Arşiv ‘Güncel’ Katagorisi

Star Wars R2-D2 Nikko geliyor..!

Perşembe, Ağustos 21st, 2008

Yıldız Savaşları, George Lucas’ın 1970′lerin başında yarattığı bilim kurgu efsanesi filmini bilirsiniz. O yıllarda bu kadar güzel bir film yapılmış olması gerçektende şaşırtıcı halada izleyenleriniz vardır ?

Bu gün sizlere Star Wars filmindeki Artoo Detoo R2-D2 robotundan bahsedeceğim. Teknoloji o kadar gelişti ki o bizim bağımlısı olduğumuz bilim-kurgu filmleri gerçek oldu.

Nasıl yani ?

Sizde evinize bir Artoo Detoo R2-D2 alabilirsiniz. Evinizde bir DVD projektör keyfini size sonunda kadar yaşatabilir.  Gerçeğine birebir yapılmış yüksek hareket kabiliyetine sahip R2-D2 modeli Star Wars filminden fırlayıp evinize bir DVD Projeksiyon olarak geri geliyor…

Özelliklede kardeşim gibi oyun, film ve Star Wars hastasıysanız kesin bir tane alırsınız kendinize… Robotun 2 farklı modeli var.

R2-D2 Wireless Webcam LIMITED EDITION
R2-D2 DVD Projector

R2-D2 DVD Projector modelinde…

DVD Projector ;

DVD film ve videolarınızı projeksiyon özelliği sayesinde istediğiniz bir duvara yada robotunuzu aşağıya doğru hareket ettirip tavana görüntü yansıtabilmektesiniz. DVD /RW,  VCD, SVCD, Audio CD, CD/RW, VMA, MP3, DIVX 3.0-5.3,  Mp4 ve Jpeg formatlarını desteklemekte. Sadece DVD yada CD nizi Robotunuza takmanız yeterli…

Full Fonction Remote Control ;

R2-D2 modelimiz her yöne rahatlıkla dönebilen aşağı yukarı, sağa sola 360 derece olarak manevra kabiliyetine sahip bir robot.

Milenium Remote Control ;

Uzaktan kumandası adı üstünde milenyum görseniz bir harika tüm yönetimi bu kumanda üzerinden yapabilmektesiniz.

Speaker System ;

Üzerinde 2X10W yerleşik hoparlörlere sahip bir alet. Ayrıca Dolby 5.1 CH optical digital output özelliği ile size extra olarak dijital 5 + 1 kanal ses çıkışı sunmakta… Dolby…

iPOD Docking Station ;

IPod ‘unuzu robotunuzun üzerindeki özel yuvasına yerleştirip IPOD ‘unuzla sekronize olarak çalıştırabilir Ipod üzerindeki video ve müzikleri dinleyebilirsiniz.Bu özel yuva Artoo üzerinde gizlenmiş bir vaziyette kullanacağınız zaman bir basma ve çevirme hareketiyle IPOD unuz için özel yuvası karşınıza geliyor.

Giriş ve Çıkış yuvaları ;

Giriş ; Composite Video ( RCA ), S-VIDEO (Mini DIN), Audio L/R (RCA), DVI I (Pc,Mac)

Ayrıca IPOD, WII, PSP ve PS3 bağlayarak oyun ve müzik keyfini müthiş bir şekilde yaşayabilirsiniz. Robotunuza WII yada PSP niniz bağladıktan sonra yada PS3 yatağa uzanın kumandanızla oyun oynamaya başlayın tavana R2-D2 robotunuz görünüyü yansıtacaktır.

Çıkışlar ; Stereo headphone jack, Optical Audio Digital OUT, RCA Video, RCA Audio, 5 Cannel FM wireless audio transmision

Ses çıkışları arasına 5.1 Digital çıkış koymalaı DVD keyfinizi ve DOLBY DIGITAL keyfinizi size sonuna kadar yaşatacvaktır.

Video signal: S-video signal, Composite signal (NTSC/NTSC4,43/PAL/M-PAL/N-PAL/PAL-60)
Built in DVD 525i(480i), 525p(480p) DVD unit

S-Video bağlantısı ile bir dijital kameranızdaki resim ve fotografları rahatlıkla görüntüleyebilmektesiniz. Ayrıca PAL ve NTSC desteği ne kadar profesyonelce düşünüldüğünü gösteriyor.

Disc/format ; Playback Compatibility *2, *3 DVD video, DVD-R/RW, VCD, SVCD, CD, CD-R/RW, MP3, WMA, JPEG, MPEG-4

Gördüğünüz gibi her türlü CD Medyayı tanıyabilmekte. Ayrıca Müzik formatı olarak MP3, WMA destekelemesi ayrı bir avantaj.. Bu tip özel aletleri genelde keni özel formatları için tasarlarlar. R2-D2 ise tam size göre…

Memory slot: USB connector, USB flash memory

UBS Flash diskinizi takıp eğlenceye start verebilirsiniz.

Memory card: SD memory card, MMC memory stick, Smart media

Hani derlerya All in one Card Reader. Bu alet All of the ALL  :)

Dock for iPod: iPod nano 1st generation, iPod nano 2nd generation (aluminium), iPod 5th generation (video)

Ipod’unuzla tam uyumlu olarak çalışabilmek için tasarlanmış.

R2-D2 remote control ; Function: 11 function, System Infrared, Speaker System 2-way 4-speaker (Virtual surround), Output power 10W(Max)x2

Kolonlara dikkat ettimde tam alt tarafına yerleştirmişler şu aletin sesini dinlemek isterdim doğrusu…

FM wireless audio: 5 channels

5 farklı kanaldan radyo sinyalleri ile kablosuz bağlantısı var.

Power supply ; AC power: 100V ~ 240V

Güc farklı ülkeler için tasarlanmış. Mesela iİngiltere’den sipariş verilsede (110V) Türkiye’den sipariş verilsede (220V) çalışabilecek bir alet. Farklı ülkelerin farklı voltaj değerlerini kapsamakta.

Battery pack: 7.2V NiMH battery (2200 mAh)

Acaba kaç saat sonunda tam şarj oluyor ? Merak ettim doğrusu özelliklede 2200mAh …

Power consumption (operation/standby): 230W/6W

Aletiniz eğer bekleme konumunda ise 6W enerji harcıyor yani bir cep telefonu şarj aleti kada az enerji harcıyor. Eğer aletiniz çalışır konumda ise en fazla çekeceği enerji yaklaşık 2 tane ampul kadar (100W salondaki ampulleriniz)

Operating temperature: 41 to 95°F (5 to 35°C)

5 derece ile 35 derece arasında bir sıcaklıkta çalışmakta.

Accessories: Millennium Falcon remote control, Millennium Falcon stand, power cord, AA batteries (x6), lens cover, iPod adapter, instruction manual, quick reference, warranty, user registration card

vs. vs. vs..

SONUÇ ;

Video ve yazılarda gördüğüm kadarıyla Nikko firması Star Wars filminden Artoo robotunu alıp resmen evinize bir DVD prjeksiyon robotu olarak kullanımınıza sunmakta. Yapabileceklerinizi görünce bir multimedia canavarı olarak görebileceğimiz Nikkon R2 D2 DVD projeksiyon alınmaya değer olarak görüyorum.

Mesela patronum SHOWROOM ‘a bir projeksiyon aleti almayı düşünüyor. İyi bir projeksiyon aletine baktığımızda 1000 USD gibi bir fiyatı var.  Bu alet 3000 EURO gibi bir fiyata Türkiye’ye siparişle gönderilebiliyor. Aslında çok da pahalı bir alet olarak görmüyorum. Özelliklede bu kadar gelişmiş bir projeksiyon aleti olsaydı eminim 5000 USD ye satılırdı.

Birde dikkatimi çeken DVD Projektör üzerindeki güvenlik sensörü küçük bir el hareketi ile kapanabilen bir biçimde ayrıca hareket kabiliyeti. 360 derece istediği gibi dönebilmekte. Hızlı ve hareketli… Evinizdeki multimedya…

DVD Projeksiyonu ise 260 derecelik bir açıyla 6.6 metreye 1024X768 çözünürlükle ve 1800:1 kontrast özelliğine sahip. 1800 lümen ışık sağlayabiliyor. Tabi enteresan kumanda aleti tam bir Star Wars uzay gemisi :) Ayrıca Artoo R2 D2 nizin Sesleride Star Wars filmi ile aynı. Ah patron bizim şirkete bir Artoo alsana ?

Web Sayfası : http://www.nikkor2d2.com/

Şuradaki Videoyu izlerseniz sanırım tam bir bilgi sahibi olabilirsiniz.


Adsense RSS reklamlarını nasıl ekleriz ?

Cumartesi, Ağustos 16th, 2008

Merhaba arkadaşlar. Google Adsense geçenlerde  RSS reklamlarını aktif ettiğini şu yazımda sizlerle paylaşmıştım.

Öncelikle Google Adsense hesabınızdan Adsense kurulumundan RSS reklamı ekleyelim. Beslemeler için AdSense sayfasından reklam ayarlarını seçiyoruz. Daha sonra Yeni bir kanal oluşturmamız gerekmekte. Yeni kanalımızı oluştururken bizden kanal ismi ve kanal açıklamasını istiyor. Burada dikkat etmemiz gereken kutucuğu işaretlememizdir.

Altta sağda küçük yazılarla Yeni Bir Yayını Etkinleştirme tıklıyoruz. Buradan RSS adresimizi gireceğiz. Feedburner hesabımızdaki RSS linkimizi buraya girmemiz gerekiyor. FeedBurner hesabımdaki linki yapıştırdıktan sonra sonraki diyerek devam ediyoruz. http://feeds.feedburner.com/driveristek  gibi br adresle sizi karşılayacak. Bu bölümde ise yayınınızı onaylıyor dilinizi seçiyorsunuz ve işlem bitiyor.

Feedburner hesabımıza giriş yapıyoruz ve burada FEED özellikleriniz arasındaki MONETIZE sekmesine geliyoruz. Bu sekmede sevisi aktif etmek için AŞAĞIDAKİ ACTIVE seçeneğini seçiyoruz ve sonrada kutucuğumuzu işaretleyip adsense reklamlarının görüntülenmesi için Feedburner ‘e yetki vermiş oluyoruz.

Burada birde CANNEL bölümünden kanal seçmemiz gerekiyor Cannel de kanal seçili değildir. Kanalı seçmek için Edit Cannels linkine tıklıyouz ve bizi Google Adsense kanal bölümüne yönlendiriyor. Bu bölümde BESLEMELER e gelip kanalları görüyoruz. Eğer beslemeler için kanal oluşturmadıysak kanal seçemeyiz.

Kanalınızı seçtiğiniz zaman sizden REKLAM VERENLER için bir açıklama istiyor. Bu açıklamayı doldurursak ve kutucuğu işaretlersek reklam verenler bu açıklamalara göre sitenize reklam vereceklerdir. Bu yüzden sitenizle alakalı bir açıklama girebilirsiniz.

Feedburner deki yerimize geri dönüyoruz ve oradaki en altta Get the HTML code to put ads on your site bölümünden sitemiz için kodlarımızı alıyoruz. Bu kadar basit.

10 dakika sonra kodlarımız aktif olacaktır ve FEEDBURNER hesabı üzerinden ADSENSE kodlarımızı RSS lerimizin arasında yerleştirmiş bulunacağız.  Artık RSS lerinizi okuyanlar ADSENSE reklamlarınızıda görecekler… İyi kazançlar dilerim …. by TEAkolik

Google Adsense RSS Reklamları

Cumartesi, Ağustos 16th, 2008

Merhabalar arkadaşlar 2 gündür fırsat bulamıyordum yazmak için …

Google Adsense içerisinde artık RSS reklamlarıda yer almakta. RSS linkinizi girip hemen aktif edebiliyorsunuz. RSS aralarında otomatik olarak Adsense reklamlarınız çıkacaktır. Böylelikle RSS okuyucularınızda reklamlarınızı görecek…

Google RSS okuyucularının sayısındaki artışı görmüş olsa gerek ki böyle bir çalışma başlattı. Özelliklede RSS üzerinden okuyanlar malesef ki Adsense reklamlarını göremiyordu. Sitenize hiç uğramadan RSS üzerinden şöyle bir bakıp geçenler dahil olmuştur. Artık onlarda reklamlarınızı görebilecek. Google Adsense‘ye teşekkürler.

Wordpress 2.6.1 Güncelleme

Cuma, Ağustos 15th, 2008

Merhaba arkadaşlar Wordpress internet sayfasında 2.6.1 sürümü yayınlandı.

Bu sabah yönetim panelime girince WordPress 2.6.1 mevcut! Lütfen şimdi güncelleyin. Yazısını okudum. Wp Türkiye internet sayfasında da Türkçe sürümü çıktığını yazmışlar. Wp-Türkiye ekibinede teşekkürlerimi iletirim.

Wp-Türkiye indirme sayfasından indirebilirsiniz.

Wordpress Hack

Perşembe, Ağustos 14th, 2008

Merhaba arkadaşlar ;

Son zamanlarda wordpress ‘in 2.5 sürümünü kullanan birkaç Blogun hacklendiğini gördüm. Malesef ki nasıl hacklendiklerini tam bilmiyorlar. Bir taneside yakın bir arkadaşım. WP yi ben kurmuştum 2.5 sürümünü 2.6 ya güncellememiş. Malesef ki bazı aradaşlar sistemlerini güncellemiyor.

Bence en büyük hata aslında bu. Hacklenen sistemi kontrol edemedim sadece hatırladığım kadarıyla sistem de hiç eklenti yok ve CHMOD izinleri normaldi.  Sorun şu ki hackleyenlerin yada hack ettiğini söyleyenlerin birçoğu wp-config.php dosyasını okuyabildiklerini idda ediyorlar.

Wp-config dosyası okunamaz. Okunamaz çünkü Wp-Config bir php dosyasıdır ve PHP dosyaları Ana SERVER makinada yani host aldığınız makinada APACHE tarafından okunur ve Explorer’e yani kullanıcıya HTML olarak çıktı gönderir.  PHP dosyası APACHE de işlendikten sonra HTML olarak kullanıcıya sunulduğu için hack işi biraz naş…  Bu işin TEORİĞİ…

Fakat pratikte bu dosya okunabiliyor. Nasıl okunabiliyor ? Eğer APACHE kapalı ise o zaman size direkt olarak PHP dosyası gönderilebilir. Yani APACHE kapanırsa o zaman bu dosya okunabilir. Yada CHMOD izinleri bu izinleri WP kuranlar zaten iyi biliyorlar. Özelliklede wp-config.php dosyasını 644 olarak bırakılır. 777  yada 750 olarak bu dosyayı bırakmazsanız sorun olmayacaktır. Zaten 750 veya 777 olarak bıraksanız bile her önüne gelen bu dosyayı okuyamaz.

Anlamadığım şey şu… WP-Config dosyasını okuyabilen nasıl okuyabiliyor. Eğer apache’yi bir türlü kapatabiliyorsa o zaman HOST firması bunu nasıl fark etmiyor ? Kesinlikle fark edilecek birşeydir. Tamam anladık APACHE ‘yi bir şekilde kapattı ve hacker Wp-config dosyasını okudu. Sonra APACHE’yi nasıl aktif edecek ? Etmezse WP çalışmaz ki böylelikle Apache açılana kadar sistemi hackleyemez ki ..!

Yada varsayalım ki wp-config ‘i okuyabilen birisi yada birileri var. Fakat bunu yapabiliyorsa o zaman tüm PHP dosyalarını okuyabilir.  Şu haberde Orhan TOKER abimiz bununla ilgili bir yazı yazmış ve Wp-Config dosyasını nasıl okunamaz hale getireceğimizi anlatmış. Yinede eğer adam PHP okuyabiliyorsa o zaman wp-config.php yi istediğiniz kadar saklayın sistemi %90 ele geçirmiş demektir.

Eğer birisi yada birileri wp-config dosyasını hack edebiliyorsa o zaman KIYAMET KOPAR dersem yeridir. Ortalıkta bırakın Wordpress Sitesini PHP adına hiçbirşey kalmaz..!

SONUÇ ;

1-   Ortalıkta Wordpress 2.5 sistemlerini hackleyenler var bu kesin.

2-   Bir şekilde Apache kapatılabilir ihtimal olsa bile wp-config bu sayede okunabilir. Fakat sonrası ? Tekrar aktif edip nasıl hackleyecek ?

3-   Birisi veya birileri wp-config’i okuyabiliyor dünyanın sonu geldi…

Driveristek.com alan adımı aktif ediyorum…

Salı, Ağustos 12th, 2008

Merhaba arkadaşlar ;

Driver-istek bölümündeki yoğun istek üzerine www.driveristek.com domainimi aldım. Bir süredir uğraşamadığım için aktif edememiştim. Sadece HTML sayfası index.html içerisine Driver istek bölümüme gelen sürücü isteklerini yorumları RSS ile çektiriyordum. Şimdi WP yi kurdum güzel bir theme arıyorum ve themeyi bu akşam aktif edip siteyi hazır bir biçime getireceğim.

Theme için önerileri olanları bekliyorum….

Kenelere karşı doğal mücadele…

Pazartesi, Ağustos 11th, 2008

Merhaba arkadaşlar ;

Daha önceki Akreple Mücadele ve keneler hakkındaki yazılarımı okumuşsunuzdur.  Enteresan hayvanlar o kadar araştırma yaptım ki yakında Proser firmasından Ali Bey beni işe alacak :)

Öncelikle keneler hakkında sizlere birkaç şey söylemek istiyorum. Ülkemizde kenelerin sayıları gün geçtikçe artıyor ve artık şehrin göbeğine kadar inen bu kenelere karşı elimiz kolumuz bağlı olarak yaşamaya başlıyoruz. Malesef ki durum bundan ibaret…

Keneyle mücadele için neler yapılıyor ?  Şunu bir kere kafamıza sokmamız lazım keneleri yok edemeyiz. Keneleri yok etmek orman yakmaklada olmaz..!

Peki neden ?  Bir dişi kenenin yılda 2000 -  7000 arası yumurta bıraktığını biliyor muydunuz ? İşte bundan dolayı… Tarım ve Köyişleri Bakanlığı, KKKA virüsü taşıyan kenelere karşı hastalık taşıyan kenelerin görüldüğü 40′ın üzerindeki ilde ilaçlama kampanyası başlattı.

Peki bu işe yarıyor mu ?  Malesef ki hayır. Gün geçtikçe kene ölümleri artıyor. Özelliklede halkımız bilinçsiz olduğu için kırsal kesimde yaşayanlar özelliklede köylüler en fazla zarar görenler arasında.  Bu ilaçlama ilede pekde verim alınamadığı ortada özelliklede açık havada yapılan sivrisinek ilaçlamasına benziyor. Aksine diğer canlılara, bitkilere ve insanlarada bu ilaç tesir ediyor.  Ayrıca 1 ilaçlama ile bu iş bitmiyor. 8-10 yıl ilaçlama yapmak ve yılda en az 3 kez tekrarlamak gerekiyor. Buda milyonlarca dolar masraf demektir.

Alternatif çözümler kene yiyen böcekler ;

Prof. Dr. Miktad Doğanlar ‘ın bir araştırmasını okudum. Amanos Dağları’nda 2005 yılından beri bir inceleme ve araştırmaları yapmışlar, ‘parşömel kanatlılar’ olarak isimlendirdikleri endemik tür olan böcek , kene ile besleniyor.  Bu böcekleri, Amanos Dağları’ndan topladıklarını ve yaban keçisi, sığır, koyun, at gibi hayvanların üzerinden topladıkları böcek ve kenelerle yaptıkları labaratuar testinde aynı ortama koyduklarını belirten Prof. Dr. Doğanlar, “Bu böceklerin sadece kenelerle beslendiğini tespit ettik. Yetişkin bir böcek günde 20’ye yakın keneyi yedi” dedi.

“Ülkemizin aynı ekolojiye sahip yerlerinde yaşayıp yaşamayacağını, oralarda da kenelerin popülasyonunu düşürüp düşürmeyeceğini araştırarak bulmamız lazım.”

Yani keneleri yiyen bir böcek türü var. Peki ne yapılabilir ? Profesörümüze öncelikle teşekkür edip sonrada araştırmaları için devletimizin yardım etmesi gerekiyor.  Acaba bu böcek yüksek dağ yamaçları yerine alçaklarda ormanlarda veya kırsal kesinlerimizde yaşayabilir mi ? Eğer bu böceği kenelerin çok olduğu yerlerde yaşatabilir ve doğal ortamları haline getirirsek günde 20 kene yiyen bir böcek ayda 600 kene yemesi demektir. Alın size alternatif bir çözüm ..! Umarım Prof. Dr. Miktad Doğanlar ‘ın araştırmaları sonuç verecektir ve keneye karşı bir alternatif olabilecektir.

Alternatif çözümler kene yiyen karıncalar ;

Eskişehir Orman Bölge Müdürü Sıtkı Küçüköz, Orman Bölge Müdürlüğü ile beraber bir deneme yapmışlar. Dışardan bir kaynaktan öğrendiklerine göre bir kırmızı karınca türünün keneleri yedikleri söylenmiş.  Karınca yuvalarının bulunduğu Çatacık ormanlarında  Civardan toplanan yedi keneyi karınca yuvalarına yakın bir yere bıraktık. Birkaç saniye içinde kenelere hücum eden karıncalar keneleri yuvalarına taşıdı. Elbette bunu kenelere çözüm bulundu diye söylemek doğru değil. Bu karıncalar belli bir rakımın altında yaşamıyor. Karıncalar yuvanın etrafındaki 80 metre çapında bir alanda bulunan bütün böcekleri topluyorlar.

Araştırmalar ilerletilerek bu hayvanları keneye karşı doğal bir mücadele için kullanabiliriz. Tabiki buda kesin bir sonuç diyemem ama ilacı denedik… En azından doğal bir mücadele olacaktır. Araştırmalar umarım devam eder ve bu kenelere karşı bir çözüm geliştirilebilir diye düşünüyorum . Tabi bu hayvanların doğası gereği nerede nasıl yaşayacaklarını öğrenmek lazım. Bazı yüksekliklerde bu hayvan malesef ki yaşayamıyor.

Alternatif çözümler kene yiyen keklikler ;

Evet yanlış duymadınız kekliklerde kene yiyorlar.  Çevre Bakanlığı yaptığı araştırmada yılda 1 milyon süne ve kene yiyen kekliklerin 10 bin tanesini doğaya saldı. Küçük bir hesapla şunu söyleyebiliriz. 1milyon X 10bin …. Kene ile mücadelede gerçektende çok iyi bir çözüm diyebilirim. Çevre ve Orman Bakanlığı, Yozgat ve Kahramanmaraş’ta Keklik Üretim Merkezi kurdu.

Her iki ilde yılda yaklaşık 90 bin keklik civcivi üretilecek. Önümüzdeki yıl da İstanbul’da Keklik Üretim Merkezi faaliyette geçecek. Bir kekliğin yılda 1 milyon süne, kene yediği belirtiliyor. Yani keklikler bir anlamda doğada keneleri yok edecek bir silah.

Sanırım bunlar arasında en etkili yöntem kene yiyen keklikler… Bu keklikleri aslında kısal kesimdeki köylülerimize 10′ar tane dağıtsak ve yetiştirmelerini istesek kene felan kalmaz. Ayrıca eminim ki milyonlarca dolar harcayıp ilaçlama yaptığımızı göz önünde bulundurursak bu yöntem çok daha etkili olacaktır…

1000 tane köylüye deneme amaçlı verilip daha sonra kademeli olarak 3-5 milyon köylüle keklik verip yetiştiriciliğini yaptırmak sanırım en güzel yol olacaktır.

Her yeri bilinçli / bilinçsiz ilaçlarsanız ne olur ?

Arılar ‘dan tutunda sinek ve diğer böcek türlerine kadar hepsini öldürürsünüz sadece keneler değil tüm canlılara zarar verir. Birçok böcek türü zararlı olduğu kadar yararlı olanlarıda var.

Einstain ‘in bir sözü var. :

Eğer dünyadan ARILAR kaybolursa insan ömrü 4 yıl sonra sona erer..!

Düşünün ilaçlama ‘yı bilinçsiz yapanları ? Çiftçinin eline verilen ilaçları ? Her önüne gelenin ilaçlama yaptığını ?

Ne den son yıllarda KANSER vakaları artmaya başladı ? Hiç düşündünüz mü ? Ben de babamı kanserden kaybettim. Babam hayatında bırakın içki sigarayı KAHVEHANEYE bile girmemiş birisidir.  Bu kadar kanser vakasının sebebide KİMYASAL KİRLENMEDİR…!

Wordpress Revisions özelliğini kapatmak ve database’yi temizlemek.

Perşembe, Ağustos 7th, 2008

Wordpress 2.6 sürümüne hemen hemen herkes geçiş yapmıştır. WP 2.6 Sürümünde gelen özelliklerden biriside WP Revisions yani yazının önceki sürümleri özelliği…

Bu özellik sayesinde Wordpress 2.6 sürümünüzde bir yazıyı değiştirdiğiniz zaman yada daha sonra yazınıza ekleme yaptığınız zaman aynı yazının bir kopyasını çıkartıyor. Eğer yanlışlık yaparsanız yada yazınızda bir değişiklik yaptıktan sonra ulan tühhh … Keşke hiç dokunmasaydım gibi. Laflar etmeyeceksiniz. Her değişiklik için farklı bir sürüm olarak kayıt ediyor. Yönetim panelinde TEXT editörünüzün en altında POST REVISIONS olarak yazının sürümlerini tek tek görebilir istediğiniz sürüme geçebilirsiniz.

Tabi herkes gibi bende kullanmaya başladım fakat bir süre sonra özelliklede benim gibi bir yazı üzerinde 2-3 kez değişiklik yapıyorsanız DATABASE şişmeye başlıyor. 1 yazı 1MB yer kapladığını sallarsak 3 kez sürüm kayıt edildiğinde doğal olarak 3MB yer kaplayacaktır. Böylelikle Databaseniz normalden daha fazla büyüyor…

Wordpress Revisions özelliğini kullanmak istemiyorum ne yapabilirim ?

İnternette aradığınız zaman bir eklenti olarak bulabiliyorsunuz (bkn: Wolkanca) aslında daha basit ve kolay bir yöneteminide Wordpress Destek bölümünde okudum (bkz: Sinerjik)

Wp-Config.php dosyanızın içerisinde ufak bir komut girerek çok basit bir şekilde kapatabilmektesiniz.

Wp-Config ;

<?php
// ** MySQL ayarları ** //
define('DB_NAME', 'DATABASEADI');    // Veritabanı adı
define('DB_USER', 'KULLANICIADI');     // MySQL kullanıcı adınız
define('DB_PASSWORD', 'ŞİFRENİZ'); // ...ve MYSQL parolası
define('DB_HOST', 'localhost');    // % 99 ihtimalle bunu değiştirmenize gerek yok

// Tüm kurulumlara ayrı bir önek vererek bir veritabanına birden fazla kurulum yapabilirsiniz, tek kurulum yapacaksanız değiştirmeye gerek yok.
$table_prefix  = 'wp_';   // Veritabanı tablo öneki. Sadece sayı ve harf.

// Bu değeri değiştirmenize gerek yok! Zaten Türkçe'ye ayarlı.
define ('WPLANG', 'tr_TR');

// Wolkanca Otomtik kayıt etme iptali
define( ‘AUTOSAVE_INTERVAL’, 600 );
// TEAkolik Post revisionsiptali
define (’WP_POST_REVISIONS’, 0);

/* Hepsi bu kadar. İyi bloglamalar! */

define('ABSPATH', dirname(__FILE__).'/');
require_once(ABSPATH.'wp-settings.php');
?>

Bu örnek wp-config.php dosyası içerisinde KIRMIZI renkle yazdığım satırda POST REVISIONS özelliğini FALSE olarak belirtip kapatmış oluyoruz. Eğer tekrar aktif etmek isterseniz TRUE olarak değiştirebilir yada satırı komple silebilirsiniz.

Böylelikle bir eklenti kurmadan sisteminizdeki YAZININ ÖNCEKİ SÜRÜMLERİ yani POST REVISIONS özelliği kapanmış olacaktır.

Peki kapattım ama databasede duran kayıtlar ne olacak ? Yani bu özelliği devre dışı bırakmadan önceki yazıların kopyaları ne olacak DATABASE’de duracak mı ?

Evet databasede hala kayıtlarınız mevcut birde bu kayıtları temizlemek gerekecek. Bu kayıtları temizleyerek Database’mizi rahatlatalım bunun için biraz MYSQL bilgisi gerekiyor. Öncelikle bilginiz yoksa bilen birine yaptırın yada hiç dokunmayın bırakın kalsın diye uyarımı yapayım. Sonra Database gitti… Bilmem ne yok senin yüzünden demeyin sorumluluk kabul etmiyoruz. Paranızıda iade etmeyiz :)

Öncelikle Kontrol panelimizden

PhpMyAdmin i açalım ve ilk iş olarak Database’mizin bir yedeğini DIŞARI AKTAR seçeneğinden YEDEKLEYELİM..!

Sonrada PhpMyAdmin’den SQL sekmesine gelelim ve aşağıdaki sorguyu yazalım.

DELETE a,b,c
FROM wp_posts a
LEFT JOIN wp_term_relationships b ON (a.ID = b.object_id)
LEFT JOIN wp_postmeta c ON (a.ID = c.post_id)
WHERE a.post_type = ‘revision’

SQL sorgumuz çalıştı ve aşağıdaki gibi bir uyarı aldık…

Silinen satırlar: 113 (Sorgu 0.0543 san sürdü)

Databasemde hiçbir işe yaramayan ( Bana göre ) 113 satırı sildim. Datamız biraz daha rahatladı. Eğer böyle devam etseydim heralde 2 haftada databasem 20Mb dan 60Mb a çıkardı :)

Hadi kolay gelsin …

2008 Metallica Türkiye Konseri

Salı, Ağustos 5th, 2008

Gitarı bakmadan çalabilen hatta konuşturan, kulaklıksız batary kullanabilen, seyirciyi kendisi ile bir bütün gören yılların eskitemediği ve bir o kadarda eskimeyecek bazılarının Dedesi yaşlarındaki bazılarının babası yaşında bir grup….

Tabiki Metallica ‘dan bahsediyorum. Konsere gidemeyenlere yuhhh dedirtecek kadar iyi bir gösteri yaptılar… Bilet fiyatları biraz tuzlu olsada bu konsere gitmek için 6 ay öncesinden para biriktiren kuzenim Semih’i örnek gösterebilirim.

Öyle bir grup ki ne bilet fiyatını düşünüyorsunuz, ne oradaki izdihamı, ne sırada çektiğiniz sıkıntıyı nede başka birşeyi… Onlar Metallica..  Geçen seferki konserleri hatırlıyorumda 1,5 saat felan sürmüştü ve seyirciyle bu kadar birlik yoktu. Bu konserde seyirciyle bir bütündüler özelliklede james hetfield’ın ne kadar çok ses olduğunu anlatmak için KULAKLARINI KAPATIP SEYİRCİYE DÖNMESİ bunun en büyük kanıtıdır diyebilirim.

mms://wm.elektra.com/metallica/metallica_com/2008/tour/07july27_turkey_300wm.wmv

Buradan da kısa bir TUR izleyebilirsiniz…

Dahiliye doktoruda sağlam raporu verdi…

Cumartesi, Ağustos 2nd, 2008

Merhaba arkadaşlar ;  Geçen günki şu göz kararması yazımda sizlere rahatsızlığımdan bahsetmiştim. Göz doktoruna gittiğimden ve…

Kısaca tekrar hatırlatayım…  PC başındayken gözlerim kararmaya başlıyor iki gözümde birden sonra müthiş bir açlık hissediyorum. O sırada baş ağrısı sonrada bir halsizlik oluşuyor. Kafamı koyuyorum ve gözlerimi kapatıyorum. 15 dakika sonra yavaş yavaş düzeliyorum.

O müthiş açlık hissi ile kendimi bir anda mutfağa atsamda birşeyler atıştırsamda hiçbirşey fark etmedi. Son bir buçuk haftadır 4-5 kere oldu bazen günde 2 kere başıma geldi. Genelde sabah ve öğlen birde akşam üzeri…

Gözlerimden şüphelenip göz doktoruna gittim. Göz tansiyonumu bile ölçtü en sonunda gözlerimde hiçbir problem olmadığı söyledi. Şikayetimi bir dahiliye uzmanına danışmamı ve şekerimi ölçtürmemi söyleyince şaşırdım açıkcası nerden çıktı bu şeker ?

Neyse bugün doktora gittim.  Özel hastaneye gittim… Dahiliye uzmanına…

” Doktor hanım 1,5 haftadır 4-5 defa başıma geldi. Gözlerim yavaş yavaş kararmaya başlıyor tam o sırada müthiş bir açlık hissediyorum sonrada halsizlik ve dengemi kaybediyorum” dedim.

Doktor hanım tansiyonumu ölçtü sonrada gözümde şimşek çakması olup olmadığını söyledi. Hayır dedim öyle bir şikayetim yok.  Peki dedi midenden bir şikayetin var mı ? Yok dedim şükür önüme ne gelse yerim yani açıkcası hiç bir mide şikayetim olmadı bu güne kadar.  Birde karnımı inceledi sonra nefes alışımı ve diğer kontrollerini yaptı hatta biraz yanlarıma yüklenip ağrı hissedip etmediğimi sordu… Malesef doktor hanım hiçbir ağrım yada şikayetim yok dedim…

Sonra şikayetimi tekrar ve tekrar dinledi. Sonuna benden bir kan tahlili istedi.  Gittim kan tahlilini yaptırdım sonucunu getirdim. Benden kanımdaki şeker ölçümünü istemiş. Sonuçta minimum 71 maximum 110 yazıyordu. Benim sonucum ise 91 yani tam ortadan vurdum. :) Doktor hanım çok normal olduğumu söyledi…

Şikayetim önce şeker olarak yorumlamış olsa gerek ki kan tahlilinde şeker ölçümü yaptırdı. Ama tahlilde şeker çıkmadığını görünce ve şikayetlerim üzerine Sağlam olduğumu fakat bilgisayar başında beyin bazen istem dışı problemler çıkabilir dedi… Özelliklede kendimi çok yorarsam ve beynim çok yorulursa bu tip durumlar olabilir dedi…

Doktor hanıma işi garantiye alalım dedim bendeki sorunu nasıl bulurum ? Göz doktoruna gittim oda aynı şeyi söyledi ve bir dahiliye uzamanına görünmemi istediğini söyledim. Şimdi herşey normal diyorsunuz ?

Doktor hanım şekerim ve tansiyonumun normal olduğunu fakat yinede bir Nörolog’a görünmemi istedi.. Neyse pazartesi gel norolog baksın size dedi ve gönderdi… Açıkcası oda şaşırdı bende…

Şikayetini bu kadar ayrıntılı anlatan bir hastam olmamıştı teşekkür ederim dedi ve gönderdi :) Bende söyledim biz bilgisayarcılar sorunu analiz eder ve sonunun kaynağına gidebilmek için ortaya çıkan sonuçları belirleriz dedim. Ben bir bilgisayarcıyım sanırım sizin sonuca ulaşabilmeniz için tüm verileri topladım bu daha iyi olur diye düşündüm dedim :)

Yine elde var sıfır. Gözlerim bakalım yine ne zaman tekrarlayacak ? Hadi onu bıraktım acaba pazartesi norolog bana ne diyecek?

Umarım beynimde sorun yoktur diyorum ama beynimde de sorun yok diyip beni cildiyeye gönderirlerse söverim bu sefer… Hastaneyi alt üst ederim ulen özele gittik birde… Göz , Dahiliye, Norolog ulen gözlerim kararıyor nereye gideyim başka ?

Theme : N.Design Studio Türkçe : TEAkolik V.2.8 Altyapı : Wordpress
RSS Yorumlar RSS Giriş