumurta yaptılar ve ikisi de dolu yumurtalardı. Bir tanesinden yavru çıktı, diğerini bu sefer boş bıraktılar ve üzerine yatmadılar. Yavru ise anneden geçen bir hastalık sebebi ile (gırtlakta oluşan balgam yemek borusunu tıkamıştı) yirminci gün hayatını kaybetti.

Şimdi ise 4,5 yaşına geldiler ve çiftleşme konusunda uzmanlaştıklarını söyleyebilirim. On gün kadar önce ilk yumurta geldi, iki gün sonra ikinci yumurta ve iki gün sonra üçüncü yumurtayı yaptılar. Şu an erkek ve dişi nöbetleşe yumurtaların üstünde yatıyorlar. Hiç boş bırakmadıklarını rahatlıkla söyleyebilirim. Yaklaşık 15 gün sonra üç yumurta da çıkmış olacak. Bakalım bu sefer üretime geçmiş olacağız…

Ana Görsel Kaynağı: Deposit Photos

“Sultan Papağanları ve Türleri” üzerine 45 yorum

  1. Blogun alışılagelmiş amacı dışında ayrı bir makale olmuş. Blog hacklendi mi yoksa? :) Bir papağan alacağım da, Türkiye’de yok. Sarı Başlı Caique Kayık Papağanı.

    Cevapla
      • Abi o makaleni okumamıştım, okuduğum iyi oldu. Seni biraz daha böğrümüze sindirdik :) Bu İstanbul’ hiç bilmem. Geldim gördüm hemen hemen bi 6 sene önce, ayrı bi galaksi sanki. (Adana’ya ayıp olmasın.) Birkaç yeri gezdim gördüm, hoş ve güzel. Yaşanılası yer; yalnız bir memur maaşı olmuyor orada. Maddi açıdan yaşayamam. Doğma büyüme Ankaralıyım. Aslen Ordu. Yazını, roman tadında okudum. Yalnız şu sitenin temasını değiştir pls. pls. pls…

        Cevapla
  2. öteden beri alışıla gelmiş yazılarınızdan farklı eğlenceli bir yazı olmuş.tebrikler

    Cevapla
  3. Merhabalar. Değerli bir kaynak olmuş, ellerinize sağlık. Sormak istediğim bir şey var. Ortam sıcaklığı 25 derecenin altına düşmemeli demişsiniz. Biraz fazla geldi gibi bana. Bu dereceyi hangi şartlarda ne kadar esnetebiliriz. Zira şu an bulunduğum yer 25 derecenin altında ve kuşum üşüme emareleri göstermiyor.

    Cevapla
  4. Benim 5 aylik kusum var erkek diye aldim henuz islik ve kur otusu yok ancak son 1 aydir cok nadir(10 gunde bir ) 6-7 saniyelik suren mirildanma gibi sesler cikariyor.bu sesleri genelde odada ona bakmazken veya tek basina iken yapıyor.ancak cok az sıklıkla yaptigi icin emin olamadim disiler bu sekilde ses cikarirmi.veya cinsiyet icin erkenmidir

    Cevapla
  5. O kadar güzel anlatmışsınız ki ben de de dişi sultan var tüm davranışları gösteriyor tek sorunumuz son zamanlarda yere inerek parkelerin köşesini yiyor kemirmesi için uygun ağaç dalı bulmalıyım badem ve bambu ağacı zararsız imiş, teşekkür ederim.

    Cevapla
  6. cok severek baktım her gün temizliğini yaptım herşeyiyle ilgilendim o benim tek arkadaşımdı. geçen hafta bi anda hastalandı petshopa götürdüm. bi kaç gün baktı ilaçlar hazırladı evde ilgilendim onunla. gündüz cok iyiydi hareketliydi ama az önce maalesef ki ölmüş. o kadar kötüyüm ki canımdan can gitti. şimdi ne yapacağım bilmiyorum..

    Cevapla
  7. Merhaba bende disi sultan var 1 aylikken bemdeydi suan 11 aylik ancak suan yanina es alma sansim yok elimden geldigimce ilgi gosteriyorum her bos zamanimda onunla ilgilemirim.es almadan yasayabilir mi ? Kizginlik yumurtasi yapabiliyorlarmis boyle bir durumla karsilasirsam neyapabilirm tesekkurler.

    Cevapla
  8. Merhaba
    Bize verildiğinde erkek dediler geçen yil yumurtladı Kızgınlık yumurtası erkekte yapar dendi
    Yazıyı okuduğumda disi olduğunu çözdüm
    2 aydır 6 defa yumurtladı altından aldığımızda normale dönüyor bir süre sonra tekrar başa dönüyoruz
    Su anda yaşı 14 ne yapalım

    Cevapla
  9. Bendede cift sultan var . Erkek 2 yildir bende konusuyor. Disiyi 7 ay once aldim ayni kafesteler hep yuvalikta vardi ama ciflesmiyorlar. 2 gun once buyuttum kafesi sonra karisim dediler mama ondan yaptim koydum suan disi erkegin yanina gidiyor kafasini egiyor altina girmeye calisiyor ama erkek disinin kafasini kekiyor disi kaciyor geri geliyor. Sonra erkek kafasini heryere tak tak vuruyor oda ciflesmek istiyor ama ciflesmiyorlar yuvaligida sokmustum gerimi takmam gerekli ?

    Cevapla
  10. allah razı olsun teşekkürler

    yalzın bunların fiyatları nedir lütfen yazabilirmisiniz

    fiyat fiyat fiyat!!!!!

    Cevapla

Turgay Çam için bir cevap yazın Cevabı iptal et

teakolik hamza şamlıoğlu blog logo

Wordpress altyapısını kullandığımız bu sistem, Sunucu Çözümleri firmasında yüksek performans sağlayan özel sunucularda barındırılmaktadır. Görüntülemek için en iyi Chrome tarayıcı, 1920x1080 çözünürlük ve Full HD Android telefonlarda çalışır. Ayrıca Sitedeki içeriği istediğiniz gibi çarpabilirsiniz. :)