Zayıf Olduğunu inkar etme..!

Diğer, Genel, Güncel 5 Yorum »

Bugün Ferruh Mavituna‘ da okuduğum bir makale ilgimi çekti çok güzel bir noktaya temas etmiş özelliklede Bilgi-İşlem dalına ve diğer konulara.. Bende birkaç şey eklemek isterim öncelikle Ferruh Mavituna‘nın bu makalesini okumanızı tavsiye ederim sonrada aşağıda benim yorumlarım…

Zayıf Olduğunu Bil


Ferruh gerçektende güzel bir noktaya temas etmişsin. Özelliklede eklemek istediğim bir kısım var..
Bilgi-işlem ciyim diye geçinen birçok tip hala Vista’yı parmaklarının ucuna almamış durumda.. Hatta yorum bile yapıyorlar kimi Vista tavsiye ediyor kimide etmiyor kimi PC alırken bile kullanıcıya Vista destekli PC nedir söylemiyor ve uyarmıyor..

Teknoloji aslında söylemek istediğim bu teknolojiyi ne kadar takip edebiliyoruz ki ?
Eğer sonuna kadar teknolojiyi takip edebiliyorsanız o zaman Güçlü yanınız ortaya çıkmaya başlar.. Mesela Network uzmanısınız fakat Vista kullanmadığınız için Vista ‘nın TCP IP protokollerini bilmiyorsunuz yada UNix hiç hayatında kullanmamıştır en baba ağ bilgisi olsun Pardus ü bile eline alınca zorlanacaktır..
Teknoloji ‘yi takip gerçektende çok zor ve para isteyen birşeydir. Ayrıcada imkan gereklidir..
Eğer Teknolojiyi takip için elinizden geleni hatta fazlasını yapabiliyorsanız ..

İşte o zaman elinizdeki imkanlarıda beraberinde kullandığınızda bir HACKER, Bir Ağ uzmanı, bir Ferruh Mavituna olabilirsiniz.. Yada Ferruh‘un söylediği gibi

PARAYI KIR, KÖŞEYİ DÖN…

Aslında hiçkimse herşeyi tam olarak bilemez..

Önemli olan bence..

Bilgidiğin Konuda uzman olmaktır..

Yazar: TEAkolik

Yeni Host’umuz InternetSahibi.Net

Diğer, Genel, Güncel, Haberler, Karalama, İnternet Henüz Yorum Gönderilmemiş »

Merhaba arkadaşlar son 48 saattir sistemimiz kapalıydı ve sürekli hata vermekteydi. Aslında son 1 aydır Bandwidth lerden kaynaklanan sorun internet sitemizin kapanmasına ve hata vermesine neden olmaktaydı. Sistemimizde özelliklede WP ‘nin WP-Config.PHP hatasına son birkaç gündür denk gelenleriniz vardır. Neyseki bu sorunu aştık.

İnternet Sahibi Firması ile Sponsor olarak anlaştık ve sistemimiz şuan itibariyle çalışır ve kararlı hale geldi.

Peki neydi sistemin bu hale gelmesinin nedeni ?

Bu soruyu çok defa duydum sizlerden gelen mailler bu soru üzerine yoğunlaşmaktaydı. İnternet sayfamız son 1 yılda büyük bir hızla yükselişe geçti ve bunun da yanısıra siteye gelen ziyaretçilerin artması ve MYSQL ‘i ve Server makinamızı aşırı şekilde yormaya başladık. Şuan itibariyle istatistiklerimize bakarsak

102.634 Ziyaretler

98.680 Sadece Farklı Ziyaretçiler

169.353 Sayfa Görüntüleme Sayısı

1,65 Ortalama Sayfa Görüntüleme Sayısı

00:01:15 Sitede Geçirilen Süre

69,30% Hemen Çıkma Oranı

84,66% Yeni Ziyaretler

Burada da gördüğünüz gibi 100 bin tekil hiti aylık olarak devirdiğimizi görebilirsiniz. Bunun anlamıda Aşırı Bandwidth harcamak ve Server makina üzerinde aşırı RAM kullanımına sebep olmak.. Sitenin Logo’su yukarıda iken 60GB Bandwidth yedik ve Logomuzu kaldırmak zorunda kaldık Logo kalkmış hali ile 40 GB Bandwidth e kadar ulaştık.

İlk başlarda KoloniHost firması ile çalışıyorduk sağolsunlar bizi uzunca bir süre taşıdılar daha sonrada DinopSys Firması ile iletişime geçtik ve bizim ikinci sponsorumuz 0ldu. Şimdi ise InternetSahibi.Net firması ile yolumuza devam ediyoruz. Özelliklede Kolonihost ailesine ve Dinopsys.Net ailesine buradan teşekkürlerimi sunarım destekleri ve çalışmaları için.

InternetSahibi.Net sağolsunlar bize Sınırsız Bandwidth verdiler. Gerçi Sınırsız diye birşey yoktur ama benim şuan itibariyle 60GB Bandwidth yiyerek limitlerini zorlayacağımı sanmıyorum :)

İleride 2 sene sonra belki :)

Gelelim yeni Sponsorumuz internetsahibi.net ‘e ..

INTERNETSahibi.net Internet Hizmetleri ŞENSES ELEKTRONİK* tarafindan desteklenen ve internet üzerinden Web Hosting, Dedicated ve IRCd Shell satışı yapan bir firmadır.

INTERNETSahibi.net Int. Hiz. 2000 yılında faaliyete gecmiş ve alanında deneyimli ekibiyle hizmetlerine başlamıştır.

Destek konusunda gerçektende kaliteli çalışıyorlar. Herhangi bir sorunla karşılaşırsanız anında müdehale ediyorlar ve sistemleri kararlı halde çalışıyor. Hız konusunuda bizzat denedim. Eğer bir internet sayfanız var ve Aylık 100Bin tekil hite sahipseniz benim gibi Host bulmakta zorlanabilirsiniz. İşte bu durumda size

Ns1 Windows 2003 Sunucusu
Windows Hosting Müşterileri için hazırlanmıştır. MySQL ve MsSQL Veritabanı hizmetlerinin bulunduğu serverımızdır.

Kontrol Paneli : Helm V3.1.7
Datacenter : DGN Teknoloji (TR)
Nameserverlar:

ns1.internetsahibi.net - 212.175.219.120
ns2.internetsahibi.net - 212.175.219.121

Sunucusunu tavsiye ederim. Özelliklede Xenon işlemcilerle desteklenmekte..

Linux host, Windows Host , Reseller ve Dedicated gibi hizmetleri bulunmakta..

Fiyatlarını görmek isterseniz http://www.internetsahibi.net adresini tıklamanız yeterli..

Bu akşamlık bu kadar artık sistemimiz kararlı ve sorunsuz olarak çalışmakta. Şimdi yenilik olarak bir Thema çalışması ve English.teakolik.com adresimizdeki İngilizce yayınımıza ağırlık vereceğiz…

Gecikmeler ve geç gelen yorumlar için özür dileriz. Şuan itibariyle %0 veri kaybı ile devam ediyoruz. Yakında WP 2.3 güncellemesi ile karşınızda olacağız.. Desteğiniz için teşekkür ederiz.

TEAkolik : Administrator

RXT : CoAdmin

Nil_Lin : Editör

Managanalyst : Deneme Editör

Sponsor :

internetsahibi.gif

Yazar: TEAkolik

Biraz… “Yalnız Kalmaya İhtiyacım Var.”

Diğer, Karalama 15 Yorum »

Sevdiğiniz canınızdan çok değer verdiğiniz insan… Tam da evlenecekken neden Biraz zamana ihtiyacım var. Yalnız kalmam lazım bir süre . diye sevdiğiniz size bir akşam üstü onu 1 haftadır görmemişsiniz ve tamda özleminizi giderecekken size. ..

Biraz zamana ihtiyacım var. Yalnız kalmam lazım. Ben seni ararım sonra.

Dese..

Ne hissedersiniz ?
Ne düşünürsünüz ?
Ne yapardınız ?
Ne gibi bir çare ?
Suçlu mu hissedersiniz ?
Suçsuz mu ?
Yoksa öylesine bırakır mısınız ? Kendi haline ?
Yada ona dahada sıkı bağlanır mıydınız ?

1 Hafta yalnız bırakır mıydınız ?
1 Hafta aramaz mıydınız ?

Şuçumun ne olduğunu nerde hata yaptığımı sorarak hatayı kendimde aradım. Fakat sorumsuz olduğumu söyledi sadece sorumsuz ? Peki nerede sorumsuzluk yaptım ?
1 Hafta sabretmem gerekecek sanırım…
Sizce ?

Yazar: TEAkolik

Döndüm…

Genel, Güncel, Karalama, Linux 1 Yorum »

Tekrardan merhaba arkadaşlar Ankara’dan döndüm yorumlarınıza cevap vermeye devam edeceğim. Bu arada Ankara’da aklıma geldi Pardus Günlerim başlığı altında sizlerle PARDUS işletim sisteminden bahsedeceğim. Nedir ne değildir. Nasıl edilir nasıl kurulur kullanımı zorlukları kolaylıkları felan falan…

Pardüs Günlerim makalelerimi hemen yayınlamaya başlıyorum.

Tabi ki öncelikle pardus kurmamız gerekiyor.

| Pardüs Ürünler | Pardüs Projeler | Pardüs Belgeler

Pardus... Özgürlük İçin...

Pardus Türkiye internet sayfasından indirip kurabilirsiniz. Pardüs kaynaklarına ve pardus kurulum dosyalarına ihtiyacınız olabilir. Ben pardus ‘ü ISO imajı olarak indirdim CD ye çektim ve bilgisayarıma kurdum.

Eğer Windows’unuzda önemli bilgileriniz var ve windows’u silmek istemiyorsanız benim yaptığım gibi kendinize bir yedek disk alın ve onun üzerine Pardus’ü kurun.

Normal şartlar altında bende 250GB disk vardı birde 80 GB Samsung 250GB lık Western Digital diskimde Windows’um yer alıyor. 80 GB lık Samsung Sata2 diskimi boşalttım ve pardus ‘ü kurdum.

Kurulumu aslında çok basit ve rahat Türkçe arayüzünde zaten sizlere neler yapmanız gerektiğini söylüyor. Burada size not olarak söylemek istediğim birşey var aslında kurulum sırasında dikkatimi çekti. Sistemimde 2 disk var ve kurulum esnasında size Hangi diske kurmak istediğini soruyor. Yanlışlıkla Windows kurulu diskinizi seçmeyin. Eğer bir diskte 2 işletim sistemi kullanmak istiyorsanız o ayrı ama bence ileride kaldırmak felan isteyebilirsiniz yada canınızı sıkabilir veyaht hoşnut kalmayabilirsiniz. Bunun için size tavsiyem yedek bir diske kurun ve kurulum esnasında Windows yüklü diski seçmeyin :)

Kendi makinama hızlı ve rahat bir şekilde kurulumu yaptım. PARDUS CARACAL CARACAL versiyonu hem görsel hemde kullanılabilirlik olarak çok hoşuma gitti diyebilirim.

Bir Teknik destek Uzmanı olarak ilk yaptığım şey güncelleme oldu tabi sistem tepsisinde zaten bana güncelleme bulduğunu ve yüklemek isteyip istemediğimi soran PAKET YÖNETİCİSİ tıkır tıkır internetten tüm paketleri indirdi ve kurdu.

Vay beaa deddim ne güzel bütün iş bitti hemen sırada Anti-Virüs programı var onu kurayım dedim kaldım… :) AVG yi tercih ettim ama AVG sitesinden indirdiğim RPM paketini sisteme kuramadım malesef. Çünkü Pardus ün RPM desteği yokmuş…

Kendine özel .pisi olarak paketleri var bu paketlerde DEPO klasöründe yer alıyor. İyi güzelde depo klasörünüzdeki Anti-Virüs programını istemiyorum ben AVG kuracağım dedim… Bunuda isterseniz sizlere daha sonraki makalemde anlatırım.

| Pardüs Ürünler | Pardüs Projeler | Pardüs Belgeler

Yazar: TEAkolik

Başkent’e Gidiyorum.

Diğer, Genel, Güncel, Karalama Henüz Yorum Gönderilmemiş »

   Merhaba arkadaşlar 3-4 günlüğüne ofline olacağım. Arkadaşım Ferdi’nin düğününe Ankara’ya gidiyorum. Düğününe 4 gün kala başka bir arkadaştan öğrendim oraya vardığımda bir güzel fırça atacağım… Neyse sanırım unutmuştur unutması doğal o kadar düğün telaşı vardır ki. ama bu mutlu gününde onu yalnız bırakmak olmaz.

        Birde gelinimizi görmüş oluruz. Gerçi Ferdi kardeşime kimseyi yakıştıramıyorum ama o evleniyorsa ve o seçtiyse eminim birbirlerine yakışıyorlardır.  ..

   Düğüne gidiyorum dedim de benim düğün tarihi belli oldu.. Yakında çok yakında diyebilirim. Nişanım’ın üzerinden daha birkaç ay geçmesine rağmen düğün için start verdik. Gerçi 4 ay kadar bir süre var. Bu süreç içerisinde mobilyaları ve diğer ev eşyalarını tamamlamam gerekecek. tabi buda büyük bir borcun altına girmek demek.. Balıklamasına atladık bakalım hayırlısı inş. Hayırlısıyla bizde yakında evleneceğiz.

       Döndüğümde yorumlarınızı onaylayım cevap vermeye devam edeceğim. Azcık bekleteceğim arkadaşlar göstermiş olduğunuz ilgiden dolayıda teşekkür ederim.. Eğer orada internet bağlantısı bulursam hemen PC başına geçip yorum yaparım. Bu arada ben yokken RXT arkadaşım yani Yeni Editörüm sizlere yazı yazmaya ve yardımcı olmaya devam edecek.. Hadi kolay gelsin.

Yazar: TEAkolik

Google Position Checker v0.5 by Ferruh Mavituna

Karalama, Yazılım, İnternet 1 Yorum »

www.r10.net küresel ısınmaya hayır seo yarışması

kelimelerini Google de ararken bu yarışmaya 2 gün önce katılmama rağmen acaba kaçıncı sıradayım diye merak ettim. Hemen en üstten itibaren saymaya başladım. 1, 2, 3, 4, 5, …. 45, 46, 47.. ya bunun daha kolay bir yolu yokmu diye düşünürken bir anda aklıma geldi. Ferruh Mavituna‘nın Google Position Checker v0.5 sistemi … Çok basit.. hemen kaçıncı sırada olduğumu gösterdi.

Google Position Checker v0.5 Nedir ?

Google arama motorunda bir kelimeyi aradığınızda size toplam bulduğu sonuçlar arasında kaçıncı olduğunuzu gösteriyor.

 

What is Google Position Checker ?
This is a simple tool allows you to learn your google position for a search string.

Yani bu sayede Google de kaçıncı sırada yer aldığınızı görebilmektesiniz. Bunu farklı amaçlarda da kullanabilirsiniz mesela bir internet sitesinin Google ‘de ne durumda olduğunu yazdığınız makalelere Google’nin ne kadar önem verdiğini felan falan..

Konumuza geri dönersek.

Google Position Checker v0.5 Nasıl Kullanılır ?google_position_checker.gif

1. Arayacağınız kelimeyi veya kelimeleri giriyoruz.

Ör: www r10 net küresel ısınmaya hayır seo yarışması

2. Web Sayfanızın URL sini giriyorsunuz.

Ör: http://www.teakolik.com

3. OK butonuna basıyoruz. İsterseniz Language gölümünden bir dil seçip o dilde aramada yapabilirsiniz ben ANY olarak bıraktım yani dokunmadım ki tüm dillerde arama yapsın.

Google Position Checker v0.5 Usage

  1. Enter a query to search
  2. Enter your website URL
  3. Press “OK”
  4. See your position in Google for this querystring

Results bölümünde bana 247. sırada olduğumu söyledi

Çok basit ve rahat bir kullanımı var.

NOT: Ferruh kardeşim programa bir ek güvenlik koymuş ard arda arama yapamıyorsunuz sanırım günlük arama limitiniz 3.

Adres : http://ferruh.mavituna.com/google/ adresinde görebilirsiniz.

Visit : http://ferruh.mavituna.com/google/

Yazar: TEAkolik

Küresel Isınma Nedir Sebepleri Nelerdir ?

Diğer, Genel, Güncel, Haberler, Karalama, İnternet 1 Yorum »

Küresel Isınma Nedir ? Sebepleri Nelerdir? Bahsetmek istedim.Biz insanlar tarafından atmosfere yayılan gazların özelliklede karbon gazının ve monotsit dioksit türevlerinin sera etkisi yaratması sonucunda dünya yüzeyinde sıcaklığın artmasına küresel ısınma deniyor. Bir nevi dünyanın yüzeyinin güneş ışınları tarafından ısıtılıyor olmasıdır.

Sizlere daha güzel anlatmak için biraz daha ayrıntıya gireyim ve farklı bir dille Küresel Isınma nın sebebini ve Sera Etkisinden bahsedeyim.

Dünya atmosferinde bildiğiniz gibi gazlar vardır ve farklı yoğunlukta farklı gazlardan oluşur. Bu gaz tabakası güneş ışınlarına karşı geçirgendir. Güneş ışınları dünyaya atmosferden geçerek gelir ve kara parçalarına çarparak geri döner bu süreç içerisinde dünya yüzeyi güneş ışınlarındaki ısıyı emer ve dünya yüzeyindeki sıcaklık artış sağlar.

Gelelim en önemli noktaya. Biz dünyalılar yani insanlar o kadar çok karbondioksit CO2 üretir hale geldik ki.. Kömür, Araba Egzosları, Amerika kıtasındaki insanlar , parfüm şişeleri …. vs.. Atmosferde karbondioksit gazları bir tabaka oluşturdu. Bu tabakanın yoğunluğuda git gide artıyor. Normal şartlar altında atmosferde bulunan AZOT ve Oksijen güneş ışınlarına karşı geçirgendir yani dünyaya gelip çarpan güneş ışığı geri yansıyarak uzaya gider. Yani bir güneş ışını ir kez çarpar dünya yüzeyini azıcık ısıtır ve geri döner..

Geri dönerken ATMOSFER tabakasında sonradan oluşmuş CFC ve CO2 gazlarının o yoğun tabakasına çarptığı zaman uzaya gideceğine tekrar dünya yüzeyine geri dönüyor. Neden mi ? Çünkü biz insanların yapay şekilde dünya atmosferine oluşturduğumuz bu CFC ve CO2 gazları gerçirgen değil aksine yansıtıcıdır. Bu nedenle Güneş ışını atmosfere geri döndüğünde bu gazlara çarpıp tekrar dünya yüzeyine dönüyor ve karaya çarparak tekrar ısıtıyor.

Ş öyle düşünebilirsiniz birkez dünyaya çarpıp geri dönen bir ışın 1 derece ısıtırsa .. Aynı ışın geri dönüp 2. ve 3. kez karaya
İşte bu… Yani arabanızı güneşin altına part etmeniz gibi bişey.. Güneşten gelen ışın ön camdan geçiyor torpidoya çarpıyor ortama ısı veriyor ve geri dönerken arabanın tavanına sekip tekrar torpidoya çarpıyor kapılar da kapalı ne olacak ortam sıcaklığı iyicene artıyor. Sonuç arabaya bindiğinizde suratınıza resmen alev püskürüyor..

Peki ne olacak ?

Aslında birazcık daha fazla ısınıyoruz deyip geçmeyelim. Doğanın dengesini tamamen alt üst etmiş oluyoruz. Dünya yüzeyi gereğinden fazla ısınıyor. Kutuplardaki buzlar hava sıcaklığındaki artış nedeniyle eriyor.. Kutuplardaki buzların anormal erimesi okyanuslardaki suyun artışına neden oluyor. Okyanuslardaki suyun artışı kıyılardaki su miktarını artırıp giderek suya gömülmeye neden oluyor. Okyanuslardaki sıcak su ve soğuk su akıntılarının fazlalaşmasına neden oluyor. Böylelikle TUSUNAMİ vesaire fırtınalar oluşumu meydana geliyor..

Dahası mı ? Hava akımlarının anormalleşmesi fırtınalar hortumlar kasırgalar… Karalardaki sıcaklıkların ve sıcak hava soğuk hava dalgalarındaki artışların karalardaki mevsimlere etkisi… Çöl ilkimlerinin artışı… Aşırı hava ısınması ve su kaynaklarının azalması…

Hepimizin birşeyler yapması gerekiyor. R10.Net ‘in yaptığı gibi elimizden gelenin yapsak bile yeter fazlasına gerek yok..

Umarım insanlarımız çok geçmeden birşeyler yapmaya başlar…

Prof. Dr. Mehmet Karaca ve Doç. Dr. Ömer Lütfi Şen ‘ den izin alarak bu yazıyı yayınlıyorum. Çok da faydalı bir yazı.

ekicial(@)itu.edu.tr

Merhaba,
Yazımızı sitenizde kullanmanızda bir sakınca yoktur.
Kolay gelsin

Küresel Isınma: Gerçekler ve Belirsizlikler

Yazar Prof. Dr. Mehmet Karaca ve Doç. Dr. Ömer Lütfi Şen
Küresel ısınma ya da daha genel bir ifadeyle küresel iklim değişimi şüphesiz son zamanların en popüler gündem maddelerinden birisidir. Yerbilimleri ile uğraşan bilim adamlarının en fazla önem verdikleri araştırma alanlarından olmasının yanısıra kamuoyunu da sıkça meşgul eden konulardan birisi olduğu söylenebilir.
Küresel ısınma, hemen her ekstrem hava olayından sonra çokça tekrarlanan ifadelerin başında gelmektedir. Son aylarda ülkemizin Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde meydana gelen şiddetli yağış ve sel olayları ile kış aylarının ülkemizin özellikle kuzeybatı kesiminde kurak ve nispeten ılık geçmesi üzerine yapılan tartışmalarda da bu ifadeyi sıklıkla duyduk. Maalesef her ekstrem hava olayının müsebbibi olarak küresel ısınmanın işaret edildiği bir ortama doğru gidilmektedir. Küresel ısınma bu tip olayların adeta “günah keçisi” durumuna sokulmaktadır. Belirsizliklerin çokluğu nedeniyle spekülasyonlara açık olan bu konuda maalesef konu ile ilgili bilgi üretenlerin sesi üretmeyenlerinkinin yanında yeterince duyulmamaktadır. Bu durum kamuoyu tarafından cevabı alınamayan pek çok sorunun ortada dolaşmasına sebep olmaktadır: Küresel ısınma nedir, nasıl oluşmaktadır? Hava olaylarının küresel ısınma ile bir ilişkisi var mıdır? İklim hiç değişir mi? Ülkemiz küresel ısınmadan nasıl etkilenmektedir/etkilenecektir?… Bu yazıda bu ve benzeri sorulara küresel ısınma konusunda günümüzde gelinen bilgi birikimi ışığında kısaca cevaplar verilmeye çalışılacaktır.

Yer-atmosfer sistemine güneşten gelen enerji miktarı bu sistemden uzaya kaçan enerji miktarı ile aynıdır. Gelen ile giden enerji farklı olsaydı dünyamız yeni bir dengeye kadar ya sürekli ısınacak ya da sürekli soğuyacaktı. Dolayısıyla yeryüzeyinde bir enerji dengesi söz konusudur. Bu enerji dengesi kullanılarak yapılan hesaplamalara göre eğer dünyamızın atmosferi olmasaydı ortalama yüzey sıcaklığı -19 C olacaktı ve bütün yeryüzeyi buz ile kaplı olacaktı. Ama yapılan ölçümler ortalama yüzey sıcaklığının 15 C civarında olduğunu göstermektedir. İşte dünyayı yaşanabilir hale getiren bu 34 C lik sıcaklık artışı atmosferde başta su buharı olmak üzere karbondioksit ve metan gibi gazların sera etkisi sayesinde gerçekleşmektedir. Buradan şunu anlamak gerekir. Sera gazları olarak adlandırılan bu gazların atmosferdeki miktarı yer-atmosfer sistemindeki enerji dengesi, dolayısıyla yeryüzeyi sıcaklığı, açısından hayati önem arz etmektedir. Bu gazlardaki artış tıpkı bir insanın daha fazla elbise giymesi durumunda “ateşinin yükselmesi” gibi sera etkisini yükselterek dünyamızın ortalama sıcaklığının artmasına sebep olacaktır. Yapılan ölçümler atmosferdeki karbondioksit miktarının sanayileşme öncesindeki 285 ppm (part per million - milyonda bir parça) seviyesinden günümüzdeki 384 ppm seviyesine çıktığını göstermektedir. Elimizde başka bir delil olmasa dahi sırf bu artışın yeryüzeyindeki ortalama sıcaklığı artırdığını söylemek hiç de yanlış olmazdı. Meteorolojik gözlemler, sıcaklığın son yüzyılda 0.7-0.8 oC civarında arttığını göstermektedir (Şekil 1). Sıcaklıktaki bu artışın birinci derecede sorumlusu olarak karbondioksitteki artış gösterilmektedir. Ancak, karbondioksitteki artış ile ortalama sıcaklıktaki artış arasındaki ilişki küresel iklim sisteminin oldukça karmaşık yapısı ve insanoğlunun bu sisteme diğer müdahaleleri yüzünden hala net bir şekilde ortaya konulamamıştır.

Sıcaklık Sapma

Şekil 1. 1850-2006 yılları için yıllık küresel ortalama sıcaklıkların 1961-1990 arası ortalamasından olan farkları (mavi noktalı siyah çizgi). Kırmızı çizgi bu farkların beş yıllık ortalamalarını göstermektedir. Kaynak: Climatic Research Unit of the University of East Anglia and the Hadley Centre of the UK Meteorological Office.

İnsanoğlu bir taraftan atmosfere sera gazları ve diğer kirleticileri salarken diğer taraftan yeryüzeyinde de önemli değişiklikler meydana getirmektedir. Zirai alanların hızla genişlemesi, ormanlık alanların hızla yok edilmesi, yarı kurak alanların çölleştirilmesi ve şehirleşme insan eliyle yeryüzeyinde yapılan en önemli değişikliklerdir. Bütün bu değişiklikler küresel iklim sistemi üzerinde önemli etkilere sahiptir, ancak bu etkiler farklı farklı olabilmektedir. Örneğin, ormansızlaştırma faaliyetleri atmosferdeki karbondioksit miktarını, dolayısıyla sera etkisini, artırıcı bir etkiye sahip olurken, çölleştirme atmosfere geçen toz miktarında artışa neden olması dolayısıyla güneşten yeryüzeyine gelen enerjiyi azaltarak küresel ısınmayı yavaşlatan bir etkiye sahip olabilmektedir. Şehirleşme, şehir ısı adalarının yani şehirlerde çevrelerine göre daha sıcak alanların oluşmasına yol açmaktadır. Şehirleşme, küresel iklim üzerindeki sınırlı etkisinden çok küresel ısınma çalışmalarında kullanılan meteorolojik ölçümlerin yapıldığı istasyonları kapsaması nedeniyle önem arz etmektedir. Miktarı üzerinde tam bir mutabakat olmasa da, iklim bilimciler arasında son yüzyıldaki 0.7-0.8 oC lik sıcaklık artışının bir kısmının (bazı bilim adamlarına göre yarısına yakınının) şehirleşmeden dolayı olduğu görüşü hakimdir. Yani, şehirlerde bulunan istasyonlardaki ölçümler, küresel sıcaklık artışının, gerçek değerinden daha fazla hesaplanmasına sebep olmaktadır. Ülkemizde şehirleşmenin sıcaklık üzerindeki etkisine en iyi örnek İstanbul’daki Göztepe istasyonunun ölçümleri gösterilebilir. Göztepe istasyonunda ölçülen minimum sıcaklıkların kırsal kesimdeki (örneğin Bahçeköy ve Kumköy’deki) ölçümlerden olan farkının son 50 yılda 1-1.5 oC arttığı belirlenmiştir. Bu artış tamamen şehirleşmeden kaynaklanmaktadır ve (küresel ısınma hesaplarında olduğu gibi ortalamaya katılarak) hiçbir şekilde genellenmemelidir.

Yukarıda bahsedilenler, küresel iklim sisteminin insan faaliyetleri dolayısıyla dört bir taraftan tahrip edildiği izlenimine neden olabilir ve kişinin aklına bu sistemin bütün bu tahribata ne kadar dayanabileceğine dair bir soru gelebilir. Aslında bu sorunun cevabı bilinmemektedir. Küresel iklim sisteminin, sistemin bütünü ya da bileşenleri üzerindeki zorlamaları ne kadar tolere edeceği[4] ve geri dönülemez eşiklerin olup olmadığı birer muammadır. Bu konularda yapılan açıklamalar spekülasyondan öteye geçememektedir. Ancak bildiğimiz, iklimin de değişken olduğu yani doğal bir değişebilirliğinin olduğu ve bu değişkenlik dışındaki zorlamalarda da bir şekilde geriye dönebildiğidir. Tarihteki büyük volkanik patlamaların, takip eden zamanlarda dünya ikliminde geçici bir süreliğine önemli değişikliklere sebep oldukları bilinmektedir. Örneğin, Endonezya’nın Sumbawa adasında yer alan Tambora volkanının 5-15 Nisan 1815 tarihlerindeki patlaması küresel iklimde önemli sapmalara (anomaly)[5] yol açmıştı. Bu patlamanın Kuzey Amerika ve Avrupa’da ki etkisinden dolayı 1816 “yaz mevsimi olmayan yıl” olarak adlandırıldı. O yıl meydana gelen büyük fırtınalar, aşırı yağışlar ve seller, yazın bile meydana gelen (kahverengi ve kırmızı renklerdeki) kar yağışları, Ağustos ayında meydana gelen don ve benzeri anormal hava olayları bu patlamanın atmosfere saldığı küllerin etkileri olarak kabul edilmektedir. Zirai alanlara ekilen tahılların soğuktan gelişememesi sonucu başgösteren kıtlığın binlerce insanın ölümüne neden olduğu da bilinmektedir. Daha yakın zamanda (Haziran 1991), Filipinler’deki Pinatubo volkanında meydana gelen büyük patlama küresel ortalama sıcaklığı yaklaşık 0.5 oC düşürmüştür. Dikkat edilirse, bu değer küresel ısınma değeri (0.7-0.8 oC) ile aynı mertebelerdedir. Bu durum küresel iklim sinyalinin algılanmasının (ölçülmesinin) ne kadar zor olduğuna işaret etmektedir.

Yukarıda anlatılan örnekler gösteriyor ki küresel iklim sisteminin, yapılan doğal ya da insan kaynaklı müdahalelere tepkisi sınır tanımamaktadır. Bu nedenle, bugün yapılan araştırmalarda küresel ısınmanın etkilerine dair izler sadece atmosferi en çok kirleten ülkelerde değil dünyanın her köşesinde aranmaktadır. Örneğin, dünya iklim sisteminde önemli bir yere sahip kutup buzulları yakından izlenmektedir. Bu buzullar aynı zamanda geçmiş zamanlara ait kayıtların saklı olduğu bir arşiv niteliği taşıdığından buralarda yapılan incelemeler iklimin binlerce-on binlerce yıllık geçmişine ışık tutabilmektedir. Bu sayede küresel iklim sisteminin hangi badirelerden geçtiği ve zorlamalara nasıl tepkiler verdiği konusunda bilgi birikimimiz artmaktadır. Bu gelişmeler geleceğe yönelik tahmin edebilme yeteneğimize de katkıda bulunmaktadır. Ancak, iklim sisteminin kaotik (karmaşık) yapısı ve bu sisteme müdahalelerin çeşitliliği belirsizlikleri artırmakta ve sinyallerin hem algılanmasını hem de kaynağının anlaşılmasını zorlaştırmaktadır. Örneğin, 1998 aletsel ölçüm döneminin en sıcak yılı olarak kaydedildi (Şekil 1). Ama 1998 aynı zamanda en güçlü El-Nino yılı olarak da kayıtlara geçti. 1998 yılında meydana gelen ekstrem hava olaylarının ne kadarının El-Nino ne kadarının ise küresel ısınma ile alakalı olduğu bilinmemektedir. Bu kış yaşadığımız kuraklık ile ilgilide benzer şeyler söylenebilir. Acaba kuraklığa küresel ısınmamı sebep oldu? Yoksa Pasifik Okyanusunda geçen yılın sonlarında gelişen orta şiddetteki El Nino mu? Ya da her ikisi birden mi? Bu soruları kolayca cevaplamak mümkün değil. Ancak küresel ısınmanın etkisinin, El Nino olayı da dâhil diğer etkenlerinki yanında çok küçük olması gerektiğini söyleyebiliriz. Çünkü küresel ısınma bir trend[6] belirtir ve etkileri bir şekilde her yıl artan oranlarda hissedilmelidir. Ancak önceki kış ve daha önceki kış hiç kuraklık konuşulmuyordu, aksine kar ile nasıl mücadele edilir konusu daha çok gündemdeydi. Küresel ısınmadan ise çok az ya da hiç bahsedilmiyordu. Eğer bu yılki kuraklığı küresel ısınmaya bağlarsak önümüzdeki kışın normal geçmesi durumunda ne diyeceğiz. Kuraklık, iklimin tabii değişkenliği içinde tanımlanır ve tarihte her zaman görülebilen bir iklim olayıdır. Küresel ısınma olgusu yokken de vardı, gelecekte de insanlığı etkilemeye devam edecektir.

Ülkemizde iklim değişimi ile ilgili çalışmaların son dönemlerde yoğunlaştığını söyleyebiliriz. Bu konuda, İTÜ Avrasya Yer Bilimleri Enstitüsü olarak Devlet Meteoroloji İşleri (DMİ) ile işbirliği içerisinde (UNDP, TÜBİTAK ve DPT destekli) önemli projeler yürütmekteyiz. Bu projelerde iklimin hem geçmişte nasıl değiştiği hem de geleceğe yönelik değişimi araştırılmaktadır. DMİ’ye bağlı meteoroloji istasyonlarında 1951-2004 yılları arasında yapılan ölçümler incelendiğinde istatistiksel açıdan önemli sayılabilecek sıcaklık artışlarının daha çok yaz mevsiminde, yurdumuzun batı bölümünde gerçekleştiği ortaya çıkmaktadır. Yapılan pek çok bilimsel çalışma Akdeniz ülkelerinde şehir ısı adası olayının en etkin olduğu mevsimin de yaz olduğunu göstermiştir. Bu nedenle son 55 yılda ülkemizin batı bölümünde yaz mevsiminde meydana gelen sıcaklık artışlarını vurgularken şehirleşmenin etkisini göz ardı etmemek gerekir. Kış mevsimi için yapılan analizlerde yurdumuzun kuzey ve güney kıyılarındaki pek çok istasyonda soğuma eğilimi tespit edilmiştir. Bu soğumanın nedeni olarak atmosferin toz miktarında meydana gelen artış üzerinde durulmaktadır. Aynı döneme (1951-2004) ait yağış gözlemleri incelendiğinde kış mevsiminde Ege bölgesinde önemli sayılabilecek bir azalma ile sonbahar mevsiminde İç Anadolu bölgesinin kuzey kesimlerinde kayda değer bir artış olduğu gözlenmiştir. Bu analizler sonucu ülkemiz iklimi için genel olarak konuşmak gerekirse henüz küresel ısınmayı yansıtacak bir seviyeye gelinmediğini söylemek mümkündür. Burada, toz gibi diğer bazı faktörlerin bölgemizde küresel ısınmanın sıcaklık üzerindeki etkisini şimdilik bastırmakta olduğu gibi bir yorum da yapılabilir. Şekil 1’deki gibi yıllık ortalama sıcaklıkların 1961-1990 referans dönemi ortalamasından olan farklarına bakıldığında ülkemiz (Şekil 2) ile dünya geneli (Şekil 1) arasında önemli farkların olduğunu söyleyebiliriz. Örneğin, 1950-1970 arası, referans döneme (1961-1990) göre ülkemizde daha sıcak geçerken dünya genelinde daha soğuk geçmiştir. Dünya genelinde son ısınma dönemi 1970’lerden itibaren başlarken bizde 1990’lardan itibaren başlamıştır. Daha önce belirtildiği gibi bu son ısınma döneminde şehirleşmenin önemli rolü olduğu söylenebilir.
Sıcaklık Sapma

Şekil 2. Türkiye için yıllık ortalama sıcaklıkların 1961-1990 ortalama sıcaklığından olan farkları (noktalı mavi çizgi). Kırmızı çizgi bu farkların beş yıllık hareketli ortalamalarını göstermektedir. Kaynak: DMİ verisi kullanılarak enstitümüz doktora öğrencilerinden Ozan M. Göktürk tarafından hazırlanmıştır.

Ülkemizde son zamanlarda görülen bazı ekstrem hava olaylarının nedeni olarak küresel ısınmayı göstermek yanlıştır. Küresel ısınmanın hidrolojik çevrimi hızlandıracağı yönünde görüşler mevcut olmakla birlikte henüz günümüzdeki ekstrem hava olayları ile küresel ısınma arasında bir bağ kurulamamıştır. Devlet Meteoroloji İşleri’nin kayıtlarına göre ülkemizde ekstrem olaylar bazı periyotlarda çok, diğerlerinde ise daha az gözlenmiştir. Örneğin, 1940-2005 dönemini kapsayan kayıtlara bakıldığında 1960’lı yıllar, 1980’li yılların başı ve 2000’li yıllar ekstrem olaylar açısından öne çıkmaktadır. En fazla ekstrem olayın meydana geldiği 1963 yılı ile 2005 yılında yaklaşık aynı sayıda olay meydana gelmiştir. Bu rakamlar, ekstrem doğa olaylarının en azından şimdilik küresel ısınmadan ziyade iklimin değişebilirliği ile alakalı olduğunu göstermektedir.

Yine yapılan araştırmalarda iklim modelleri kullanılarak geleceğe yönelik iklim projeksiyonları[7] da yapılmaktadır. Bu projeksiyonlarda değişik senaryolar kullanılmaktadır. Maalesef, geleceğe dair kamuoyuna sunulan öngörülerde hangi senaryonun kullanıldığından pek bahsedilmemektedir. Tahminin değeri ancak hangi senaryoya göre yapıldığının bilinmesiyle anlaşılabilir. Bu senaryolar, Dünya Meteoroloji Teşkilatı ile Birleşmiş Milletler Çevre Programının ortaklaşa kurdukları Hükümetlerarası İklim Değişimi Paneli[8] tarafından 2000 yılında hazırlanmıştır. Bu senaryolarda, gelecek için sera gazı emisyonları [9] hesaplanırken, değişik demografik[10] gelişme, sosyo-ekonomik gelişme ve teknolojik değişme projeksiyonları kullanılmıştır. Bu senaryoların en çok kullanılanlarından birisi olan A2, bugünküne benzer heterojen bir dünyada kendi kendine yeterlilik ve yerel kimliklerin korunumu temasının işlendiği, nüfusun yüksek bir artış hızına sahip olduğu, ekonomik gelişmenin bölgesel karakterinin (zengin ve fakir ülkeler arasındaki eşitsizliğin) devam ettiği ve küresel ısınma ve çevresel değişim konularında mücadele için herhangi bir özel tedbirin alınmadığı bir hikâye üzerine kurulmuştur. Yine, B2 olarak bilinen ve çok kullanılan bir diğer senaryo ise ekonomik, sosyal ve çevresel sürdürülebilirlikte yerel çözümlerin vurgulandığı, nüfusun makul oranda arttığı, ekonomik gelişmenin orta seviyede olduğu, teknolojik değişimin çok hızlı olmamakla beraber daha yaygın olduğu bir dünya üzerine kurgulanmıştır. Daha az kullanılan senaryolardan A1 ve B1’de ise A2 ve B2’de vurgulanan bölgeselliğin aksine küreselleşme ön plana çıkarılmıştır. Bu 4 ana senaryo da kendi içlerinde farklı senaryolara ayrıştırılarak 40 kadar senaryo üretilmiştir. Aşağıdaki şekilde (Şekil 3) bu dört ana senaryoya göre atmosfere salınacak karbondioksit miktarının yıllık değişimi gösterilmektedir.
Salınım

Şekil 3. Değişik senaryolara göre 1990 yılından 2100 yılına kadar bütün kaynaklardan (enerji, endüstri ve arazi kullanımındaki değişiklik) açığa çıkacak yıllık toplam küresel karbondioksit emisyonu (gigaton karbon olarak, GtC/yıl). Kaynak: IPCC Special Report on Emissions Scenarios

Geleceğe yönelik iklim projeksiyonları, bu senaryoların küresel iklim modellerine entegre edilmesi ile gerçekleştirilen simülasyonlar[11] sayesinde elde edilmektedir. Ülkemiz için A2 ve B2 senaryolarına göre gerçekleştirilen simülasyonlar mevcuttur. Bu simülasyonlardan A2 ile yapılanlara baktığımızda 2070-2100 yıllarını kapsayan dönem için Türkiye’de sıcaklıkların 2 ile 6 derece arasında yükseleceği, en küçük artışın kış mevsiminde ve en yüksek artışın yaz mevsiminde olacağını görebiliriz. Bu durumun Avrupa için de hemen hemen benzer olduğunu söyleyebiliriz. Yağışlardaki değişim ise oldukça farklıdır. Kış ve ilkbahar mevsiminde Akdeniz ve Ege kıyılarında azalma Karadeniz kıyılarında ise artış tahmin edilmektedir. Akdeniz’e kıyısı olan Avrupa ülkeleri de benzer şekilde yağış azlığına maruz kalacaklardır. Yaz mevsiminde önemli bir değişim olmamakla birlikte sonbahar’da bütün ülke çapında yağış artışı olacağı öngörülmektedir. B2 senaryosu ile yapılan simülasyonlar A2 ile karşılaştırıldığında yine kayda değer ama daha küçük değişimler olacağı tahmin edilmektedir.

Bunlara benzer sonuçlar Avrupa ülkeleri için yapılan simülasyonlarda da elde edilmiştir. Bu sonuçların değerlendirilmesi ile küresel ısınmanın zengin kuzey ülkelerini ılıman hale getirerek buralardan Akdeniz ülkelerine olan turist akımını azaltacağı yorumları yapılmaktadır. Ülkemiz için de benzer yorumlar yapılabilir. Bazı uzmanlar sıcaklık artışının turizm sezonunu uzatacağını ve bu yönünün avantaj olacağını belirtseler de, su sıkıntısı dolayısıyla bu avantajın kaybolacağı söylenebilir. Bu senaryolara göre Karadeniz kıyılarının hem sıcaklıktaki hem de yağıştaki artış dolayısıyla turizm açısından oldukça cazip hale gelebileceğini söylemek mümkündür.

Özetlemek gerekirse, küresel ısınma ya da küresel iklim değişimi günümüzde insanlığın karşı karşıya kaldığı en önemli problemlerden birisidir. Etkileri itibariyle sınır tanımadığı için hepimizi ilgilendiren bir konudur. Belirsizliklerinin çokluğu nedeniyle herkesi ikna edecek şekilde ispatlanamasada ortada bir gerçek vardır; O da insanların hızla çevreyi ve atmosferi kirlettiğidir. Bu durumun bir bedeli olacağını üretirken de tüketirken de aklımızdan çıkarmamalıyız.

Forumumuzda “Küresel Isınma: Gerçekler ve Belirsizlikler” ile ilgili yorumlarınızı bekliyoruz.

Bütün hakları Prof. Dr. Mehmet Karaca ve Doç. Dr. Ömer Lütfi Şen‘e aittir.

Notlar:
[1] Ekstrem (Fransızca: extrême): sıra dışı, olağan dışı. Aşırı, uç ve sınır anlamlarında da kullanılmaktadır.
[2] Spekülasyon (Fransızca: spéculation): konuyu saptırarak boş konuşma.
[3] Tıpkı seralarda kullanılan camın ya da naylonun güneşten gelen enerjinin geçişine izin verirken çıkışını engellemesi ve içeriyi dışarıya göre daha sıcak hale getirmesi olayındaki gibi…
[4] Tolere etmek (Fransızca: tolérance): sistemin dayanma noktası, müsamaha edebildiği sınır.
[5] Anomali (Fransızca: anomalie): alışılagelen ya da olağandan -normalden- uzaklaşma veya sapma.
[6] Trend (İngilizce: trend): belli bir zaman diliminde oluşan bir yöndeki hareket, eğilim.
[7] Projeksiyon (Fransızca: projection): bilinen verilere dayanarak bir ölçüm değerinin gelecekte ya da geçmişteki değerini kestirme yçöntemiyle bir konuyu aydınlatmak veya açıklığa kavuşturmak.
[8] IPCC - Intergovernmental Panel on Climate Change
[9] Emisyon (Fransızca: émission): Salınım, yayım.
[10] Demografik (Fransızca: démographique): Nüfus bilimiyle ilgili.
[11] Simülasyon (Fransızca: simulation): Bir yapının, bir olayın veya bir sürecin muhtemel olasılıkları sonucu tahmin üretmek, benzetim.
KAYNAK : Yerbilimleri.Com
PDF Formatı : İndir

Yazar: TEAkolik

Canım Çok Sıkkın..!

Karalama Henüz Yorum Gönderilmemiş »

Birkaç gündür yorumlara ve e-mail lerinize cevap veremiyorum kusura bakmayın. Malumunuz nişanlandım ve yakında evleneceğim. Fakat arada bazen bazı eften püften şeyler insanın canını sıkabiliyor. Biraz sinirlerim gergin, üzerimde kalıcı bir yorgunluk varmış gibi bir halim var. Yani anlayacağınız pisikolojim biraz bozuk.. Sanırım bir zaman sonra geçer.. Cevap yazamadığım için özürlerimi sunarım birkaç gün içerisinde tekrar cevap vermeye yardım etmeye ve paylaşmaya devam edeceğim…

Yazar: TEAkolik

Yeni Mim Dalgası “Dandik teknolojiniz hangisi ?”

Diğer, Genel, Güncel, Haberler, Karalama 6 Yorum »

Henster Blog da okuduğum Dandik Teknolojileriniz Hangileri ? Diye yeni bir mim dalgası başlatmışlar. Dalgayı başlatan mim sahibi Orhan Toker dandiğine giden 10 şey ise şunlarmış;

  1. Betemax video oynatıcı (gerçi VHS de komikti ama)
  2. CDRW tekrar kaydedilebilir CD (silmek için 45 dakika beklenir mi yaw)
  3. Windows ME (peh peh peh)
  4. MMS (dünya paraya pul büyüklüğünde resim)
  5. Microsoft ergonomik klavye (tuşları yerleştirirken deprem olmuş herhalde)
  6. Kablo internet (paylaştıkça yavaşlayan internet)
  7. Bluetooth kulaklık (ışınlama odası koordinatları veriyorum)
  8. PDA cep telefonları (pide kadar telefon)
  9. El çırpmasıyla açılıp kapanan aydınlatma (sabastian)
  10. Elektronik şifreli kasalar (bir gün mutlaka açılmaz :) )

Birde Henster’in eklemelerini yazayım

▪ Antenli cep telefonları (ne vardı o kadar uzatacak)

▪ Pozlu fotoğraf makineleri (ne o öyle her seferinde 36 ‘lık poz)

▪ 3.5 İnçlik Disketler (flash belleğin neyi var)

Bende bu mim dalgasına katılıyorum beni Mimleyen Henster‘e teşekkür ettikten sonra bende bu mim dalgasına ekleme yapıyorum.

  • Windows Vista ; ” Yüksek RAM + İşlemci + Sabit disk ” Eski PCler çöpe haa birde Service Pack şunu SP1 ile beraber piyasaya sürün o zaman sistemime kuracağım zaten :)
  • Quick Office ; Bazı Cep telefonlarına yüklediğiniz zaman Word Excell dosyalarını açabiliyorsunuz ama yazı yazamıyorsunuz ne iş ? Hatta XLS lerin Sütun aralıklarını bile değiştirebiliyoruz ama yazı yazılmıyor :)
  • Free Antivirüs programları 30 Gün Sonra Update alamıyoruz :) Ne halta yaradı…! O zaman free yapmayın.
  • Pili 3 günden fazla gitmeyen kablosuz klavye ve mause ler
  • 30 Dakikada Wep Şifresi kırılabilen Wireless ADSL modemler.
  • Camel Light satmayan TEKEL BAYİİLERİ :) Tabi buda işin espirisi…

Benden bu kadar Feruh Mavituna‘ı Mimleyeyim bakalım ne olacak…

Yazar: TEAkolik

Sizce Suçlu Kim ?

Diğer, Genel, Güncel, Karalama 3 Yorum »

Saat 17:45 iş bitti soyunma odasına giderken üzerimdeki yorgunluk adımlarımın yavaşlamasına her adımında üzerimde daha ağır bir yük varmışcasına fakat eve gidecek olmanın verdiği umutla birkaç dakika sonra kalkacak olan servise yetişmek için yeniden enerji topluyordum. Bir eksiklik var üzerimde derken aklıma geldi. Cep telefonum makinanın üzerinde kaldı. Neyse üzerimi değiştirdikten sonra alırım diyerek soyunma odasına doğru devam ettim.

Üzerimi değiştirdikten sonra döndüm ve makinanın üzerindeki telefonumu aldım 2 cevapsız çağrı.. Telefonun menüsüne girerek kim olduğuna baktım. Aşkım aramış 2 defa ben üzerimi değiştirirken aramış … Tühh… Kontör de yok neyse eve gidince ararım zaten 1 saat sonra evde olacağım.

Serviste telefon elimde tekrar aramasını bekledim fakat aramadı acaba bişey mi soracaktı ? Bişey mi oldu ? Sesimi duymak için mi aradı ? Birşey mi isteyecekti .. Sorularıyla kafamı iyicene yormaya başladım bir ara telefonun kulaklığını takıp Nickelback - Rockstar Parçasını dinlemeye başladım. O sırada servisin koltuğuna biraz yayılıp yorgunluğumu atmak için gözleri mi kapattım. Uyuya kalmışım…

Servis şöförünün bağırtısıyla uyandım.

_ Heyy adamın inmiyor musun ?
_ Tamam uyuya kalmışım. Saol.. Görüşürüz…

Saat 19:15 ‘i gösteriyordu. Rüzgarlı bir akşam eve çıktım. Hatunu evden aradım fakat daha gelmemiş…

Ama saat 17:30 da çıkıyor 17:45 de evde olması lazımdı. Heralde bankaya uğramıştır. Bankaya Kredi Kartı taksitini yatıracaktı. Fakat 18:00 da bankamatikten çıksa 18:15 de evde olması lazım şuan saat 19:30 Alla alla …

İyicene düşünmeye başladım. Tamam kesin bir dükkana uğradı ama bir alışveriş için bir yere uğrasa dur bir cepten arayayım …

_ Cevap yok açmıyor.. Telefonu bir yerde mi unuttu acaba…

_ Saat 19:50 Yine cevap yok…

Sonunda telefonumun çaldığını gördüm. Hatun arıyordu…

_ Alo Birtanem nerelerdesin ?

_ Bankaya uğrayacaktımda biliyorsun

_ Tamamda saat 19:55 oldu neyse hemen eve git … Eve varınca ara beni..

_ Tamam eve gidiyorum yoldayım.

Saat 20:15 Evden bir arayayım dedim fakat yine gelmemiş ya nerede kaldı bu kız… Kafam iyicene allak bullak oldu.. Sinirimden kendimi yemeye başladım..

Sonunda saat 20:30 bir mesaj geldi…

_ Aşkım 15 dakika önce eve geldim ama sana habe vermedim. Gıcıklık olsun diye aramadım. Aramayacağımda… Sana kızdım…

Haydaaaaaa Mesaja bak gelde sinir olma ya ben ne yaptım sana ?

Saat 17:30 da ççıkıyorsun işte 17:45 de evde olman gerekiyor saat 20:30 olmuş aradan 2 Saat 45 Dakika geçmiş ben merak etmişim aramışım evi 2 defa cebini 2 defa aramışım ne yaptım SUÇ MU İŞLEDİM ..!

İyi peki arama ne diyebilirim. Derken üzerimdeki yorgunluk ve kafamın allak bullak olması birde üzerine bunun gelmesi… Koltukta uyuya kalmışım….

Ertesi gün..

Telefonun alarmı ile uyandım koltukta sızmışım Cep telefonumun alarmını kapatırken 2 çağrı gördüm gece beni aramış..

Neyse hemen toparlanıp servise yetişmem lazım…

İş yerine geldim saat sabah 9:00 telefonum çaldı hatun arıyor…

_ Nerdesin sen ?

_ İşteyim canım

_ Dün neredeydin ?

_ Evdeydim birtanem kpının önüne 5 dakka çıktım sonra eve çıktım.. Müsait değilim şuan sonra konuşsak

_ Konuşmayalım aramayacağımda..!

Telefonu kapattı…………..

Gelde kafayı sıyırma, gelde bağırıp çağırma, gelde sapıtma…!

Ya illada bağırıp çağırmam mı gerekiyor ?

İllada sert bir tepkimi vermem lazım ?

Hem suçlu hem güçlü ?

Dün ne yaptım ben sana ? Neredesin diye sordum merak ettim 2 saat geçmiş sana ulaşamamışım ne oldu ki ?

Madem bir yere takılacaksın madem bir arkadaşını gördün veya bir yere gittin bir mesaj at… SADECE BİR MESAJ AT…

Şuraya gidiyorum gideceğim yada arkadaşımla takılacağım de yeter.. Bu kadar basit.. Ben sana gitme dur yasak mı koyuyorum ?

Bağırıp çağırdım mı sana ? Ulaşamadım diye seni tersledim mi ? Kalbini mi kırdım ?

Ne bu şiddet ne bu celal ?

Şimdi de ben suçlu oldum ..!

Yazar: TEAkolik
Theme : N.Design Studio Türkçe : TEAkolik V.2.7 Altyapı : Wordpress
RSS Yorumlar RSS Giriş


RSS Abonesi olabilirsiniz.