Etiketler ‘Blogger’

Alexa top 10 Türkiye (Top Sites in Turkey)

Pazartesi, Kasım 24th, 2008

Merhaba arkadaşlar. Şu sansür olayları hala canımızı sıkarken bir bakayım dedim acaba hala Youtube’ye ülkemizden rağbet var mı ? Diye…

Olmaz mı ? Alexa’nın Türkiye istatistiklerine şöyle bir göz attığımda karşıma Top 10 listesinde Youtube.com da çıktı.  Ne kadar yasak olsa da, Ne kadar saçma olsa da ne kadar haksız olsa da ülkemiz insanları yinede bildiğini okuyor. İşte sizlere Alexa Top 10 Türkiye listesi…

1. Google Türkiye

2. Facebook

3. Google

4. Windows Live

5. Milliyet.com.tr

6. Hurriyet

7. Mynet.com

8. Yahoo!

9. Blogger.com

10. YouTube

Liste böyle devam ediyor.  Bu listeye bakılırsa yasağı pekde takan yok sanırım ? Özelliklede Ktunnel, Vtunnel gibi proxy siteleride olduğunu varsayarsak bu listede ilk 5 arasına Youtube.com’un gireceğine her iddasına varım.

Gillette Fenomen Blogger Projesi beni seçmedi…

Salı, Ekim 28th, 2008

Merhaba arkadaşlar bu gece moralsiz, yorgun ve can sıkıntısıyla eve geldim. Dizüstümü açtım ve maillerime göz atayım dedim.

Gmail‘imi açtığım zaman karşımda Fenomen Blogger yarışmasının sonuçlandığına dair bir mail geldiğini gördüm. Heyecanla açtım ve…. Beni seçmediklerini gördüm. Juri nasıl bir oylamayı ne şekilde yaptı bilmiyorum ama gördüğüm kadarıyla benim yazım ilk 10′a girmemiş. Yani ilk 10 da yokum arkadaşlar…

Neyse hayırlısı diyelim. MacBook‘da gözüm yoktu ama ilk 10′a girmek açıkcası sevindirici olurdu… Hediyesinden dolayı Gillette Fenomen Blogger Projesini sağlayan Gillette ve Proximity İstanbul‘a teşekürlerimi iletirim. Kazanan arkadaşlarada tebrikler…

Bir insan tıraş olurken ne düşünebilir ki ?

Pazartesi, Ekim 27th, 2008

Merhaba arkadaşlar bazen içimde öylebir yazma isteği oluşur ki önünü alamam… Sanırım bu istek sönene kadar yazmaya devam edeceğim.

Yine öyle bir gün, içimde bir yazma isteği aslında sayısalcı yerine sözelci mi olmalıymışım ? Yok yok sayısalı her zaman sevmişimdir. Üniversite zamanlarımı hatırlıyorumda o kadar roman okumuştum ki bir an durdum ve kendime şöyle bir soru sordum. Bu kadar roman okuyacağıma Fizik okusaydım heralde Fizik profesörü olurdum :)  Tabi o günden sonra roman okudum fakat abartmayacak kadar…

Konuyu dağıtmadan anafikrimize geri dönelim ( Gerçi hep böyle yapıyorum :) ) Ana fikrimiz Gilette Fusion Power Phenom ile traş olurken ne hissettiğimiz ?

Şimdi ne alaka diyenlerin seslerini duyar gibiyim. Şuradaki yazımı okuduysanız. Birkaç gün önce Gillette’nin yeni reklam kampanyasından bir hediye aldığımdan bahsetmiştim. Açıkcası özenmişler bezenmişler sağolsunlar benide düşünmüşler. Türkiye’deki 150 blog yazarı seçmişler aralarında muhakkak ki bayanlarda vardır fakat ürünümüz erkekler için :)

Açıkcası reklam yapmak için süper bir düşünce diyebilirim. İlginç bir düşünce tarzı, zaten reklamlarıda hep ilgiç olanları konuşuluyor ya ?

Mesela aklıma ilk gelen reklamlardan birisi 3M’in kırılmaz cam reklamı… (Soldaki resim) Ülkemizde de bu tip reklamlar var. Unutulmazlar arasına giren bu reklamları defalarca da izlesek yinede izlemekten bıkmıyoruz.

Benim kanaatimce de reklam izlenmez izletilir..!

Sol taraftaki reklamda zaten sizlere anlatmak istediğimi görebilirsiniz. Zekice ve akıllı düşünülmüş reklamlarda insanı biraz cezbetmek yeterli, sonrası geliyor, İnsanlar izliyor, düşünüyor çözüyor ve ardından anlatıyor. Zaten bu tip reklamların insanların hafızasında kalmasının unutulmamasının en büyük etkenleri yani işin sırrı burada…

Gillette‘de zekice düşünerek biz bloggerlere el atmış. Aslında bana göre güngeçtikçe artan blogger sayısınıda göz önüne aldığımızda müthiş bir kitleye hitap etmek için en iyi yöntemlerden birisi. Bloggerler belki kendi hallerinde takılan yalnız tipler gibi görünselerde aslında çok büyük bir kitleye hitap eten kendi sosyal ortamlarını birkaç tuşa basarak ( Blogger toplantıları ) oluşturabilen sürekli gelşen apayrı bir topluluktur diyebilirim.  Gillette bu gücü görmüş olsa gerek ki çok zekice bir çalışma ile 150 blog yazarına özel kutular halinde ( Şuradaki yazımda sizlere anlatmıştım ) Gillette‘nin Gillette Fusion Power Phenom ürününü bir güzel paketlemiş adresime kadar kargo ile göndermişler. Kutuyu açtığınızda içinden bir mektup çıkıyor ve mektupta bizlere birer yazı yazmamızı rica ediyorlar.

Aslında mektupta ki anafikirden Tıraş olurken neler hissedersiniz diye bahsetmiş olabilirim ama böyle bir zorunlulukda koymamışlar.  Güzel tarafıda bu ya insanı sıkmadan zorlamadan maliyeti çok düşük bir reklamla milyonlara hitap etmeyi planlamışlar. Planladıkları gibi olacağına eminim. Şöyle bir düşünün 150 blog herbiri en azından aylık 100bin ziyaretçi alsa 100.000X150=15.000.000 gibi bir rakam karşımıza çıkar. Eminimde 1 aydan fazla gündemde kalacaklardır.  Sadece bu 150 blog yazarının yazmasıylada kalmayacak diğerleride bu projeden bahsedecekler. Hatta bazı yorumlarda bende bir denesem mi ? sorusunu soranlarda var.

Neyse bu kadar açıklama yeter gelelim konumuza… Gillette Fusion Power Phenom ile tıraş olurken neler hissettiğimiz.  Açıkca söylemek isterim beni tanıyanlar çok iyi bilir sık tıraş olan birisi değilim. Her zaman sakallı dolaşmak tarzımdır. Gillette Fusion Power Phenom geldikten sonra 3 gecedir tıraş oluyorum. Aslında niyetim suyunu çıkartmak değil.  Niyetim birşeyler hissedebilmek…

Bir insan tıraş olurken ne hisseder ? Ne düşünür ? Aklından o an ne geçer ?

Kankam Murat Uysal ‘a bu soruyu sorsaydık kesin şu cevabı verirdi.  Suratımı kesmemek..! Kankam bu konuda profesyoneldir. Yanlış anlamayın tıraş olma konusunda değil suratını kesme konusunda adam artık uzmanlık alanı geliştirecek konuya geldi :)  Her zaman sırf bu yüzden yani suratını tanınmaz bir hale getirmek istemediği için Kuaföre gider işinin yoğunluğundan dolayıda hergün tıraş olamaz … Her zamanda bana oğlum şu sakalları kes yuhh ormana dönmüşsün desede kendiside en az benim kadar sakallıdır :)

Aslında sakal bırakmakta kötü birşey değil fakat bazı iş yerlerinde pek hoş karşılanmayan bir durumdur diyebilirim. Bizim yazılım ve donanım sektöründe ne kadar uzun saçlı ve sakallı insanlar olsada bir toplantı yapacağımız zaman muhakkak saçlarımızı toplayıp sakallarımızı keseriz :) İşte kankam Murat’ın en nefret ettiği anlardan birisi heleki Kuaföre gidemeyecekse tıraş olmaz  ( halde benim gibi :) ) gider toplantıdan sonrada ulen tıraş olsaydık iyi olurdu der …

Tabi tıraş olmak sadece toplantılara özel birşey değildir. Suratını kesmek dışında insanlar farklı farklı düşüncelere dalabilir. Hissettiklerimiz ve düşüncelerimiz bazen bizim o anki pisikolojimizide yansıtabilir… Mesela beğenilmek gibi…

Özelliklede 20 li yaşların üzerindeki erkekler beğenilmeyi daha çok düşünürler. Tıraş olduktan sonra acaba iş yerindeki hatun beni görünce ne yapacak :) Sevgilim beni bugün çok beğenecek… Beğenmek yada beğenilmek içgüdüsünüde tetikleyebilir. Keyifli bir tıraşın sonunda üff beaaa ulen ne yakışıklıymışım gibi düşüncelere dalmakda çok doğal…

Bazıları içinse tıraş olmak gerçektende ızdırap gibidir. Askerde kör bıçakla susuz tıraş olduğunuz günleri hatırlamak ulen şimdi 5 bıçakla titreşimli tereyağından kıl çeker gibi tıraş oluyorum neydi o günler beee..! diye düşünmek…

Bazı insanlarda vardır ki tıraş olmak artık onlar için nefes almak gibi bir hale gelmiştir. Hiçbirşey hissetmez düşünmezler o tıraş anını Gillette Fusion Power Phenom ile keyifli bir hale getirmek yerine 5 dakikada işini bitirip biran önce banyodan çıkmak isteyenlerde var. Özelliklede benim gibi kıllı bir adamsanız sürekli tıraş olmak zorundaysanız tıraş olma anında açıkcası aklınıza hiçbirşey gelmeyebilir.  Gerçi Gillette Fusion Power Phenom ile tıraşın zevkini çıkarmalısınız.

Gillette Fusion Power Phenom ile tıraş olduğunuzda bir oto parfümündeki gibi hatunları arabanıza doluşturamayabilirsiniz ama kesinlikle keyifli bir tıraş geçirebileceğinize eminim… En azından suratınızda acı bir yanma hissetmiyorsunuz.

Hatırlıyorumda Gillette ‘nin 3 bıçaklı Mac3 ürünü çıktığı zaman kankam Murat ‘a tavsiye etmiştim. Kanka bak bunu kesinlikle al ben kullanıyorum imkan yok suratını kesemezsin kesinlikle kesemezsin istesende olmaz müthiş bir alet anında tıraş olursun… Sonra mı ? Sonrası malum yine ertesi gün karşılaştığımızda suratında 5 yerden kesikle karşıma çıkmıştı.  Bir insan Mac3 le suratını kesebilir mi yaa ? Evet keser hemde 5 yerinden :) Kankam bu konuda neredeyse ihtisas yaptı…

Gillette Fusion Power Phenom ‘u tavsiye ettim bu gün eminim almıştır bu gecede eğer suratını doğrarsa sanrım onu Gillette firmasına göndereceğim ona özel bir tıraş bıçağı yapsınlar diye :) Bu adam yarın öbür gün askere giderse ne halt edecek bilmiyorum sanırım geldiğinde suratına estetik yaptırmak zorunda kalacağız :)

Evet şimdiye kadar neler söyledim ? Kızları düşünmek, kendine güven gelmesi, sıradan birşey olması, hiçbirşey düşünmemesi ve tıraşın keyfini çıkartmak…

Tabikide bunların dışında şeylerde düşünülebilir özelliklede hayal gücünüze bağlı olarak neyse bu kadar yeter uzatmayayım yoksa sabaha kadar insan tıraş olurken neler düşünür diye yazamaya devam edeceğim.

Peki ya ben ne düşündüm ? Bu soruyu soranları duyar gibiyim. Açıkcası ben sadece keyfini çıkarttım. Özelliklede titreşimle nasıl bir tıraş olunacağını gördüm diyebilirim.  Aslında tıraş olurken bende birşeyler düşündüm. Babam aklıma geldi bir an…  Onu hiç unutamadım babammm hala özlemin içimde bazen dalıp gidiyorum bazen… Tıraş olurkendeyine birkaç saniye dalıp gittim… Hep söylenirdi “Ulen eşşoğlu eşşek benim tıraş takımımı kullanma ..!” diye…

Ne yani babamın Gillette Blue II si dururken ben tek bıçaklamı tıraş olacağım :) Alırdım onu bir güzel kullanırdım… Sen rahat uyu… Benim aklıma 3 yıl önce toprağa verdiğim babam geldi. Neden bilmiyorum ama Sanki hala bana sesleniyordu. Bazen yolda yürürken bazende …

Gillette Fusion Power Phenom Geldi..!

Çarşamba, Ekim 15th, 2008

Merhaba arkadaşlar geçenlerde Gillette Fusion Power Phenom olarak bir mail gelmişti. Aslında bu birçok bloggere gönderilmiş bir e-mail hemen hemen herkes duymuştur.

Özelliklede bloglarda yazıları okumuşsunuzdur. Aslında bu bir reklam kampanyası diyebilirim. Hedefi tam 12 den vuracaklarınada eminim. İlk gönderdikleri mailde Fenomen Blogger kampanyasına seçildiğimi ve Türkiye’den 150 blogger seçtiklerini isim, adres ve telefon bilgilerimi istemişlerdi. Hediyeler içinde ufak ipuçları …

Tabi ilk önce inanmadım :) Bir kaç gün sonra bloglarındaki  yazıları ve arkasındaki büyük firmayı görünce bunu bir düşünmeye başladım.  Sağolsunlar bir mail daha attılar ve açıklama getirdiler.  :) Sağolsunlar bugün kargo ile hediyelerini teslim aldım.  Büyük bir kutu açıkcası içinde ne olduğunu merak ettim. Tamam Gillette Fusion Power Phenom çıkacak ama bu kadar büyük bir kutu beklemiyordum :)

Resimlerini cep telefonumla çektim resimlerin kalitesi biraz kötü ama 3250 Xpress Music ile akşam vakti çekebileceğim en iyi kalite bu… Neyse kutuyu açtığımda üzerinde büyük bir ayna dikkatimi çekti. Sanırım traş olurken kullanılabilecek bir ayna açıkcası herşeyi düşünmüşler.

Tabi benim hatun aynayı görünce hemen kutuyu sahiplendi :) İçindekiler senin kutu benim :)  Kutuyu açtığımda …

Sayın Blogger,

Türkiye’nin en popüler 150 blog yazarından biri olarak Gillette Fusion Power Phenom ‘un Fenomen Blogger projesinne katıldığınız için teşekkürler.

Sana gönderdiğimiz Gillette Fusion Power Phenom tıraş seti, Gi,llette’in en rahat tıraşını sunmak için tasarlandı.

Gillette Fusion Power Phenom’dan yayılan rahatlatıcı mikro titreşimler tıraş sırasında bıçakların sürtünmesini azaltıyor, böylece …..

Yazının en sonunda ise büyük süprizlerinden bahsetmişler.  Apple Macbook Intel Core 2 Duo 2.2 ghz. Bizden yarışma için sadece bir yazı yazmamızı istiyorlar.

Konu : Gillette Fusion Power Phenom ‘u denememiz ve tıraş olurken aklımızdan geçenleri yazmamız. Tabi konu bağımsız yani tam bloggerlerin istediği gibi ister Gillette ile ilgili ister Phenom ile ilgili istersenizde kafanıza göre takılabilirsiniz…

En iyi yazı sonunda Apple Macbook Intel Core 2 Duo 2.2 Ghz ile ödüllendirilecek… Yarışmanın puanlaması yine bloggerler tarafından yapılacak..

Bu akşam traş takımını deneyeceğim bakalım bana bu gece ne hissettirecek :)

Gelelim kutunun içinden çıkanlara ;

Kutunun yukarıda da söylediğim gibi üzerinde bir ayna şatafatlı bir kutu ama öyle çok baymamışlar güzel olmuş diyebilirim. İçerisinde Tabiki bir tane Gillette Fusion Power Phenom titreşimli bir Duracell pil de koymayı unutmamışlar.  Ayrıca Gillette Fusion Hydra Soothe After Shave Balm Tıraş sonrası balsam cildi rahatlatmak için.  İçerisindeki maddelere şöyle bir göz attımda tam istediğim gibi Alkol içermiyor ayrıca hatun kokusuna hasta oldu :) Birde Gillette Fusion Hydra GEL Sensitive Skin hassas ciltler için tıraş jeli. Gerçi bende zaten Gillette ‘nin bir traş jeli vardı ama bu gece yeni jelimi deneyeceğim.

Resimleride aşağıda görebilirsiniz.  Ayrıca birde 5li yedek tıraş bıçağı koysalardı tam bir takım olurdu neyse abartmayayım adamlar uğraşmışlar göndermişler ayağıma kadarda geldi. Teşekkürler Gillette…!

Şimdi titreşimli Gillette Fusion Power Phenom ‘u deneyelim bakalım yüzümüzde ne gibi bir his bırakacak ve neler düşündürecek ?

Benim gibi 100 kişi daha yazacak sonrada Gillette minimum maliyetle maksimum insana ulaşmış olacak açıkcası böyle bir düşünce onların hedefi tam 12 den vurmasını sağlayacaktır. Bu tip fikirlerin ülkemizde gelişmesi ve kullanılması insana ayrı bir tad veriyor. Sevindirici diyebilirim. Ayrıca Gillette firmasıda büyük bir kitleye hitap etmiş olacak karşılığını fazlasıyla alacaklarına eminim…

Cebit, buluşma ve izlenimlerim

Salı, Ekim 14th, 2008

Merhaba arkadaşlar sonunda Cebit‘te arkadaşlarla buluştuk çok şükür.  Aslında saat 13:00 - 14:00 gibi orada olmayı planlıyordum ama Boğaz köprüsündeki trafik kazası ve yoğunluk ardından Yeni bosna’daki traik sıkışlıklığı…

Anlayacağınız son gün gidebildiğim Cebit‘in son saatlerine yetişebildim. Malesef ki saat 16 gibi orada oldum. Sağolsun Hodolomax beni bekledi onuda çok beklettiğim için buradan tekrar özürlerimi sunarım. Çıkışta bir sarıldık birbirimize….

İçeri girer girmez Salon 2 deki Uyumsoft standına uğramak istedim. Fakat bazı salonlara giriş sadece firmalara özelmiş.  Yanımda kardeşim kuzen ve komşum serkan vardı.  Serkan’a sordum ne şimdi firma olamazsak giremez miyiz ?

_Yok almazlar içeri…

O zaman hemen bir firma kuralım ?

3 tane form aldım ve o sırada çalıştığım şirketin bilgilerini girdim… Formu teslim ettik 30 saniyede kimlik kartlarımız hazır oldu.  Tamam anladım firma bilgileri toplıyor sonrada reklam, istatistik gibi işlerde kullanıyorsunuz.  Ya peki normal insanların yani IT sektörüne ait olmayan kişilerin veya firması olmayanların yazılımlardan haberi olamayacak mı ?

Ne

yse sonunda kimlik kartımızla içeri girdim. Uyumsoft standında Uğur Çullukçu’yu aradı. Fakat malesef ki gelememiş. O sırada İlyas Teker’i aradım.

_ İlyas neredesin ? Salon 2 de Uyumsoft standından bekliyorum..!

O gelene kadar bende biraz muhabbet ettim Uyumsoft’daki arkadaşlarla… Sağolsun benim beklettiğim kadar beni bekletmeden İlyas hemencik geldi.

Tabi bu bizim ilk yüzyüze tanışmamız oldu. Sonra beraber takılmaya başladık. Salon 2 den 3-4 e geçerken  bir bilgisayar arıyordu gözlerim sonunda PARDUS‘ standındaki PC leri görünce heleki Pardus kurulu hemencik kaptım bir tanesini.

Twitter‘i açıp Burak Budak ve Aykut a mesaj bırakmışlarmı diye baktım. Burak Budak telefonunu yazmıştı hemen aradım. Burak Chip, LEVEL, PARDUS üçlüsünün tam ortasındayım. Pardus standına gel …!

İlyas‘la beraber birde Aykut ‘un mesajını gördük fakat telefon yada salon yazmamıştı. Hemen yazıverdik Pardus standındayız …

Sağolsun Burak Budak geldi. Aykut ‘u bekledik ama göremedik.  Burak’ı beklerken daha doğrusu Twitter‘e bakarken Özgürlükiçin.com ‘dan Seda hanım yanımıza geldi.

_Merhaba PARDUS‘ü biliyor musunuz ?

_Evet hanımefendi ( Bu arada Twitter’e login olmaya çalışıyorum nerede bu enter ulen minnacık enter )

_Özgürlük için’i biliyor musunuz ?

_Evet takip ediyorum. ( Neredesin Burak neredesiniz Twittterde bakınıyorum o sırada )

-Forumda mısınız ?

-Üyeniz değilim de bir sn …( Seda hanım iki dakka müsade edin az twitter ‘e  yazı yazmaya çalışıyorum diye aklımdan geçirirken bir anda aklıma geldi hemen teakolik.com’u açıp arama bölümüne PARDUS yazdım ve ENTER … )

_Buyrun burası benim internet sayfam sadece takipçiniz değil aynı zamande kullanıcınızım hemde yıllardır…

Sonra biraz muhabbet ettik 2-3 dakika ve Seda Hanımdan izin istedim Burak’a bakınayım dedim. Sağolsun Seda Hanım ilgi ve alaka gösterdi aslında vakit olsa biraz erken gelebilseydik. Pardus‘ten bolca konuşabilirdik… Neyse… Ben Burak için bakınırken Serkan Seda Hanım ile muhabbete devam ediyordu biran onu kaybettim sandım :) Sekan neredesin derken Burak geldi…  Müthiş buluşma 2 :) süper … İlyas ile Beraber bir güzel  Burak ‘a sarıldık…

Salonları dolaşırken aşırı bir kalabalık olduğu dikkatimi çekti. Saat 18:00 ‘a yaklaşıyordu ve hala tıka basa doluydu…

Gitmek istediğim standlardan biriside belediyelerdi. Özelliklede e-belediye sistemleri ile ilgili yazı yazabilmek ve insanları bilgilendirmek istiyordum. Malesef ki belediye standları unutmuşum saat 17:00 ‘ı geçiyordu ve bir tane bile Belediye standı kalmamıştı…

Tası tarağı toplamış gitmişler tabi mesai bitti :)

Bu arada AVEA‘nın standına gittik Stand ne kelime adamlar resmen tüm salonu kiralamışlar. Tabi Turkcell de öyle ayrı ayrı salonları müthiş bir şatafatla donatmışlar.

Özelliklede Avea standındaki tiyatro gösterisi ve görsel ışıklandırma ilgi çekiciydi diyebilirim. Avea standından sonra Turkcell standına geldiğimizde bayağı yorulmuştuk oturacak bir yer arıyorduk ve Türkcell sağolsun yuvarlak minderler koymuşlardı. O kadar organizasyon içerisinden birtek Turkcell ‘e tam puan verdim yaa ayaklarımıza kara sular indi zaten nerede dinleneceğiz. Oturum bir Burak ve İlyas ile muhabbet edelim dedim ama oturacak bir yer yok… 2 tane kafeterya var ÇAY 3,5 YTL yuhhh neyseli Turkcell dinlenme yerlerinde biraz soluklandık…

Antivirüs standlarınıda dolaştık özelliklede Avira standındaki yoğunluğu merak ettim. Sanırım bedava bişi veriyorlar… ::)

Avira’daki arkadaşlarada soracak sorum vardı ama başlarını kaldıramıyorlar ki :) Elime bir CD tutuşturdu :) Biraz önce baktım Antivir Premium Edition 3 Aylık internet sayfalarından key veriyorlar :) Sağolsunlar ne diyeyim ki :)

Açıkcası Cebit’de biraz hayal kırıklığına uğradım. Herkeze açık olan salonlarda gösteri ve hatun üzerine kurulu bir eğlence merkezi gibiydi… Kapalı salonlarda ise sadece ansiklopedilik bilgi gibi :)  Ama gözlerim Nokia, Microsoft ve IBM gibi firmaları arayıp durdu fakat nafile…

Bu arada TTNET çileri görmeniz lazımdı. Gögsüne yumruk atarak çalışan bir PC gibi etrafta dolaşan Monitörlü adamlar, kafalarına köşegen cam geçirmiş suyun içindeyiz bakın der gibi mimikler yapanlar açıkcası ilgiçliğin ötesinde biraz komik geldi bana… Sanki TTnet insanların dikkatini çekmek istiyor gibiydi ama böyle tuhaf şeylerle sadece kendilerine güldürdüklerini sanırım bilmiyorlardı…

Son olarak fuar ilgi çekici birde şatafatlıydı diyebilirim. Fakat fuara geç kalmam fuardan beklentilerim sanırım beni hayal kırıklığına uğrattı. Fakat Hodolomax‘a son anda yetişebilmem ( Çıkmak zorundaydı malesef) İlyas Teker ile yüz yüze tanışabilmek, Burak Budak ile tanışabilmek… Ahh birde Aykut ile görüşebilseydik.. Neyse benim için güzel oldu diyebilirim. Fuara arkadaşım Serkan, Kardeşim Nikotin ( Hakan ) ve kuzenim Dumrock ( Semih ) ile gelmiştim. Onlar İlyas ve Burak hep beraber takıldık…

Geri dönüşte I.E.T.T özel servis kaldırıyordu son durak KADIKÖY’e kadar durmadan TEM’den gittik… Muhabbet üzerine muhabbet… Sonra Kadıköy’de bir yemek yedik hep beraber… Kadıköy’e inince zaten Serkan ve İlyas‘ın kan şekeri düşümüş kendilerinden geçmiş birhaldeydiler. Az daha gitsek pat diye düşecek bir haldeydiler… Neyseki yemekleri bir güzel yedik… Fix menü köfte…

Geri dönüş yolunda ilk olarak İlyas ile vedalaştık onu 12A ya bindirdik ve Haydarpaşa Garına doğru devem ettik… Adapazarı Expresine kadar yine muhabbet… Express …

Trende muhabbettin tam tadını çıkarttık diyebilirim. Birkaç resim birkaç muhabbet daha sonra biz Pendik’te indik saat 22:15 ve son olarak Burak Budak‘la vedalaştık… Onun gidecek daha 100km si daha vardı… İstanbul’un bir ucundan diğer ucuna tatlı hoş bir muhabbet ve buluşma için herkese teşekkür ederim.

TEAkolik
Hodolomax
İlyas Teker
Burak Budak
Dumrock
Nikotin
Serkan

Who.Amung.us Arayüz değiştirdi…

Perşembe, Eylül 18th, 2008

Merhaba arkadaşlar   istatistiklerime bakarken dikkatimi çekti. Whos.Amung.us internet sayfası yani kısaca Bedava sayaç sayfamız görsel bir değişikliğe gitmiş…

Eskisine göre açıkcası benim daha çok hoşuma gitti. Kullanım ve görsellik harika olmuş ADSENSE kodlarınıda güzel bir şekilde yerleştirmişler. Tabi bu daha çok para daha çok hizmet demektir :) Bloggerlerin vazgeçilmezlerinden birisi oldular diyebilirim.

Özelliklede sisteminizi ne kastırıyor nede ek bir yük getiriyor. Hizmetide bedavaya veriyorlar. Daha ne olsun ki ?

Gerçi hizmet dedimde bu aralar sistemleri kesilip kesilip duruyor mail atmıştım sorun mu var diye sistemlerini gücellediklerini düzeleceğini belirttiler … Hala kullanmayanlar varsa hemen Whos.amung.us internet sayfalarından bir sayaç alsınlar derim…

Şu meşhur Telif Hakkı Yazıları…

Salı, Eylül 16th, 2008

Merhabalar arkadaşlar 2 günlük sıkıcı ve yoğun programımdan sonra biraz rahata ereceğim. Bugün sizlere bütün internet sayfalarında sayfanın genelde en altındaki şu TELİF HAKKI yazılarından bahsedeceğim…

Telif hakkı, herhangi bir bilgi veya düşünce ürününün kullanılması ve yayılması ile ilgili hakların, yasalarla belirli kişilere verilmesidir. Kısaca, orijinal bir yaratının kopyalanmasına veya kullanılmasına izin verme hakkıdır.

Telif hakkı, genellikle belirli bir süre için geçerlidir. Sembolü çember içinde bir “C” harfidir, © harfi üzerinde bulunduğu yaratının telif haklarının korunduğunu belirtir ve İngilizcecopyright” kelimesini ifade eder. (Wikipedia)

Telif hakkı açıklamasınıda gördüğünüz gibi aslında internet sayfalarında malesef ki kullanımı biraz gülünç bir hale geliyor.

Adam yazmış :

Bu sitedeki herhangi birşey kopyalanamaz alınamaz… vs..

Adamın sitesine girip bakıyorsun yarısı Youtube.com diğer yarısıda Copy paste ulen bu kadarda sırıtılmaz ki birde altına kopyalanamaz alınamaz yaz azpişmişliğin daniskası ol…

Anlamadım gitti.. Hemen hemen her internet sayfasında var. Özelliklede Blog sahipleri gerçi yeni yetmeler desem daha iyi olacaktır.

Bandrol Basvurusu mu yaptın ?
Tescil Başvurusu mu kullanıyorsun ?
Sanki notere de onaylatmış resimler Google images’den çarpma yani netten yazılar Copy Paste yani diğer bloglardan çalıntılanma… Sadece buda değil ben özgünüm özgün yazıyorum diyenlerin büyük çoğunluğu ingilizce olan Blogları TR ye çevirmekle özgün olunduğunu sanıyorlar ..!
Heleki bugün rastladığım bir blog harbiden beni çileden çıkartı …
Telif hakları 1 .  2.  3. 4. 5. 6. 7. 8. madde Font “Comic Sans” Renk “Koyu Mavi” Size “16″
Yok daha neler… Yuhhh deveeeeeeee…
Ya tamam bir dizayner olsan sıfırdan bir logo tasarım yada o tip bişi yapsan yaz altına kardeşim hakkındır..
telif hakkınıda yaz kanunuda yaz…
yada ne bileyim bir kitap’ın vardır bir müzik yapıyorsundur ve başka kimsede yoktur sadece sana aittir yaz kardeşim.. yaz… helal dir..
Fakat internetin %97 sinin çöplük (sex, kumar…) olduğu göz önüne alınırsa geri kalan %3 lük kısmında hızla büyüyen Blog sahiplerine bu çocuk oyuncağı değil her önüne gelen telif hakkı yazıyor ilk önce bir alın teri dök sonra konuş… Demek lazım ama  ?
Ohh beee rahatladım içimi döktüm bu ne yaa nereye girsen kopyalamak almak yasak ulen yakında okumakda yasak diyecekler..!
Telif Hakkı : Bu sitedeki herhangi bir yazı, resim, makale, haber tamamen sizindir. İstediğiniz gibi çarpın sadece çarptığınız şeyin altına TEAkolik.com linki yeterli. Yazarsanız Allah razı olsın yazmayanında canı saolsun…
Theme : N.Design Studio Türkçe : TEAkolik V.2.8 Altyapı : Wordpress
RSS Yorumlar RSS Giriş